VATANDAŞ ÖNERİYOR – 30.05.2025
Akyazı, kentleşme yolunda ilerlemek yerine adeta köyleşmeye doğru hızla sürükleniyor. Üstelik bu gidiş, mevcut belediye yönetiminin icraatlarıyla daha da belirgin hâle geliyor.
Hepimizin bildiği gibi Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçemize çok amaçlı bir Sosyal Gelişim Merkezi (SGM) kazandırıldı. Bu merkezin çevresi ise ailelerin çocuklarıyla birlikte vakit geçirebileceği, sohbet edip dinlenebileceği bir park olarak düzenlendi.
Akyazı’nın ücretsiz tek dinlenme alanı olan bu SGM parkı, halkın yoğun ilgisini çekiyor. Ne yazık ki bu yoğun ilgiye rağmen, çevre temizliğindeki eksiklikler, çocuk oyun gruplarının bakımsızlığı ve genel ilgisizlik parkı utanılacak bir duruma getirmiş durumda.
Tüm bu olumsuzluklara şimdi bir de Akyazı Belediyesi’nin aldığı bir meclis kararı eklendi: Perşembe günleri bu park alanına kumaş pazarı kurulması.
Bu karar, parkın sorunlarına adeta tuz biber ekti.
Konuya dair yükselen şikâyetleri kamuoyuna taşıyan akyazihalkinsesi.com haber sitesinde 29 Mayıs 2025 tarihinde “Akyazı’da Akıl Tutulması” başlığıyla bir haber yayımlandı. Habere gelen yorumlardan biri ise dikkat çekiciydi.
DUYARLI BİR VATANDAŞIN YORUMU
Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Çarşamba günü araçların park edildiği yere Perşembe pazarı kurulabilir; en mantıklısı bu.
Bize kültür merkezi olarak sunulan bir yer var ama ortada bir düzen yok. Şehir dışında görüyoruz; halka hizmet anlamında çay ocakları, kültürel etkinlikler, uygun fiyatlı sosyal alanlar mevcut. Bizde ise sadece isim var.
Mesela merkezdeki kütüphanenin bu alana taşınması çok mantıklı olur. Gençlerimiz için de güzel olur. Kitap okuma, ders çalışma gibi aktiviteler gelişir. Daha söyleyecek çok şey var ama bence bu kadarı bile yeterli.
Akyazı’da değişen tek şey, her boşluğa yapılan binalar. Onun dışında bir sosyal aktivite göremiyorum.
Nacizane fikirlerimdir. Saygılar.”
Bu yoruma kim ne diyebilir? Kim karşı çıkabilir?
Ama kulağımıza bazı fısıltılar geliyor:
“Akyazı Belediyesi buna itiraz eder” diyenler var.
Eğer Akyazı Belediyesi gerçekten halkın hizmetinde olan bir kurumsa, bu sesi ve benzeri yapıcı eleştirileri dikkate almalı. Karar mercileri vatandaşın fikirlerine kulak vermeli, çözüm odaklı adımlar atmalıdır.
Akyazı halkı hizmet istiyor, kültür istiyor, sosyalleşme alanı istiyor. Beton değil, nefes alacak alanlar istiyor.
O halde soruyoruz
Bu sese kulak verilecek mi?
Yoksa fısıltılar haklı mı çıkacak?