SICAĞI SICAĞINA
Bugün PKK'nın silah bırakma şovunu izledik.
Dün zaten bu konudaki kanaatimi sizlerle paylaşmıştım.
Sakın yanlış anlama olmasın.
Bu konularda Devletime sonsuz güvenim vardır.
Sayın Cumhurbaşkanıma güvenim tamdır.
MHP Genel Başkanı Bilge Lider Sayın Devlet Bahçeliye güvenim tamdır.
Hasılı Devletimle bir güven sorunu yaşamam söz konusu dahi olamaz.
Benim derdim, 50 yıldır emperyal devletlerin kucağında gezen katiller sürüsü PKK iledir.
50 yıldır ABD'nin, İngiltere'nin, Almanya'nın, İsrail'in, İran'ın kucağında geze geze genelev orospusuna dönmüş örgütün samimi davranacağına karşı güvensizliğim var.
Benim Kürt halkına karşı bir kinim ve düşmanlığım asla yoktur ve hiç olmamıştır.
Ama Kürt, ama Türk, bu ülkenin 50 bini aşkın gencinin kanı var bu örgütün ellerinde.
Daha önce meşhur Barış Sürecinde umutlar bugüne göre daha fazlaydı.
PKK'nın yan kuruluşu HDP'nin başı Selahattin Demirtaş bi ara batı Başkentlerini gezdi, gelir gelmez sürece tekmeyi bastı.
Bütün emekler heba oldu.
Kimseye haber vermeden gitti batı başkentlerinden talimatı öyle almıştı:
Devirin masayı.
Masa devrildi de ne oldu?
Türk Devleti ve onun Güvenlik Kuvvetleri dağları PKK'ya dar etti.
24 Temmuz 2015 yılından itibaren Devlet PKK'ya öyle bir yumruk gömdü ki, eller havaya geldi.
Bugün olanlar, onun sonucudur.
Devletin açıkladığı resmi rakamlara göre, itlaf edilen PKK2lı sayısı 30 bini aşkındır.