Akyazı’da kamuoyunun en çok konuştuğu konuların başında imar uygulamaları, belediye ihaleleri ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı geliyor. Özellikle son yıllarda sosyal medyada, kahvehanelerde ve siyasi kulislerde dolaşan iddialar artık “duyum” boyutunu aşmış durumda. Bu nedenle mesele sadece siyasi tartışma değil, doğrudan kamu vicdanını ilgilendiren bir güven meselesine dönüşmüş durumda.
Buradan Bilal Soykan’a açık bir çağrı yapmak gerekiyor:
2019 Nisan ayından bugüne kadar Akyazı Belediyesi tarafından gerçekleştirilen tüm ihaleler şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır.
Sadece büyük projeler değil…
Küçük büyük demeden tüm yapım işleri, mal alımları, hizmet alımları, doğrudan teminler, imar uygulamaları, kat karşılığı işlemler, taşınmaz satışları, kiralamalar ve belediye iştirakleriyle ilgili süreçler tek tek detaylandırılmalıdır.
Hangi ihale hangi firmaya verildi?
Yaklaşık maliyet neydi?
Kaç firma katıldı?
Kırım oranı ne oldu?
İşi alan firmaların geçmişte belediyeyle başka işleri oldu mu?
İmar plan değişikliklerinden kimler fayda sağladı?
Belediye kaynakları gerçekten kamu yararı doğrultusunda mı kullanıldı?
İşte bugün Akyazı halkının cevap beklediği temel sorular bunlar.
Çünkü şeffaflığın olmadığı yerde söylenti büyür.
Sessizlik uzadıkça şüphe artar.
Kamuoyunda dolaşan iddialara net ve belgeli cevap verilmediğinde, insanlar doğal olarak “Acaba doğru mu?” diye düşünmeye başlar. Bu durum hem belediye yönetimine hem de Akyazı’nın kurumsal itibarına zarar verir.
Oysa yapılması gereken çok basit:
Belediye resmi internet sitesinde veya kapsamlı bir basın toplantısıyla 2019 sonrası tüm ihale süreçlerini kalem kalem açıklamak.
Hatta mümkünse;
İhale tarihleri,
İhaleyi alan firmalar,
Bedeller,
Sözleşme süreçleri,
İş teslim durumları,
Revize maliyetler,
Ek ödemeler,
İmar kararları
şeffaf bir rapor halinde kamuoyuna sunulmalıdır.
Bu çağrı bir suçlama değildir.
Tam tersine, kamuoyundaki şaibeleri ortadan kaldırmanın en doğru yolu şeffaflıktır.
Eğer ortada yanlış bir durum yoksa, en büyük cevap belgeler olacaktır.
Unutulmamalıdır ki belediyeler şahısların değil, halkın kurumlarıdır. Kullanılan her kuruş milletin parasıdır. Bu nedenle vatandaşın soru sorma hakkı olduğu gibi yöneticilerin de hesap verme sorumluluğu vardır.
Bugün Akyazı’da ihtiyaç duyulan şey daha fazla sessizlik değil, daha fazla açıklıktır.
Çünkü şeffaf yönetim güven oluşturur, gizlilik ise dedikoduyu büyütür.










