BAŞKAN NİÇİN VAR?
Bir ilçeyi yönetmek sadece makam odasında oturup “o kurumun görevi, bu kurumun yetkisi” demek değildir. Gerçek belediyecilik, vatandaşın derdiyle dertlenmek, sorunu hangi kurum çözecek olursa olsun onun takipçisi olmaktır.
Akyazı’da yıllardır aynı tablo yaşanıyor.
5216 sayılı Büyükşehir Yasası gereği altyapı, kanalizasyon ve su hizmetleri Büyükşehir Belediyesi’nin görev alanında olabilir. Ancak bu durum, ilçe belediye başkanına “Beni ilgilendirmez” deme hakkı vermez. Çünkü vatandaş oy verirken kurumlar arasındaki yetki tartışmasına değil, ilçesine sahip çıkacak bir yöneticiye oy verir.
Bugün Akyazı’nın birçok mahallesinde su arızaları sıradan hale gelmiş durumda. Foseptik taşmaları sokaklara akıyor, yağmur suları cadde ve kaldırımları göle çeviriyor. Çevre kirliliği oluşuyor, vatandaş mağdur oluyor. Ama ne hikmetse bu sorunlar bazı yöneticilerin gündeminde yeterince yer bulmuyor.
Sorulması gereken soru şu:
Bir ilçede her gün altyapı sorunları yaşanıyorsa, vatandaş sürekli şikâyet ediyorsa, belediye yönetimi neyi başarı saymaktadır?
Akyazı’nın nüfusu yaklaşık 98 bin.
76 mahallesi, 76 muhtarı var. Belediye başkanı var, dört başkan yardımcısı var, meclis üyeleri var. Böylesine büyük bir yönetim kadrosunun bulunduğu bir ilçede vatandaş hâlâ temel belediyecilik hizmetleri konusunda çile çekiyorsa, burada ciddi bir yönetim anlayışı sorunu olduğu açıktır.
Üstelik görev alanı olmadığı halde milyonlarca liralık projelerle övünülüyor. Spor kompleksleri, millet bahçeleri, gösterişli yatırımlar… Elbette sosyal projeler önemlidir. Ancak vatandaş evinin önündeki kanalizasyon taşmasını konuşurken, siz sadece vitrin projeleri anlatıyorsanız ortada büyük bir kopukluk vardır.
Daha da önemlisi, belediye bütçesinin borçlandırılması, taşınmaz satışlarıyla günü kurtarma anlayışı vatandaşın hafızasında soru işaretleri bırakmaktadır. Çünkü halk şunu görmek ister:
Önce temel ihtiyaçlar çözülsün, sonra gösterişli projeler yapılsın.
Belediye başkanlığı makamı “Ben istediğimi yaparım” makamı değildir. O makam, millete hizmet makamıdır. Vatandaşın ayağı çamura basarken, evinin önünden kötü kokular yükselirken, insanlar su kesintileriyle uğraşırken yapılan en büyük hizmet; sorun çözmek, kurumları harekete geçirmek ve ilçenin hakkını sonuna kadar savunmaktır.
Çünkü vatandaşın gözünde mazeretin değil, sonucun değeri vardır.
Kısacası bugün Akyazı’da insanlar şunu soruyor:
Bu ilçe gerçekten sahipsiz mi?










