MİLLETİN DERDİ MAAŞ KIYASI DEĞİL, GEÇİM DERDİDİR
AK Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar’ın Karasu’da yaptığı açıklamalar, milyonlarca emeklinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlamaktan uzak bir yaklaşım olarak hafızalara kazındı.
Türkiye’de milyonlarca emekli ay sonunu getirebilmenin hesabını yaparken, pazara çıkarken iki kez düşünürken, kurban kesemediği için çocuklarına mahcup olurken, milletin vekilinden beklenen emeklileri suçlamak ya da onların yaşadığı mağduriyeti çeşitli istatistiklerle açıklamaya çalışmak değildir. Beklenen, bu insanların derdine çare aramak, onların sesi olmak ve çözüm üretmektir.
Sayın Bayraktar’ın, emekli maaşlarının milletvekili, belediye başkanı ve bakan maaşlarıyla kıyaslanmasını eleştirerek "Yaptığı işlerle ilgili kıyaslayınca hiç de öyle göründüğü gibi olmadığını anlayacaksınız" sözleri, emekliler arasında büyük tepkiyle karşılanmıştır.
Çünkü bugün emekliler yaptıkları işle değil, aldıkları maaşla yaşam mücadelesi veriyor. Bir emekli markete girdiğinde geçmişte hangi işi yaptığı sorulmuyor. Elektrik faturası ödenirken, kira yatırılırken, ilaç alınırken kimse emeklinin meslek geçmişine bakmıyor. Önemli olan insan onuruna yakışır bir yaşam sürebilecek gelir seviyesine sahip olup olmadığıdır.
Emekliler yıllarca çalışmış, vergi vermiş, prim ödemiş ve ülke ekonomisine katkı sunmuş insanlardır. Bugün yaşadıkları geçim sıkıntısının sorumluluğunu doğrudan onların omuzlarına yüklemeye çalışmak adil değildir. "Geçmişten bugüne hep almaya bakmışız" şeklindeki ifadeler de emeklilerin alın teriyle kazandıkları hakları adeta bir yük gibi gösterme riskini taşımaktadır.
Milletvekilleri, vatandaşın maaşını kendi maaşlarıyla kıyaslamaktan rahatsız olmak yerine, emeklinin neden bu kıyası yapmak zorunda kaldığını sorgulamalıdır. Çünkü ortada bir adaletsizlik algısı varsa bunun nedeni emeklilerin değil, yıllardır çözülemeyen ekonomik sorunların sonucudur.
Milletin vekili olmak, yalnızca seçim dönemlerinde vatandaşın kapısını çalmak değildir. Milletin vekili olmak; dar gelirlinin, emeklinin, işsizin, çiftçinin ve esnafın sesi olmaktır. Onların yaşadığı sıkıntıları anlamak ve çözüm üretmektir.
Bugün emeklilerin beklentisi kıyas yapmak değil, insanca yaşayabilecekleri bir maaştır. Beklentileri istatistik dinlemek değil, mutfaktaki yangının söndürülmesidir. Beklentileri suçlanmak değil, anlaşılmaktır.
Sayın Bayraktar’ın açıklamaları, ne yazık ki emeklilerin yaşadığı gerçeklerle örtüşmemekte ve toplumun önemli bir kesiminde hayal kırıklığı oluşturmaktadır. Çünkü milyonlarca emekli artık mazeret değil, çözüm duymak istemektedir.