CHP'NİN TARİHİ YALANLARLA, AYIPLARLA DOLUDUR/1
CHP ile ilgili en büyük yalan;
Cumhuriyeti CHP'nin kurduğu yalanıdır.
İşin doğrusu, Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanması üzerine, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet kurulmuş, bundan yaklaşık bir ay önce, 11 Eylül 1923'te de Cumhuriyet Halk Partisi kurulmuştur.
Bir ay önce kurulmuş olan CHP mi Cumhuriyeti kurmuş oluyor?
Bir ayda yumurtadan civciv bile çıkmaz.
Cumhuriyeti kuran Mustafa Kemal, Cumhuriyet Halk Partisini de kurmuştur.
Tek Partili siyasi rejimin aparatıdır Cumhuriyet Halk Partisi.
Anadolu'da hiçbir karşılığı yoktur.
Asker, bürokrat, zadegan sınıfın tahakküm aracıdır.
1923'ten 1950'ye kadar CHP tek parti oligarşisidir.
Aykırı hiçbir fikre hayat hakkı tanımamıştır.
Tehlikeli gördüğü herkesi yargılamış, çoğu insanı acımadan idam etmiştir.
Alternatif hiçbir düşünceye hayat hakkı tanınmamıştır.
Siyasi rejimin başındaki İsmet İnönü, Sovyetler Birliği ve Stalin korkusu yüzünden Amerika'ya yanaşmış, NATO ittifakına girmek istemiş.
NATO'ya girmenin 1. şartı ise çok partili demokrasidir.
Meclis'te 2. parti kurulması için kime izin verilmiştir?
Atatürk'ün Başbakanı ve İnönü'den daha Kemalist Celal Bayar'a parti kurma izni verilmiştir.
Yani muhalefet iktidara gelse dahi, siyasi rejim emellerde olacaktır.
Sözde muhalif parti kurulduktan sonra gidilen 1946 seçimleri, yüz yıllık Cumhuriyet Tarihimizin en ayıplı seçimleridir.
Uygulanan metod, açık oy, gizli tasniftir.
Bütün sandıkların başında Jandarma mevcut,
Sandığa gelen seçmene baştan soruluyor;
Kime oy vereceksin?
Seçmen, oy vereceği partiyi açıklamaya zorlanıyor.
Bazı sandık başlarında "Demokrat Parti'ye oy vereceğim" diye ısrar eden seçmene, Jandarma onbaşısı güzel bir dayak atıyor.
Yediği tokatlara rağmen, Demokratlara oy vermeye ısrar eden seçmen, oyunu açık olarak kullanmış oluyor.
Ama oyların sayımı ve dökümü gizli.
Kimse gerçek sonucu bilmiyor.
Edirne'den Hakkari'ye kadar sandıklarda hile yapıldığını herkes biliyor.
1950'ye gelindiğinde, seçimlere hakim teminatı getirilmiştir.
Bu da batının zorlaması ile olmuştur.
Yapılan seçimlerde CHP un ufak olmuştur.
1954 ve 1957 seçimlerinde de millet CHP'ye yüz vermemiştir.
CHP ve İsmet İnönü, sandıktan sonuç alamayacağını anlayınca, kendine yakın askerleri kışkırtarak, 1960'ta darbe yaptırmıştır.
1961'de yapılan seçimlerde CHP yine tek başına iktidar olamamıştır.
CHP, ancak % 36.7 oy alabilmiştir
İnönü, diğer partilerle, askerin vesayeti altında bir koalisyon hükümeti kurmuştur.
1965 yılına gelindiğinde CHP tepe taklak olmuştur.
Adalet Partisi,
% 52'nin üzerinde oyla tek başına iktidara gelmiştir.
CHP'nin oy oranı % 28'lere düşmüştür.
1969 seçimlerinde millet yine CHP ve İnönü'ye bir tokat atmıştır.
Seçimlerde Adalet Partisi % 46.5 oy ile tek başına yeniden iktidar oldu.
CHP'nin oyu ise % 27'ye düştü.
İnönü, hiçbir şekilde milletten teveccüh göremiyordu.
Bunun sonucu olarak, 1972'de askeri vesayet yeniden işbaşına geldi.
1965-1972 arasında ülkede % 5 enflasyon ile % 7 ortalama büyüme gerçekleşmiştir.
Türkiye'de herkesin tuttuğu altın olmaya başlamıştır.
Askeri vesayet, bütün ekonomik dengeleri alt üst etmiştir.
Not. Yarın CHP'yi yazmaya devam edeceğiz.