MİLLETİN HAYALİYLE OYNADINIZ 20.06.2026
Futbolu çok seven biri değilim. Hatta hayatım boyunca futbol benim öncelikli ilgi alanlarım arasında hiç olmadı. Ancak konu Milli Takım olunca durum değişiyor. Çünkü o forma herhangi bir kulübün değil, 86 milyon insanın ortak değeridir. O forma; bu ülkenin umudunu, heyecanını ve gururunu temsil eder.
Yıllardır Dünya Kupası hasreti çeken bir millet olarak yeniden büyük bir organizasyonda mücadele edecek olmanın heyecanını yaşadık. Çocuklar hayal kurdu, gençler umutlandı, milyonlar ekran başına geçti. Herkes aynı duyguda birleşti: "Bu kez olacak."
Ama olmadı...
Sahaya çıkanlar milyonlarca insanın beklentisini taşıdıklarının ne kadar farkındaydı bilinmez. Ancak görünen tablo şuydu; mücadeleden uzak, üretkenlikten yoksun ve ne oynadığı belli olmayan bir takım görüntüsü vardı. İki maç boyunca gol atamadan turnuvaya veda etmek, sadece sportif bir başarısızlık değildir. Bu, milyonlarca insanın umutlarının daha başlangıçta sona ermesi demektir.
Elbette futbol hata oyunudur. Yenilgi de sporun doğasında vardır. Kimse her turnuvada şampiyonluk beklemiyor. Ancak insanlar sahada mücadele görmek ister. Son düdüğe kadar savaşan, formasının hakkını veren bir takım görmek ister. Kaybetse bile alkışlanan takımlar vardır. Çünkü insanlar skordan önce karaktere bakar.
Bugün ise toplumun önemli bir kesiminde büyük bir hayal kırıklığı hakim. Çünkü beklenti yüksek, ortaya konulan performans ise beklentinin çok altında kaldı. Sahada ter dökmek yerine yıldız görüntüsü vermenin, reklam yüzü olmanın, sosyal medya gündemleriyle öne çıkmanın kimseye faydası yok. Milli formanın ağırlığı; saç stiliyle, imajla ya da popülerlikle değil, sahadaki mücadeleyle taşınır.
Bu ülkenin insanı vergisini ödüyor, bilet alıyor, yayın izliyor, destek veriyor. En önemlisi de umut ediyor. Karşılığında istediği şey sadece mücadele. Sahada son ana kadar savaşan, formasını ıslatan, kaybetse bile gurur veren bir takım.
Bugün yaşanan hayal kırıklığının ardından herkesin kendine şu soruyu sorması gerekiyor:
Milli forma gerçekten hak ettiği değeri görüyor mu?
Çünkü o forma sıradan bir forma değildir. O forma, Çanakkale'den Sakarya'ya, Edirne'den Hakkâri'ye kadar bu ülkenin ortak rengidir. O forma milyonların duasını, beklentisini ve gururunu taşır.
Ve unutulmamalıdır ki;
Milletin hayaliyle oynamanın telafisi yoktur. Kaybedilen bir maçın yerine yenisi gelir. Ancak kaybedilen güveni yeniden kazanmak çok daha zordur.











