HUKUK VAR MI, YOKSA 17.04.2026
SADECE SÜREÇ Mİ İŞLİYOR?
Akyazı’da yaşanan bir icra dosyası, hukuk sisteminin nasıl işlediğine dair ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Konu bir alacak-verecek meselesiyle başlıyor.
Alacaklı yasal hakkını kullanıyor, icra takibi başlatılıyor ve süreç Akyazı İcra Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.
Buraya kadar her şey, olması gerektiği gibi ilerliyor.
Ancak dosyada dikkat çeken detaylar, “hukuk gerçekten uygulanıyor mu?” sorusunu gündeme taşıyor.
Söz konusu taşınmaz için 2024 yılı Mart ayında yapılan kıymet takdirinde değer 1.280.000 TL olarak belirleniyor.
Bu değer üzerinden, yaklaşık iki yıl sonra, Ocak 2026’da satışa çıkılıyor.
Oysa bu süre zarfında piyasa koşulları değişmiş durumda.
İddialara göre taşınmazın güncel değeri 2.800.000 TL seviyelerine ulaşmış.
Ve ihale sonucunda satış bedeli…
660.000 TL.
Şimdi sorulması gereken ilk soru şu:
İki yıl önce belirlenen bir değer, bugünün gerçeğini ne kadar yansıtır?
İcra ve İflas hukuku açısından kıymet takdirinin güncel ve gerçek piyasa koşullarını yansıtması esastır.
Aksi halde ortaya çıkan fark, sadece ekonomik değil, hukuki bir tartışma doğurur.
Ancak mesele sadece değerleme değil.
Bu dosyada bir başka önemli başlık daha var:
BORÇLUNUN KORUNMASI
İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi, borçlunun ve ailesinin barınma hakkını korumaya yönelik hükümler içerir.
Borçlunun haline münasip evi, belirli şartlar altında korunur ya da özel değerlendirmeye tabi tutulur.
Peki bu dosyada:
Satılan taşınmaz borçlunun tek evi miydi?
Eğer öyleyse bu durum satış sürecinde dikkate alındı mı?
Borçlunun barınma hakkı hangi aşamada değerlendirildi?
Bu soruların cevapları net değil.
Süreç bununla da sınırlı kalmıyor.
Satışın ardından icra satışının feshi davası açılıyor ve duruşma günü 29.04.2026 olarak belirleniyor.
Yani ortada henüz sonuçlanmamış bir dava var.
Ancak bu dava sonuçlanmadan:
Aynı taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açılıyor
Ve bu dava kabul ediliyor
Bu noktada kritik bir soru daha ortaya çıkıyor:
Devam eden bir fesih davası varken, aynı taşınmazla ilgili başka bir hukuki sürecin ilerlemesi nasıl açıklanır?
Ve bir başka dikkat çekici gelişme…
Fesih davasının duruşma günü henüz gelmemişken, borçluya IBAN bildirmesi yönünde icra müdürlüğü tarafından mesaj gönderildiği ifade ediliyor.
Bu durum kamuoyunda şu algıyı oluşturuyor:
“Dava sonucu beklenmeden süreç mi tamamlanıyor?”
Elbette burada dile getirilenler kesin yargılar değil,
kamuoyuna yansıyan bilgiler ve ortaya çıkan soru işaretleridir.
Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var:
Hukuk sadece alacaklıyı değil,
borçluyu da korumak zorundadır.
Eğer bir süreçte;
Güncelliğini yitirmiş değerleme kullanılıyorsa,
Piyasa değerinin çok altında satış gerçekleşiyorsa,
Borçlunun barınma hakkı tartışma konusu oluyorsa,
Devam eden davalara rağmen işlemler ilerliyorsa…
Burada artık sadece bir icra dosyası değil,
adalet sistemine duyulan güven tartışılıyor demektir.
Bugün Akyazı’da herkes aynı soruyu soruyor:
Hukuk gerçekten uygulanıyor mu,
yoksa sadece süreç mi işliyor?