CHP'NİN TARİHİ YALANLARLA, AYIPLARLA DOLUDUR/2
1970'lere gelindiğinde, öğrenci eylemleri zirve yapmıştı.
Haliyle bunların arkasında CHP ve CHP yandaşı akademisyenlere vardı.
Demirel "Yollar yürümekle aşınmaz" dese de, siyaset aşınmıştı.
Asker, bu eylemleri gerekçe göstererek, 12 Mart 1971 yılında Demirel Hükümetine muhtıra verdi.
Başbakan Süleyman Demirel istifa etmek zorunda kaldı.
Burada bir aneknodu hatırlatmadan geçemeyeceğim;
1965 yılında Başbakan olan Süleyman Demirel'in makam masasının üzerinde çerçevelenmiş, elleri arkadan bağlı idama giden bir Menderes fotoğrafı vardı.
O fotoğraf, hep masasının üzerinde durmuş, Demirel bu korku ile yaşamıştır.
Ayrıca,
Demirel yine bu korku ile daima cebinde 1961 Anayasasını taşımıştır.
Her zorda kaldığında bu Anayasayı açıp, okuduğu biliniyor.
Buradan şunu anlıyoruz ki,
Siyasi iktidar değişse dahi, askeri vesayet daima iktidar olmuştur.
Formül şu idi : CHP+Asker = İktidar
Yukarıda dediğim gibi sandıktan iktidar çıkmış Adalet Partili Süleyman Demirel Hükümeti yerine CHP'li Prof. Dr. Nihat Erim Başbakan yapıldı.
CHP, sandıktan almadığı iktidar yetkisini namlunun gücüyle almıştı.
Nihat Erim, bazı CHP'li ve liberal Adalet Partililerle darbe hükümeti kurmuş oldu.
Bu arada,
CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit "Bu darbe bana karşı yapıldı" diyerek, Genel Sekreterlik görevinden istifa etmişti.
Bülent Ecevit, CHP içinde oluşturduğu kadrosu ile 1972 yılında İsmet İnönü'yü devirdi ve Genel Başkan oldu.
Merhum İsmet İnönü, iyice yaşlanmış, yorulmuş ve yıpranmıştı.
Partisinin oy oranı % 27'lere kadar düşmüştü.
Bülent Ecevit, Genel Başkan olduğu 1972'den 1973 seçimlerine kadar Anadolu'yu karış karış gezip, kendini tanıtmıştı.
Mavi gömleği ve güvercin uçurmalarla ilgi odağı olmuştu.
14 Ekim 1973 seçimlerinde Bülent Ecevit'in lideri olduğu CHP, % 33 oyla 1. parti olmuştu.
Siyaset matematiğine bakarsan, bu oy artışı çok ciddi bir artış değildir.
1973 seçimlerine gelmeden, TİP kapatılmıştı.
Bu oylar, doğal olarak CHP'ye gelmişti.
Merkez sağın oyları dağılmıştı ama total oylarda bir kayıp yoktu;
Adalet Partisi % 30 yaklaşık.
Demokratik Parti % 12 "
Milli Selamet Partisi % 12 "
Toplamda % 54 oy ediyor.
Bu parçalanmada da askeri vesayetin parmak uçları var.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Milli Nizam Partisi askeri mahkemede kapatılınca, Erbakan ailesini alıp, İsviçre'ye yerleşmişti.
Kendi çizgisinde siyaset yapma imkanı görmemişti.
Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur, bizzat İsviçre'ye giderek, Erbakan'ı Türkiye'ye davet etti.
Bir daha partisinin kapatılmayacağı garantisini verdi.
Bu garanti üzerine Erbakan Türkiye'ye döndü ve Milli Selamet Partisini kurdu.
Yine askerin kışkırtması ile Adalet Partisinde bir bölünme daha yaşandı.
Adalet Partisi'nin TBMM Başkanı Ferruh Bozbeyli ve bir grup arkadaşı ile ve 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın açık desteği ile Demokratik Parti'yi kurdu.
Bülent Ecevit'le kurulan hükümet, Necmettin Erbakan ve partisine hiç yaramadı.
1973'te % 12 oy alan MSP, 1977 seçimlerinde % 8.5'lara kadar düştü.
1973'te 48 olan milletvekili sayısı 1977 seçimlerinde 24 milletvekiline düştü.
Özellikle o dönem çıkarılan af yasası ile teröre bulaşmış örgüt militanlarına af gelmişti.
Bu tarihler, tam da benim üniversite öğrencilik yıllarıma denk gelmişti.
Deniz Gezmiş parkalı bir sürü tipler üniversiteye geri dönmüştü.
Bu militanlar, 5 yıllık öğrencilik hayatımız boyunca bize gün yüzü göstermediler.
Not: Bu konuları yazmaya devam edeceğiz
Plan işlemişti.
Adalet Partisi'nin % 50'lerdeki oy oranı % 30'lara düştü.
1. Parti çıkan Ecevit'in partisi CHP ile Erbakan'ın partisi MSP bir koalisyon hükümeti kurdu.