VATANDAŞIN HAKKINI NİYE GASP EDİYORSUNUZ?
2020’de çıkan 7254 sayılı Kanun, kırsalda yaşayan milyonlarca vatandaşa nefes aldırmak için getirildi.
Devlet dedi ki:
“Vergi yükünü azaltacağım.
Su tarifelerini düşüreceğim.
Kırsalda yaşayanın cebini rahatlatacağım."
Bu iş nasıl olacak?
İlçe belediyesi karar alacak, büyükşehir meclisi onaylayacak.
İşte tam bu noktada Akyazı Belediyesi sahneye çıkıyor.
Ama nasıl çıkıyor?
Sessiz, gölgede, sorumluluktan kaçan, halkı yok sayan bir tavırla.
Akyazı’da onlarca mahalle kırsal niteliğini taşıyor.
Yasa var.
Hak var.
Avantaj var.
Vatandaşa doğrudan ekonomik katkı var.
Ama Akyazı Belediyesi ne yapıyor?
Hiçbir şey.
Bu konu meclise getirilmiyor.
Gündeme alınmıyor.
Bir açıklama bile yapılmıyor.
Bu, artık sadece bir “gecikme” değil.
Bu, vatandaşın hakkının bilerek ve isteyerek ertelenmesi anlamına geliyor.
Kusura bakmasınlar ama bunun adı nettir:
İhmalkârlık değil, sorumluluktan kaçıştır.
Buradan soruyorum:
Bu sorular sadece bir köşe yazısının konusu değil;
Akyazı’nın geleceğinin ve vatandaşın cebinin hesabıdır.
Artık bıçak kemiğe dayandı.
Akyazı Belediyesi bu sorumluluktan kaçamaz.
Ya bu kararı alıp büyükşehire gönderecek,
Ya da halkın karşısına çıkıp “Biz bu hakkı neden vermiyoruz?” sorusuna açık açık cevap verecek.
Bu kadar basit.
Bu kadar net.
Akyazı halkı susmuyor, unutmuyor.
Ve bu sorular cevap bekliyor.










