AKYAZI’DA SORULARIN GÖLGESİNDE 12 YIL
12 Yıl, Aynı Sorular, Cevap Yok
Bir belediyeyi güçlü kılan sadece yaptığı hizmetler değil, vatandaşın sorularına verdiği şeffaf ve açık cevaplardır. Peki, Akyazı'da 12 yıldır sorulan sorular neden hâlâ cevapsız?
Demokratik toplumlarda belediyeler yalnızca hizmet üreten kurumlar değildir. Aynı zamanda hesap verebilir olmak, vatandaşın sorularını yanıtlamak ve kamuoyunu bilgilendirmekle de yükümlüdür. Çünkü belediyeler, halkın vergileriyle hizmet üretir.
Yaklaşık 21 yıldır Akyazı Belediyesi'nin hizmetleri, ihaleleri, imar uygulamaları, personel alımları, kiralama ve satış işlemleri başta olmak üzere çeşitli konularda sorular soruyorum. Amacım hiçbir zaman kişilerle değil, kamu yönetiminin nasıl yürütüldüğüyle ilgilenmek oldu.
Geçmiş dönemde yönelttiğim sorulara cevap verilmesi yerine hakkımda çok sayıda suç duyurusunda bulunuldu. Bildiğim kadarıyla bu başvuruların tamamı soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde sonuçlandı. Hukuki süreçlerden beklenen sonucun alınamamasının ardından sosyal medya üzerinden şahsımı hedef alan paylaşımlar ve yorumlarla karşılaştım. O dönem böylece sona erdi.
Yeni dönem, yeni beklentiler
2019 yılında göreve gelen yeni belediye başkanından beklenti, geçmiş döneme ilişkin varsa eksiklikleri ve usulsüzlük iddialarını kamuoyu adına araştırması ve şeffaf bir yönetim anlayışı sergilemesiydi.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre belediyede bağımsız bir denetim çalışması yaptırıldı. Yerel basında yer alan haberlerde, hazırlanan raporda belediyenin zarara uğratıldığı yönünde tespitlerin bulunduğu ve dönemin rakamlarıyla yaklaşık 4 milyon TL'lik bir kamu zararından söz edildiği iddia edildi. Ancak bu konuda belediye tarafından kamuoyuna ayrıntılı ve resmi bir açıklama yapılmadı. Raporun içeriği, sonuçları ve herhangi bir hukuki işlem başlatılıp başlatılmadığı konusunda da kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediği görülüyor.
Eğer bu iddialar gerçeği yansıtmıyorsa neden açık bir açıklama yapılmıyor? Eğer doğruysa neden gereği yapıldığı kamuoyuyla paylaşılmıyor?
Asıl sorun sessizlik
Bugün gelinen noktada da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz.
İhale süreçleri, imar uygulamaları, personel alımları, belediyeye ait taşınmazların kiralanması ve satışı gibi birçok konuda yöneltilen soruların önemli bir kısmı cevapsız kalıyor.
Dikkat çekici olan ise şu:
Geçmiş dönemde sorulara suç duyurularıyla karşılık verilirken, bugün ne kapsamlı bir açıklama yapılıyor ne de iddiaların gerçeği yansıtmadığına ilişkin kamuoyunu ikna edecek resmi bilgilendirmeler yapılıyor.
Oysa kamu yönetiminde sessizlik çoğu zaman soruları ortadan kaldırmaz;
tam tersine yeni soruların doğmasına neden olur.
Belediyecilik öncelikleri değişti mi?
Akyazı'nın potansiyeli tartışılmaz.
Doğası,
Sanayisi,
Turizm imkânları,
Yeraltı kaynakları
100 bin kişilik nüfusu İle bölgenin en önemli ilçelerinden biri
olabilecek kapasiteye sahip.
Ancak vatandaşın günlük hayatına dokunan temel belediyecilik hizmetleri konusunda ciddi eksiklikler olduğu yönünde yaygın eleştiriler bulunuyor.
Bozuk yollar, çukur ve çamur sorunu, toz, ulaşım, trafik yoğunluğu, otopark yetersizliği, kaldırım işgalleri gibi sorunlar uzun süredir gündemde.
5393 sayılı Belediye Kanunu belediyelerin temel görevlerini açık şekilde tanımlıyor. Vatandaş açısından öncelik, günlük yaşamı kolaylaştıran hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesidir. Büyük bütçeli projeler elbette önemlidir; ancak temel belediyecilik hizmetleri ihmal edildiğinde yapılan diğer yatırımlar toplumda aynı karşılığı bulmayabilir.
Son söz
Benim meselem kişilerin kim olduğu değildir.
Benim meselem belediyenin nasıl yönetildiğidir.
Bir vatandaş olarak soru sormanın anayasal bir hak, yöneticilerin cevap vermesinin ise demokratik yönetimin gereği olduğuna inanıyorum.
Sorular cevaplandığında tartışmalar da büyük ölçüde sona erecektir.
Çünkü şeffaflık, hiçbir zaman yöneticiyi zayıflatmaz; aksine kamuoyundaki güveni güçlendirir.
Bu nedenle sormaya devam edeceğim.
Kamuoyu adına...
Cevap verilene kadar.
