Geçtiğimiz günlerde ilçemizde düzenlenen yürüyüş, siyasi bir etkinlik değil; tamamen bir hak arama ve çevre duyarlılığı eylemiydi. Konu siyaset değil, doğa, su ve geleceğimizdi. Buna rağmen yalnızca Akyazı Ziraat Odası muhtarlar çiftçiler STK’LAR katıldı
Peki ya iktidarın yerel temsilcileri?
AKP ve MHP’nin ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, belediye başkanı ve kaymakam nerede idi?
Gelmediler.
Ve bu yokluk, halkın vicdanında derin bir hayal kırıklığı bıraktı.
Çünkü oraya gelmemek, “biz bu sorunu görmüyoruz” demektir. Halkın derdine sırtını dönmektir. Doğasına, suyuna sahip çıkan yüzlerce vatandaş varken, yöneticilerin bu kadar duyarsız ve kayıtsız kalması affedilir bir durum değildir.
Belediye başkanının da bu yürüyüşte olmaması, iktidarın diğer bileşenleriyle birlikte aynı fotoğrafı tamamlıyor:
Halk bir yanda, yönetenler bir yanda!
Üstelik yürüyüşün hemen ardından fabrikanın yine arıtılmamış kirli sularını Mudurnu Deresi’ne boşaltması, bu eylemin ne kadar haklı ve yerinde olduğunu gözler önüne serdi.
Ve ne oldu?
Sakarya Valisi eylemin ardından devreye girdi. Fabrikalara yasal işlem uygulandı. Birine kapama cezası, diğerine para cezası verildi.
Demek ki sorun gerçekmiş! Demek ki halkın yürüyüşü haklıymış!
Şimdi soruyorum:
Vatandaşın yanında durmayan belediye başkanının, sessiz kalan iktidar temsilcilerinin, halkın karşısına çıkıp “biz bu ilçeyi yönetiyoruz” deme hakkı var mı?
Sorunun kaynağına göz yummak, çözüm değil; suça ortak olmaktır.
Bu sessizlik, bu kayıtsızlık onların hanesine kocaman bir eksi olarak yazıldı. Ve emin olun, vatandaş bu eksiği günü geldiğinde unutmayacaktır.
Çünkü mesele siyaset değil, mesele hepimizin nefes aldığı hava, içtiği su, geleceğimizdir.













