T.C. KİMLİK NUMARAMIZ HER YERDE! PEKİ, KİŞİSEL VERİLERİMİZİ KİM KORUYACAK?
Bir yanda “T.C. kimlik numaranızı kimseyle paylaşmayın” uyarıları, diğer yanda günlük hayatın hemen her alanında karşımıza çıkan kimlik numarası talepleri… Peki, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) neyi, kimden ve nasıl koruyacak?
Vatandaşa yıllardır aynı uyarı yapılıyor: T.C. kimlik numaranızı herkese vermeyin, kişisel bilgilerinizi koruyun, dolandırıcılara karşı dikkatli olun!
Peki, vatandaş bu uyarılara nasıl uyacak? Kargo teslimatından banka işlemlerine, çeşitli kurumlardaki başvurulardan farklı hizmetlere kadar pek çok yerde kimlik numarası soruluyor. Vatandaş bazen neden istendiğini bile tam olarak bilmeden bu bilgiyi paylaşmak zorunda kaldığını düşünüyor.
Şimdi bir de sigara satışı üzerinden gündeme gelen kimlik numarası tartışmasını düşünelim. Eğer bir düzenlemeyle marketten, bakkaldan veya bayiden sigara alırken T.C. kimlik numarası vermek zorunlu hâle gelecekse, bunun gerekçesi, kapsamı ve kişisel verilerin nasıl korunacağı açıkça anlatılmalı.
Burada asıl mesele yalnızca bir paket sigara almak değil. Asıl mesele, vatandaşın en temel kişisel bilgilerinden birinin günlük hayatın her alanında istenmesi ve bu bilgilerin hangi güvencelerle saklandığıdır.
Kimlik numarası bu kadar çok yerde isteniyorsa, “Kimseyle paylaşmayın” uyarısı ne kadar gerçekçi?
Vatandaşın aklındaki sorular son derece açık: Her işletme T.C. kimlik numaramızı istemek zorunda mı? Bu bilgi hangi amaçla alınıyor? Kaydediliyor mu, ne kadar süre saklanıyor, kimlerin erişimine açık? Veri sızıntısı yaşanırsa sorumluluğu kim üstlenecek?
Bir bilgi, farklı kurum ve işletmelerin elinde çoğaldıkça güvenlik sorumluluğu da büyür. Her yeni kayıt, kötüye kullanım veya yetkisiz erişim bakımından yeni bir risk oluşturabilir. Üstelik T.C. kimlik numarası, değiştirilebilen sıradan bir şifre değildir. Bir kez yayıldığında sonuçları uzun süre devam edebilir.
KVKK var, peki vatandaşın güvencesi ne?
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, yani 6698 sayılı KVKK, tam da bu tür sorunlara karşı kişisel verilerin işlenmesini kurallara bağlamak amacıyla yürürlükte. Ancak kanunun varlığı, her kurumun veya işletmenin vatandaşın kimlik numarasını dilediği gibi isteyebileceği anlamına gelmiyor.
Kişisel veriler, hukuka uygun bir işleme şartına dayanmalı; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmalı. Bir hizmetin sunulması için gerçekten gerekli olmayan bilgilerin rutin biçimde istenmesi, sorgulanmayı hak eden bir uygulamadır.
Vatandaşın bilmesi gereken bir başka konu da şu: Bir işletmenin kimlik numarası istemesi, tek başına bunun hukuka aykırı olduğu anlamına gelmediği gibi, “Sistem böyle istiyor” denilmesi de talebi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Önemli olan, talebin hangi yasal dayanağa ve somut ihtiyaca dayandığıdır.
Vatandaşın kişisel verilerini korumak yalnızca vatandaşın dikkatine bırakılamaz. Bilgiyi isteyen kurumların, işletmelerin ve ilgili kamu makamlarının da açık sorumlulukları vardır
Unutulmamalıdır ki kişisel veriler, sıradan bir rakam dizisinden ibaret değildir. O numara, bir insanın kimliğine ve özel hayatına açılan kapıdır.
Vatandaşın kimlik numarasını herkes istiyorsa, vatandaşın bilgilerini kim koruyacak?
İşte cevap bekleyen asıl soru budur.
.