Geçinemeyen Millet mi, Milletvekili mi?
Türkiye'de milyonlarca insan ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Emekliler pazardan filelerini yarım dolduruyor, asgari ücretliler temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor, esnaf artan maliyetler nedeniyle kepenk kapatma noktasına geliyor. Vatandaşın ortak gündemi geçim sıkıntısı...
Ancak Temmuz 2026 maaş düzenlemesiyle birlikte kamuoyunda yeniden milletvekili maaşları tartışılmaya başlandı. Düzenlemeye göre aktif görevde bulunan bir milletvekilinin aylık maaşı 310 bin 332 TL'ye yükseldi. Emekli milletvekili aylığı ise yaklaşık 201 bin 677 TL seviyesine ulaştı.
TBMM'de görev yapan milletvekillerinin önemli bir bölümü ise hem milletvekili maaşı hem de emekli milletvekili aylığını birlikte alıyor. Böylece aylık gelirleri yaklaşık 512 bin TL seviyesine çıkıyor. Bunun yanında bazı milletvekilleri, çeşitli komisyonlarda, kamu kurumlarında veya farklı görevlerde bulunmaları nedeniyle ilave ödemeler de alabiliyor. Bunların tamamı yürürlükteki mevzuata uygun olabilir. Ancak toplumun tartıştığı konu, bunun hukuki boyutundan çok vicdani boyutudur.
Bütün bunlara rağmen zaman zaman "Bu maaşlarla geçinemiyoruz." yönündeki açıklamaların yine milletvekillerinden gelmesi, kamuoyunda haklı olarak tartışmalara neden oluyor.
Sormak gerekiyor...
En düşük emekli aylığıyla yaşam mücadelesi veren vatandaş ne yapsın? Asgari ücretle ailesini geçindirmeye çalışan milyonlar ne desin?
Artan maliyetler altında üretmeye çalışan çiftçi, siftah yapmadan dükkânını kapatan esnaf ne hissetsin?
Milletvekilliği, milletin derdini anlamak ve çözüm üretmek için verilen bir görevdir. Toplumun büyük çoğunluğunun yaşadığı ekonomik gerçeklerden uzak bir anlayış, temsil görevine duyulan güveni zedeler.
Vatandaşın beklediği şey yeni maaş tartışmaları değil; enflasyonu düşürecek, alım gücünü artıracak ve adalet duygusunu güçlendirecek politikalardır. Çünkü adalet sadece mahkeme salonlarında değil, gelir dağılımında da hissedilmelidir.
Son olarak şu soruyu sormadan geçemiyorum:
Eğer milletvekili maaşları bugünkü seviyelerde olmasaydı, hatta sadece asgari ücretin dört katı kadar olsaydı; yine bu kadar çok kişi "vatan ve millete hizmet etmek" için milletvekili aday adayı veya milletvekili adayı olur muydu?
Belki bu sorunun kesin bir cevabı yoktur. Ancak cevabını en doğru şekilde verecek olan da milletin vicdanıdır.
Takdir, her zaman olduğu gibi, aziz milletimizindir.
NOT
Bu metin bir köşe yazısı olarak kaleme alınmıştır ve değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.