S-400 Çıkmazında Yeni Bir Formül
Türkiye ile ABD arasında yıllardır devam eden S-400 krizi, Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi'nde bir kez daha gündemin üst sıralarında yer aldı. İki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması konuşulurken, F-35 programına dönüşün önündeki en büyük engelin yine S-400 hava savunma sistemi olduğu görülüyor.
Peki, bu düğüm çözülemez mi?
Bana göre çözülebilir. Hem de Türkiye'nin güvenlik hassasiyetlerinden taviz vermeden.
Türkiye'nin en önemli savunma yatırımlarından biri olan S-400'ler, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında yapılacak bir devlet protokolüyle KKTC'ye konuşlandırılabilir. Böylece Türkiye, sahip olduğu stratejik sistemi tamamen devre dışı bırakmamış olur. Aynı zamanda Doğu Akdeniz'de her geçen gün artan güvenlik riskleri karşısında KKTC'nin savunma kapasitesi de güçlenir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ne NATO üyesidir ne de Avrupa Birliği üyesi. Bu nedenle, böylesi bir formül uluslararası diplomaside farklı bir değerlendirme zemini oluşturabilir. Elbette bunun F-35 programına dönüşü otomatik olarak sağlayacağını söylemek mümkün değildir. Ancak yıllardır çözülemeyen bir sorunun aşılması için yeni bir kapı aralayabilir.
Diplomasi, sadece mevcut sorunları konuşma sanatı değil, aynı zamanda çözüm üretme sanatıdır. Bugün ihtiyaç duyulan da budur.
Belki de S-400 krizinin çözümü, bugüne kadar hiç düşünülmeyen bu tür farklı formüllerin cesaretle masaya konulmasından geçiyordur.













