HALKA HİZMET NASIL OLMALI? HİZMETTE KAYIRIM OLUR MU ?12.06.2026
Akyazı Kaymakamı Mustafa İkbal Eşki başkanlığında, Akyazı Belediye Başkanı Bilal Soykan ve mahalle muhtarlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantı, kamuoyunun uzun yıllardır cevap beklediği önemli bir konunun yeniden gündeme gelmesine vesile oldu.
Edinilen bilgilere ve basına yansıyan iddialara göre, toplantıda söz alan muhtarlardan biri yıllardır konuşulan ancak yetkililerin bugüne kadar net bir açıklama yapmadığı bir meseleyi gündeme taşıdı.
Bu durum, salonda bulunan iki muhtar arasında sert bir tartışmanın yaşanmasına neden oldu. Karşılıklı söz düellosuna dönüşen tartışmanın bir süre sonra gerginliğe dönüştüğü ifade edildi.
Aslında tartışmanın merkezindeki konu oldukça önemliydi:
Akyazı'nın köy statüsündeki yerleşim alanları, 6360 sayılı Kanun kapsamında Büyükşehir düzenlemesi sonrasında mahalleye dönüştürüldü.
Türkiye genelinde köylerin tüzel kişiliklerinin kaldırılmasıyla birlikte, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden sonra bu düzenleme fiilen uygulanmaya başladı.
Bu süreçte SASKİ tarafından Akyazı'nın mahalle statüsüne geçen yerleşimlerinde su sayaçları takıldı ve yasal düzenlemeler çerçevesinde su bedelleri tahsil edilmeye başlandı. İlk dönemlerde vatandaşların tepkileri olsa da uygulama devam etti ve aboneler su faturalarını ödemeyi sürdürdü.
Buraya kadar herhangi bir sorun görünmüyor.
Ancak kamuoyunda uzun süredir konuşulan bir iddia var:
Akyazı'da bulunan 76 mahallenin 73'ü su faturası öderken, 3 mahallenin su bedeli ödemediği ileri sürülüyor. Bu durumun yıllardır bilinmesine rağmen konunun neden açıklığa kavuşturulmadığı merak ediliyor.
Eğer bu iddia doğruysa, akıllara şu soru geliyor:
73 mahalle su bedeli öderken, 3 mahalle neden ödeme yapmıyor?
Daha da önemlisi, bu uygulamanın hukuki ve idari gerekçesi nedir?
Toplantıda gündeme gelen ikinci konu ise yaylalardaki kaçak elektrik kullanımı ve kaçak yapılaşma iddiaları oldu. Ancak katılımcıların anlatımlarına göre bu başlıklar, su faturası tartışması kadar etkili olmadı.
Asıl gerginlik, su faturası ödemediği iddia edilen mahalleler konusu açıldığında yaşandı. Tartışma bir süre devam etti. Bazı iddialara göre muhtarlardan biri salon dışına çıkarıldı ve böylece gerginlik sonlandırıldı.
Oysa burada asıl mesele, tartışan kişilerin susturulması değil; ortaya atılan iddiaların açıklığa kavuşturulması olmalıydı.
Kamu görevlilerinin görevi, tartışmayı sonlandırmaktan önce kamuoyunun cevap beklediği sorulara açıklık getirmektir.
Toplantıya başkanlık eden Kaymakam Mustafa İkbal Eşki, Belediye Başkanı Bilal Soykan ve toplantıya katılan diğer yetkililer bu konuda kamuoyunu tatmin edecek net bilgiler paylaşmalıdır.
Çünkü vatandaşın beklentisi çok açıktır:
Hizmette ayrıcalık var mı, yok mu?
Eğer yoksa bunun belgeleriyle ortaya konulması gerekir.
Eğer varsa da gerekli işlemler gecikmeden yapılmalıdır.
Devletin ve belediyelerin temel ilkesi eşitliktir.
Aynı ilçede yaşayan vatandaşların bir kısmı ödeme yaparken bir kısmının yapmadığı yönündeki iddialar cevapsız kaldıkça, kamuoyunda
"hizmette kayırma mı var?" sorusu daha yüksek sesle sorulmaya devam edecektir. ayrıca halka hizmet nasıl olmalı?
Şeffaflık, adalet ve eşitlik ilkeleri gereği, bu soruların cevabı yetkililer tarafından verilmelidir.
