Belediyeler eliyle 1+1 Daireler, Yalnızlaşan Toplum ve Akyazı’nın Geleceği
Türkiye son yıllarda sessiz ama çok büyük bir dönüşüm yaşıyor.
Bir yanda düşen doğum oranları, diğer yanda hızla yaşlanan nüfus gerçeği…
Bugün artık devletin en üst makamları bile bu tehlikeyi açıkça dile getiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok yetkili, nüfus artış hızının alarm verdiğini söylüyor. Evliliği teşvik eden destek paketleri açıklanıyor, çocuk yardımları artırılıyor, ekonomik teşvikler devreye alınıyor. Ancak bütün bu adımlara rağmen doğum oranlarında beklenen artış sağlanamıyor.
Çünkü mesele yalnızca ekonomi değil.
Toplumun yaşam biçimi de değiştiriliyor.
Bugün şehirlerin dört bir yanında yükselen 1+1 ve 1+0 konut projeleri artık sadece bir konut tercihi değil, sosyolojik dönüşümün en büyük göstergelerinden biri haline geldi. Özellikle genç nesil; aile kurmaya değil, yalnız yaşamaya yönlendiriliyor.
“Özgür yaşa”,
“Bağlanma”,
“Tek başına hayat kur” anlayışı; modern yaşam adı altında normalleştiriliyor.
Oysa aile kültürü, dayanışma ve birlikte yaşama geleneği bu toprakların en önemli değerlerinden biriydi.
Biz bu konuda daha önce de basın yoluyla ve köşe yazılarımızla dikkat çekmeye çalıştık. Ancak tüm uyarılara rağmen ilçemiz Akyazı’nda 1+1 dairelere ruhsat verilmesi sürüyor.
Burada belediyelerin de kendisini tamamen masum göstermesi mümkün değildir.
Çünkü şehirlerin geleceğini belirleyen sadece müteahhitler değildir; verilen imar kararları ve ruhsat politikalarıdır.
Bugün bir ilçede hangi tip konutlara izin veriliyorsa, yarının sosyal yapısı da ona göre şekillenir.
Aile yaşamına uygun geniş konutlar yerine küçük metrekareli yalnız yaşam alanlarının çoğalması; uzun vadede aile yapısını, komşuluk kültürünü ve toplumsal dayanışmayı doğrudan etkiler.
Elbette herkesin yaşam tercihi farklı olabilir. Ancak kamu yöneticileri sadece bugünün ekonomik taleplerini değil, geleceğin toplumsal sonuçlarını da düşünmek zorundadır.
Çünkü mesele sadece bina yapmak değildir.
Mesele; nasıl bir toplum inşa edildiğidir.
Bugün verilen her 1+1 ruhsatı belki sıradan bir imar işlemi gibi görülebilir. Ancak yarın dönüp baktığımızda; yalnızlaşan bireylerin, küçülen ailelerin ve düşen nüfusun arkasındaki nedenlerden biri olarak plansız konut politikaları da konuşulacaktır.
Nüfus artışını teşvik etmek isteyen bir anlayış ile aile yaşamını küçülten şehirleşme modeli aynı anda sürdürülemez.
Bu nedenle artık sadece ekonomik teşvikleri değil, şehirlerin nasıl planlandığını da konuşmak zorundayız.
Çünkü güçlü toplumun temeli güçlü aile, güçlü ailenin temeli ise aile yaşamına uygun şehirlerdir.











