CHP'de Bölünme Kime Yarıyor?
CHP, Türkiye'nin en köklü siyasi partilerinden biridir. Böylesine önemli bir partinin bugün yaşadığı ayrışma, sadece partilileri değil, demokrasiye inanan herkesi düşündürmelidir.
Ortada yargıya taşınmış iddialar var. Henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı da yok. Buna rağmen bir kesim, "Bunların tamamı siyasi kumpastır." derken, bir başka kesim ise iddiaların yargı tarafından açıklığa kavuşturulmasını bekliyor.
Hukuk devletinde doğru olan nedir? Peşin hüküm vermek mi, yoksa yargının vereceği kararı sabırla beklemek mi?
Bence asıl sorgulanması gereken konu burada başlıyor.
Madem süreç yargıda devam ediyordu, neden bu süreç bir butlan tartışmasını keskin bir kılıç gibi kullanarak partiyi ayrıştıran bir noktaya taşındı? Neden bu durum, sağduyu ile yönetilecek bir kriz olarak görülmedi? Farklı görüşler aynı çatı altında konuşularak, parti yeni bir kırılmaya sürüklenmeden birlikte yönetilemez miydi?
Bugün partinin bölünmesini isteyenler yaşananları belki de memnuniyetle izliyor. CHP'liler ise birbirleriyle mücadele ediyor, birbirlerini suçluyor ve enerjilerini kendi iç tartışmalarına harcıyor.
Peki, bundan kim kazançlı çıkıyor?
Yıllarını CHP'ye vermiş insanların, hukuki süreç tamamlanmadan birbirlerine sırt çevirmesi gerçekten düşündürücüdür. CHP'den kopmak, partiyi terk etmek ya da birbirini dışlamak bu kadar kolay mı?
Elbette herkes farklı düşünebilir. Eleştiri demokrasinin vazgeçilmezidir. Ancak hukuk kararını vermeden kimseyi kesin olarak suçlu ya da suçsuz ilan etmek de doğru değildir.
Siyasette en zor olan, krizleri büyütmek değil; farklı görüşleri aynı masa etrafında yönetebilmektir. Keşke butlan süreci de partiyi bölen keskin bir kılıç olarak değil, sağduyu ve diyalogla yönetilecek bir mesele olarak ele alınabilseydi.
Bugün ihtiyaç duyulan şey öfke değil, sağduyudur. Ayrışma değil, hukuka saygıdır. Çünkü bölünmüş bir muhalefetin mi, yoksa farklılıklarını yönetebilen bir muhalefetin mi daha güçlü olacağına sonunda millet karar verecektir.