KENDİ DÜNYASINDA KRAL 10.07.2026
Bir kenti yönetmek, makam odasında oturup önünüze gelen raporları okumaktan ibaret değildir. Gerçek belediyecilik; sokağı görmek, mahalleyi dinlemek, vatandaşın her gün yürüdüğü yolları bilmekle başlar.
Vatandaş görüyor…
Sokağındaki çukuru görüyor.
Yağmur yağınca oluşan çamuru görüyor.
Yaz sıcağında evine dolan tozu görüyor.
Peki, bu sorunları görmekle yükümlü olanlar neden görmüyor?
Belediye Başkanına söyleyecek sözüm yok.
Vatandaşın her gün karşılaştığı sorunları göremiyorsa, kendi oluşturduğu dünyanın içinde yaşamayı tercih ediyorsa, bu durumun değerlendirmesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Ancak sözüm;
Önce mahallelerin gözü ve kulağı olması gereken muhtarlara, ardından Fen İşleri'nden sorumlu Başkan Yardımcısı'na ve Fen İşleri Müdürü'ne
Sizlerin görevi yalnızca makamlarınızı temsil etmek değildir.
Göreviniz
Vatandaşın yaşadığı sorunları tespit etmek, ilgili birimlere iletmek, çözüm üretmek ve yapılan hizmetleri takip etmektir.
Aylarca aynı çukur yerinde duruyorsa, aynı sokak çamur içinde kalıyorsa, insanlar her gün tozun içinde yaşamaya mahkûm ediliyorsa, burada konuşulması gereken sadece bozuk yollar değildir.
Asıl konuşulması gereken, görevini yerine getirmeyen anlayıştır.
Bugün vatandaşın sorduğu soru son derece nettir:
Sizler kime hizmet ediyorsunuz?
Çünkü belediyecilik; sosyal medyada paylaşılan görkemli açılışlar, milyonlarca liralık projelerle yapılan gösterişler ya da siyasi gelecek hesapları uğruna hazırlanan vitrin çalışmaları değildir.
Belediyecilik; vatandaşın sabah evinden çıktığında çukura basmamasıdır.
Belediyecilik; yağmur yağdığında çamura mahkûm olmamasıdır.
Belediyecilik; yaz aylarında tozun içinde yaşamaya mecbur bırakılmamasıdır.
Elbette şehirler yatırım ister, yeni projeler de yapılmalıdır. Ancak halkın ödediği vergilerle oluşan belediye bütçesinin önceliği, vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştıran temel hizmetler olmalıdır. Temel sorunlar çözülmeden yapılan gösterişli yatırımlar, vatandaşın gözünde gerçek hizmetin yerini tutmaz.
Kamu kaynakları; reklam yapmak, siyasi kariyer inşa etmek veya algı oluşturmak için değil, halkın ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmalıdır. Çünkü belediye bütçesindeki her kuruş, vatandaşın emanetidir.
Hizmet, sosyal medya paylaşımlarıyla değil;
vatandaşın ayağını çukura düşürmeyen yollarla ölçülür.
Hizmet, yapılan açıklamalarla değil;
çamuru ortadan kaldıran çalışmalarla değerlendirilir.
Hizmet, verilen sözlerle değil; vatandaşın yaşamını kolaylaştıran icraatlarla anlam kazanır.
Makamlar geçicidir.
Görevler geçicidir.
Ancak vatandaşın hafızası kalıcıdır.
Bugün görülmeyen bir çukur, yarın unutulmayacak bir ihmalin simgesi hâline gelebilir.
Bir yöneticinin en büyük sorumluluğu, vatandaşın gördüğünü görebilmektir.
Aksi hâlde yönetilen şehir başka bir yerde, yönetenler ise kendi dünyalarında kral olmaya devam ederler.