TEK BAŞINA BİR HÜKÜMET GİBİ:
BİLAL SOYKAN
İster inanın, ister inanmayın...
Akyazı'da bugün yaşanan belediyecilik tablosu, alışılmışın dışında, kuralları zorlayan ve kendi içinde çokça tartışmalı bir yönetim anlayışını barındırıyor. Bu tablonun mimarı ise Akyazı Belediye Başkanı Bilal Soykan.
AK Parti'den aday adayı oldu, ardından adaylık verildi ve nihayetinde halkın oylarıyla belediye başkanı seçildi. Göreve başlarken kullandığı “İlk üç yıl hizmet beklemeyin” cümlesi, aslında gelecek yılların habercisiydi. Aradan geçen yedi yılın sonunda Akyazı’da belediyecilik anlamında temel hizmetlerin çoğunun hâlâ bekleme odasında olduğunu görmek mümkün.
Soykan, görevi süresince rutin belediye hizmetlerini ikinci plana atarak, hükümetin bütçesinden yapılması gereken milyonluk projelere Akyazı Belediyesi'ni borçlandırmayı tercih etti. Kendi ifadeleriyle “150 milyonluk proje için 75 milyon kredi kullandık.” Peki ama hangi önceliğe göre?
Alt yapı eksik, yollar sorunlu, temizlik hizmetleri yetersiz… Ama ne hikmetse bu sorunlar çözülmeden belediye kaynakları büyük ve gösterişli projelere aktarılıyor. Üstelik kamuoyuna açık, şeffaf bir bilgilendirme yapılmadan, ne kadar firma katıldı, kim kazandı, teklif neydi gibi sorular cevapsız bırakılıyor.
Başkan Bilal Soykan, adeta tek başına bir hükümet gibi hareket ediyor. Meclis kararlarının gölgesinde değil, kendi kararlarının merkezinde şekillenen bir belediyecilik anlayışı Akyazı’yı yönetiyor. Bu anlayış, halkın temel ihtiyaçlarını öteleyip büyük projeleri vitrinde tutmayı seçiyor.
Bu köşeden bir kez daha hatırlatmak isterim: Bir belediye başkanının asli görevi, temel hizmetleri aksatmadan, halkın gündelik yaşamını kolaylaştırmaktır. Büyük projeler elbette heyecan verici olabilir ama unutulmamalı ki Akyazı halkı vitrin değil, hizmet bekliyor.










