KIZILELMA MİLLET BAHÇESİ DERE YATAĞINDA MI?
Dere yataklarındaki yapılaşmaya karşı kararlı duruş mesajı veren Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın Sakarya ziyaretindeki açıklamaları, Akyazı'da Mudurnu Deresi kıyısında yapılan Kızılelma Millet Bahçesi'ni yeniden gündeme getirdi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere geldiği Sakarya'da dere yataklarındaki yapılaşmayla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Bakan Yumaklı, dere yataklarındaki yapılaşmaya karşı kararlı bir duruş sergileneceğini belirterek bu konuda taviz verilmeyeceği yönünde mesajlar verdi.
Bu açıklamaları dinleyince insanın aklına Akyazı'da yapılan Kızılelma Millet Bahçesi geliyor.
Mudurnu Deresi kıyısında hayata geçirilen yaklaşık 500 milyon TL harcanan bu büyük yatırımın bulunduğu alanın dere yatağıyla veya taşkın sahasıyla ilişkisi nedir?
Öncelikle şunu belirtelim: Bir alanın dere kenarında bulunması, doğrudan dere yatağında olduğu anlamına gelmez. Ancak dere yatağının dışında kalan bölgeler de taşkın riski taşıyabilir.
İşte tam da bu nedenle Kızılelma Millet Bahçesi'nin bulunduğu alanın teknik durumu açıklığa kavuşturulmalıdır.
MİLYONLUK YATIRIM, TAŞKIN RİSKİ HESAPLANDI MI?
Akyazı Belediyesi tarafından hayata geçirilen yaklaşık 500 milyon TL harcanan Millet Bahçesi, ilçenin önemli yatırımlarından biri olarak gösteriliyor.
Ancak böylesine büyük bir yatırımda yalnızca parkın güzelliğini, sosyal donatılarını ve maliyetini konuşmak yeterli değil.
Yatırımın yapıldığı alanın doğal yapısı, Mudurnu Deresi'ne mesafesi ve olası taşkınlardan etkilenme ihtimali de değerlendirilmelidir.
Proje hazırlanırken DSİ'nin görüşü alındı mı?
Olası aşırı yağışlarda Mudurnu Deresi'nin su seviyesinin yükselmesi ihtimali hesaplandı mı?
Millet Bahçesi'nin hangi bölümleri taşkın sınırları içerisinde kalıyor?
Dere yatağında gerçekleştirilen ıslah ve taş duvar çalışmaları hangi teknik hesaplara dayanıyor?
Bunlar cevabı bilinmesi gereken sorular.
BAKAN YUMAKLI'NIN AÇIKLAMASI AKYAZI İÇİN DE GEÇERLİ DEĞİL Mİ?
Sayın Bakan dere yataklarındaki yapılaşmaya karşı kararlı bir duruş sergileneceğini söylüyor.
O halde Akyazı'daki bu yatırımın bulunduğu alanın da aynı hassasiyetle değerlendirilmesi gerekmez mi?
Burada amacımız yapılan yatırımı peşinen eleştirmek veya hukuka aykırı olduğu yönünde bir iddiada bulunmak değil.
Amacımız, kamu kaynaklarıyla yapılan büyük bir yatırımın güvenliğini ve geleceğini sorgulamak.
Çünkü bugün milyonlar harcanarak yapılan bir yatırımın yarın olası bir taşkın nedeniyle zarar görmesi kimsenin istemeyeceği bir durumdur.
BELEDİYEYE VE DSİ'YE SORUYORUZ
Akyazı Belediyesi ve DSİ yetkililerine sorularımızı açıkça yöneltelim:
Kızılelma Millet Bahçesi'nin bulunduğu alanın herhangi bir bölümü Mudurnu Deresi'nin doğal yatağı içerisinde kalıyor mu? Proje alanı DSİ tarafından belirlenen taşkın sınırları içerisinde mi? Proje öncesinde DSİ'den gerekli teknik görüş ve uygunluk alındı mı? Olası taşkınlara karşı risk analizi ve mühendislik hesapları yapıldı mı? Dere yatağında gerçekleştirilen ıslah ve taş duvar çalışmaları hangi taşkın senaryolarına göre projelendirildi? Projeye ilişkin DSİ görüşü, taşkın risk raporu ve ilgili teknik belgeler kamuoyuyla paylaşılabilir mi?YATIRIM YAPMAK KADAR KORUMAK DA ÖNEMLİ
Akyazı halkı yapılan yatırımların karşılığını görmek, güvenli ve uzun yıllar kullanabileceği sosyal alanlara kavuşmak istiyor.
Bunun için de kamuoyunun sorularına açık ve belgeli cevaplar verilmesi gerekiyor.
Sayın Bakan'ın Sakarya'daki açıklamaları sonrasında bu soruların daha da önem kazandığını düşünüyoruz.
Kızılelma Millet Bahçesi dere yatağında mı, taşkın sahasında mı, yoksa bu alanların tamamen dışında mı?
Bu sorunun cevabını tahminlerle değil, DSİ'nin teknik raporlarıyla öğrenmek istiyoruz.
Unutulmasın ki mesele yalnızca bir millet bahçesi yapmak değil, yapılan yatırımı olası doğal afetlere karşı güvence altına almaktır.
Biz soruyoruz, ilgili kurumlar da belgeleriyle cevaplasın.
Gerçeğin Peşinde, Halkın Yanında…