“Vatandaşa saygı duymayan bir anlayıştan hizmet beklemek, sadece bir saflık değil, açık bir gaflettir. Çünkü hizmet dediğimiz kavram, her şeyden önce insanı merkeze alır; vatandaşı yok sayan, taleplerini duymayan, eleştiriyi düşmanlık olarak gören bir zihniyetin ortaya koyduğu hiçbir şey gerçek anlamda hizmet değildir. Saygının olmadığı yerde güven inşa edilemez, adalet sağlanamaz, ortak akıl gelişemez.
Nitekim son on yılda ilçede hâkim olan bu anlayış, siyasilerin basiretsizliği ve vizyon eksikliğiyle birleşince ortaya bugünkü tablo çıkmıştır. Planlama yok, uzun vadeli hedef yok, şehri ileriye taşıyacak kararlılık yok. Günü kurtarmaya yönelik adımlar, göstermelik projeler ve vatandaşın gerçek sorunlarını öteleyen bir yönetim anlayışıyla Sakarya’nın en büyük ilçesi, gelişen bir şehir olma iddiasını kaybederek adeta büyük bir köye dönüşme noktasına sürüklenmiştir.
Bugün hâlâ aynı anlayışta ısrar edilmesi ise sorunun farkında olunmadığını değil, görmezden gelindiğini göstermektedir. Oysa bu ilçe, potansiyeliyle, insan kaynağıyla ve coğrafi avantajlarıyla çok daha fazlasını hak etmektedir. Ancak bunun için önce zihniyetin değişmesi, vatandaşın yeniden merkeze alınması ve sorumluluk sahibi, vizyoner bir yönetim anlayışının hâkim olması şarttır. Aksi halde kaybedilen sadece zaman değil, bir şehrin geleceği olacaktır.”













