KRAL BENİM
Son günlerde Akyazı Belediyesi bir kez daha kamuoyunun gündeminde. Sayıştay raporunun ortaya koyduğu bulgular, Akyazı ve Sakarya yerel basını tarafından sorularla gündeme taşındı. Raporda, belediyeyi zarara uğratabilecek risklere açıkça dikkat çekilirken, Belediye Başkanı Bilal Soykan’ın bu iddialar karşısında sessiz kalması ilçede günün en çok konuşulan konusu olmaya devam ediyor.
Sessizlik bazen bir tercih olabilir. Ancak kamuoyunu yakından ilgilendiren, belediyenin yönetim anlayışını ve kaynak kullanımını sorgulatan bir rapor karşısında suskunluk, ister istemez farklı yorumları da beraberinde getiriyor.
DOKURCUN SÜRGÜN YERİ Mİ?
Akyazı Belediyesi’nde son dönemde yaşanan görev değişiklikleri dikkat çekiyor. Belediye Başkanı, canı sıkıldıkça ya da “görülen lüzum üzerine” bazı müdürleri bir oraya bir buraya kaydırıyor. İlk bakışta bu durum, idari tasarruf ve rutin bir görev değişikliği gibi görülebilir.
Ancak…
Görev değişikliği, cezaya ve sürgüne dönüşüyorsa burada iyi niyetten söz etmek zorlaşıyor. Daha önce de Dokurcun’a gönderilen müdürler olmuştu. Bugün gelinen noktada, başkanın bir görev değişikliğiyle bir müdürü daha Dokurcun’a göndermesi, bu uygulamaların tesadüf olup olmadığı sorusunu akıllara getiriyor.
Özellikle dikkat çeken isimlerden biri Seçkin Yıldırım. Belediye bünyesine bizzat başkan tarafından alınan ve başkanın talimatıyla iki müdürlük görevini aynı anda yürüten, bu görevleri de başarıyla yerine getirdiği bilinen bir müdür.
Seçkin Yıldırım, iki ayrı görev değişikliğinin ardından, nedeni ve gerekçesi kamuoyuna açıklanmayan bir şekilde görevinden alındı. Ardından Muhtarlar Müdürü olarak Dokurcun’a gönderildi. Halk arasında kullanılan tabirle bu, bir “görevlendirme” değil, açıkça bir sürgün olarak değerlendiriliyor.
SORULAR CEVAP BEKLİYOR
Burada sorulması gereken sorular net:
Başarılı olduğu ifade edilen bir müdür neden görevden alındı?
Bu değişikliğin somut gerekçesi nedir?
Dokurcun, istenmeyen personelin gönderildiği bir yer midir?
Bu uygulamalar liyakatle mi, yoksa keyfiyetle mi yapılıyor?
Kamu yönetiminde esas olan şeffaflık ve hesap verebilirliktir. Aksi hâlde, alınan her karar "ceza", yapılan her görevlendirme "sürgün" olarak algılanır.
Bugün Akyazı’da konuşulan tam da budur.
Bu sorular cevap bulmadığı sürece, belediye yönetimi üzerindeki gölge büyümeye devam edecektir.










