AKYAZI VE AK PARTİ
MESAJI DOĞRU OKUMAK
Akyazı ilçesi, son yedi yılda tarihinde görmediği ölçüde yatırım ve hizmet aldığını söyleyenlerin sayısı az değil. Ancak yerel yönetimlerde asıl ölçü, yapılan hizmet kadar vatandaşın memnuniyetidir.
2019 yerel seçimlerinde Akyazı halkı adeta sadece bir belediye başkanı değil, Büyükşehir Belediye Başkanı seçer gibi güçlü bir destek verdi. Belediye meclisindeki 25 üyenin de yeterli görülmediği düşünülmüş olacak ki, aynı dönemde seçilen 76 mahalle muhtarıyla da belediye yönetimine güçlü bir destek tablosu ortaya çıktı.
Akyazı seçmeni, siyaseti yakından takip eden ve tercihlerini bilinçli kullanan bir seçmen profiline sahiptir. Bunun en açık göstergesi ise 2001 yılından bugüne yapılan genel seçimler, yerel seçimler ve referandumlarda AK Parti'ye en yüksek desteği veren ilçelerden biri olmasıdır.
Akyazı severse tam sever.
Sevdiğini kolay ,kolay yolda bulduğu ile değiştirmez.
Özellikle dönemin Belediye Başkanı Recep Yıldırım'ın öncülüğünde başlayan süreçte, 1994 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinden bugüne Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a duyulan sevgi Akyazı'da hiç azalmadı. Bugün de birçok vatandaşın Recep Tayyip Erdoğan'a olan sevgisinin ilk günkü gibi devam ettiği görülmektedir.
Ancak burada dikkat çekici olan nokta şudur:
Cumhurbaşkanına duyulan sevgi ile bazı yerel yöneticilere duyulan güven aynı seviyede değildir.
Vatandaşın kırgınlığı Recep Tayyib Erdoğan'a değil, yereldeki yönetim anlayışınadır.
Rakamlar Ne Söylüyor?
Hasan Akcan (2014)
*Oy oranı: %61
*Alınan oy: 32 bin
Bilal Soykan (2019)
*Oy oranı: %71
*Alınan oy: 39 bin
Bilal Soykan (2024)
*Oy oranı: %37
*Alınan oy: 27 bin
Rakamlar bazen uzun cümlelerden daha güçlü konuşur.
Beş yıl içerisinde yaklaşık 12 puan değil, tam 34 puanlık bir oy kaybı yaşanmış; yaklaşık 12 bin seçmen desteğini çekmiştir.
Bu tabloyu sadece ülke siyasetiyle açıklamak eksik olur.
Yerel seçimlerin en önemli özelliği, seçmenin doğrudan belediye başkanını ve belediyecilik anlayışını değerlendirmesidir. Akyazı seçmeni de sandıkta önemli bir mesaj vermiştir.
Asıl soru ise şudur:
Bu mesaj doğru okunabildi mi?
Görünen o ki hayır.
Üçüncü dönemine değil, üçüncü yılına giren Belediye Başkanı Bilal Soykan'ın hâlâ bu uyarıyı yeterince dikkate almadığını düşünenlerin sayısı oldukça fazla. Vatandaş, daha ulaşılabilir, daha mütevazı, daha kapsayıcı bir belediyecilik beklerken; birçok kişi tam tersini yaşadığını ifade ediyor.
Elbette Sayın Soykan, "Kimseyi ayırmıyoruz, herkese eşit hizmet ediyoruz." diyecektir.
Bu güzel bir söylemdir.
Ancak siyasette önemli olan söylenen değil, vatandaşın ne hissettiğidir.
Hizmet, sadece yapılan projelerle değil; vatandaşa yaklaşım, iletişim, adalet duygusu ve gönül kazanmakla da ölçülür.
Kalan görev süresinde Sayın Soykan geçmiş seçim sonuçlarını iyi analiz etmeli, özeleştiri yapmalı ve "Ben" yerine "Biz" anlayışını hâkim kılmalıdır.
Çünkü belediye başkanlığı sadece yol yapmak, asfalt dökmek değildir.
İnsan kazanmak da belediyeciliğin en önemli parçasıdır.
Muhtarlar ve Mahalle Temsilcileri
Bir başka dikkat çeken konu ise mahalle muhtarlarıdır.
Birçok muhtarın çeşitli nedenlerle memnuniyetsizliklerini açıkça dile getiremediği, verilen sözlerin yerine getirilmesini beklediği konuşulmaktadır.
Peki sadece muhtarlar mı?
AK Parti'nin mahalle temsilcileri ne yapıyor?
Mahallelerindeki eksikleri, bozuk yolları, çukurları, altyapı sorunlarını görmüyorlar mı?
Yoksa gördüklerini dile getirmek yerine sadece alkışlamayı mı tercih ediyorlar?
Siyasette gerçek dostluk, yanlışları alkışlamak değil; doğruyu cesaretle söyleyebilmektir.
Muhtarlar da mahalle temsilcileri de öncelikle halkın temsilcisidir.
Görevleri sadece övmek değil; vatandaşın talep, beklenti ve şikâyetlerini yönetime ulaştırmak, çözümün takipçisi olmaktır.
Çünkü halkın sesini yönetime taşımayan temsilcilik, temsilcilik değildir.
Akyazı'nın ihtiyacı alkışlayan değil, çözüm üreten yöneticiler ve temsilcilerdir.
Sandığın verdiği mesaj ortadadır.
Önemli olan, o mesajı doğru okuyabilmektir.
**********************************