Akyazı’da son yıllarda yükselen binalara bakınca insan ister istemez şu soruyu soruyor
Bu ilçede şehir planlaması gerçekten yapılıyor mu?
Bugün ilçe merkezinde birçok yeni bina parselin neredeyse tamamını kaplayacak şekilde inşa ediliyor. Halk arasında “sıfıra sıfır imar” denilen bu yapılaşma biçimi, ara sokakları daraltırken otopark sorununu da büyütüyor. Zemin katların büyük kısmı işyerine dönüşüyor, geriye ise araçların park edeceği bir alan kalmıyor.
Sonuç ne oluyor?
Arabalar sokaklara bırakılıyor. Zaten dar olan yollar daha da daralıyor. İki aracın yan yana geçmesi bile zorlaşıyor.
Oysa yürürlükteki mevzuata göre yeni yapılarda otopark ihtiyacının hesaplanması ve mümkünse parsel içinde çözülmesi gerekiyor. Şehir büyürken altyapı ve ulaşım planlamasının da aynı şekilde düşünülmesi gerekiyor.
Ama görünen tablo farklı.
Vatandaş artık şu soruyu yüksek sesle soruyor:
“Her yeni bina yapılıyor ama arabalar nereye konulacak?”
Bir şehir sadece binalardan ibaret değildir.
Sokakları, otoparkı, yaşam alanı ve düzeni ile şehirdir.
Bugün alınan kararlar yarının Akyazı’sını belirleyecek. Eğer planlama yapılmazsa ne köy kalır ne kasaba ne de gerçek bir şehir. Ortaya sadece karmaşa çıkar.
Şehir yönetmek sadece bina yapmak değildir.
Şehri yaşanabilir kılmaktır. Halka hizmettir










