ÇELİK ÇOMAKLA KAMU YÖNETİLMEZ
Bir ülkenin yönetimi çocuk oyuncağı değildir.
Hele ki bir büyük şehrin yönetimi hiç değildir.
Çocukluğumuzda mahalle aralarında oynadığımız bir oyun vardı: çelik çomak. Kuralları basitti. Elinize bir sopa alır, küçük bir çubuğu havaya fırlatır ve uzağa vururduk. Ne kadar uzağa giderse o kadar başarılı sayılırdik.
Ama o oyun çocukluğa aitti.
Bugün şehir meselelerine bakınca insanın aklına ister istemez o eski oyun geliyor.
Çünkü bazı yöneticiler devlet ciddiyetiyle değil, sanki mahallede çelik çomak oynuyormuş gibi davranıyor.
Özgeçmişler havaya atılıyor, gerçekler çubuğun savrulduğu gibi savruluyor.
Oysa kamuyönetimi çelik çomak değildir.
Kamu yönetimi sorumluluktur.
Kamu yönetimi hesap verebilirliktir.
Kamu yönetimi liyakat ve dürüstlüktür.
Bir insanın eğitim hayatı, diploması, geçmişi… bunlar bir yöneticinin kimliğinin parçasıdır.
Eğer bir insan özgeçmişine sahip olmadığı bir eğitimi ekliyorsa,
burada mesele sadece bir satır yazı değildir. Mesele güven meselesidir.
Çünkü kamu görevinde güven, cam gibidir.
Bir kez çatladı mı, artık eski berraklığına kavuşmaz.
Bir belediye başkanı ya da bir kamu yöneticisi için en önemli şey;
makamın büyüklüğü değil, karakterin büyüklüğüdür.
Makam koltuğu herkese verilebilir. Ama dürüstlük herkese nasip olmaz.
Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk boşuna
“Bütün ümidim gençliktedir” demedi. Çünkü Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temelinde ehliyet ve liyakat anlayışı vardı.
Cumhuriyet; torpilin değil, emeğin;
yalanın değil, doğruluğun;
gösterişin değil, çalışmanın üzerine kurulmuştur.
Bugün bu ilkeleri hatırlamaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
Bir belediye başkanı için en önemli diploma, aslında üniversite diploması değil; milletin güvenidir. O güven ise özgeçmişe eklenen satırlarla değil, ortaya konan dürüstlükle kazanılır.
Toplum artık şunu çok iyi biliyor:
Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar.
Bugün belki çelik çomak gibi savrulan sözler alkış alabilir. Ama yarın tarih sahnesi çok daha sert bir hakemdir.
Tarih; makamı değil, karakteri yazar.
Bu yüzden memleket meselelerini çocuk oyunu ciddiyetiyle değil, devlet ciddiyetiyle ele almak gerekir.
Çünkü çelik çomakla mahalle yönetilebilir belki…
Ama bir şehir, bir ülke, bir Cumhuriyet asla yönetilemez.
Ve bu millet artık şunu açıkça söylemektedir:
Cumhuriyet; liyakat ister, dürüstlük ister, hakikat ister.
Haluk Akbay















