EKREM İMAMOĞLU VE İBB'YE YAPILAN SAVCILIK OPERASYONU KONUSUNDA NE DÜŞÜNÜYORUM?
Sözün başında hemen ifade edeyim ki;
Hukukun temel kuralı Masumiyet Karinesidir.
Suçluluğu mahkemece kesinleşmeyen herkes masumdur.
Peki sosyal medya hesabında bu kadar paylaşımı niçin yapıyorsun?
Hemen cevap vereyim;
Bunlar benim özel istihbaratım değil.
Kamuoyunun bilgisine sunulmuş bilgiler.
Gizlisi, saklısı yok bunların.
Bazen Emniyet güçlerinin, bazen Başsavcılığın kamuoyuna sunduğu bilgileri, birazda içine yorum katarak, paylaşıyorum.
Bundan sonra da bu çizgide devam edeceğim.
Ancak şundan emin olabilirsiniz ki,
Yazdığım her satırda Masumiyet Karinesine dikkat edeceğim.
Bana göre şu anda başta Sayın Ekrem İmamoğlu dahil, hiç kimse peşin olarak suçlu değildir.
Ortaya atılan her şey, iddiadan ibarettir.
Bizim yazacağımız her şey de tamamen iddiadan ibaret olacaktır.
Kim ne derse desin, ben Türk Yargısına güveniyorum.
En doğru kararı vereceğinden eminim.
Buraya kadar tamam.
Şimdi muhalefet bana şunu soruyor;
Bütün yolsuz ve usulsüz işleri bizim parti mi yapıyor?
Bütün operasyonlar bizim belediyelere yapılıyor?
Peki muhalif cenah bu konuda haksız mi?
İktidarın elinde de yüzlerce Belediye var.
Onlarda hiç yolsuz, usulsüz iş ve işlem olmuyor mu?
Biz olduğunu biliyoruz.
Muhalefet bu konuda tümden haksız değil.
Mesela ben iki Belediye Hakkında zimmet iddialarının olduğunu biliyorum.
Gereği yapıldı mı bilmiyorum.
Daha geriye gidelim;
Ak Partili 4 bakan hakkında fetö fezleke hazırladı.
Sayın Cumhurbaşkanı bu 4 Bakanı hemen azletti yani görevden aldı.
Hakkında yasal bir işlem yapıldı mı?
Hayır.
Bu sütunlarda onlarca kez yazdım;
Fetö'de olsa, bu kişiler hakkında fezleke hazırlandı.
Gitsinler Yüce Divan'da yargılansınlar, aklanırlarsa, Koray Aydın gibi siyasete devam etsinler.
Bu yapılmadı.
Bu Bakanlar siyaseten hadım edildi ve konu kapandı.
Bu konu içimde ukdedir.
Bir eski Bakan Hanımefendi'nin kocasına ait şirketten temizlik ürünleri aldığı tespit edildi.
Bakan azledildi, konu kapandı.
Hukuk böyle işlemez ama.
Yaşı yetenler hatırlar;
Bu dünyada ünlü bir Lockheed Rüşvet Skandalı yaşandı.
Lockheed, ünlü bir Amerikan uçak şirketi.
Savaş uçağı satmak için birçok ülkenin Devlet Adamlarına, Generallerine rüşvet verdiği ortaya çıktı.
Açık toplumlarda rüşveti alanlar tek tek ortaya çıktı.
Hepsinin siyasi hayatı bitti.
Generaller dahi ordudan istifa etti.
Türkiye'ye rüşvet verildiği kesinde, kimin aldığı ortaya çıkmadı.
Zamanın Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Emin Alpkaya üzerinde toplandı bütün şüpheler.
Üzerine gidilemedi..
O yıllarda Generallere hesap sorabilecek bir otorite yoktu.
Konu kapandı.
Richard Nixon ve Watergate Skandalı.
Amerikan Tarihinin en popüler Başkanlarından Richard Nixon'ın adı bir dinleme skandalına karıştı.
Sanıyorum 1970'lerin başıydı.
Nixon, görevi bırakmak zorunda kaldı.
Yerine Başkan Yardımcısı Gerald Ford geçti.
Almanya'da ünlü Şansölye Willy Brand'ın bir danışmanı Doğu Alman casusu çıktı.
Ülke ayağa kalktı.
Brand istifa etmek zorunda.
Biz, tam alafranga bir toplumuz.
Herkesin hırsızı kendine göre güzeldir.
Baksanıza,
Adam ne kadar ağır ve çirkin suçlarla itham ediliyor.
Tırnak içinde hırsızı savunmak için millet ayağa kalkmış durumda.
Hemen aklıma bir konu geldi;
Melih Gökçek,
Ankara'yı parsel parsel sattı demeyeceğim.
Oğlu Osman Gökçek, Ak Parti'den milletvekili de seçildi.
Şu Beyaz TV'yi babası ya da oğul Gökçek hangi para ile aldı.
Muhalefet bana bu soruyu sorunca, ben herhangi bir cevap veremiyorum.
Kıymetli dostlarım,
Bu konularda daha yazılacak çok şeyler var.
İki namaz arasında bu kadar bir yazı çıktı.
Devam edeceğiz inşaallah.