SOYKAN'LA AKYAZI ENGELLİ İLÇE OLDU BİLAL SOYKAN’A SORUYORUZ: ENGELLİ VATANDAŞIN HAKKI NE ZAMAN TESLİM EDİLECEK?
Akyazı halkı aylardır “tesis yaptık, yatırım yaptık” söylemleriyle oyalana dursun… Engelli vatandaşlarımız hâlâ erişilemez kaldırımlarda, bozuk yollarda, sorunlu ulaşımda sıkışıp kalmış durumda. Çünkü ortada hizmetten çok, hizmet görüntüsü var.
Kaldırımlar?
Rampası yok, standardı yok, çoğu yerde bozuk ve araçlarla işgal altında. Tekerlekli sandalye ile çarşı merkezinde 100 metre ilerlemek bile mücadele gerektiriyor.
Sayın Soykan, bu mu sizin Akyazı vizyonunuz?
Toplu ulaşım?
Kâğıt üzerinde “engelli erişimine uygun”, ama sahada rampası çalışmayan minibüsler, yüksek duraklar ve inip binmek için mücadele veren engelli vatandaşlar var.
Bu bir hizmet değil; düpedüz eziyettir.
Engelli aileleri?
Eğitim, bakım desteği, sosyal yaşam, psikolojik destek… Kaçına gerçek çözüm üretildi?
Kapıları çalınıp “Sorununuz nedir?” diye sorulan kaç aile var?
Fotoğraf vermek kolay, çözüm üretmek zor.
Engelli çocuklara yönelik sosyal atölye, spor – sanat merkezi, özel eğitim destek programı var mı?
YOK.
Üstelik ilçedeki sosyal tesisler bir bir kapatılıyor.
Demek ki belediye, sosyal yaşamı daraltmayı “tasarruf” ya da “başarı” olarak görüyor.
Ve asıl vahim olan:
Akyazı’nın sokakları delik deşik.
Kaldırımlar dökülüyor, yollar çöküyor, çukurlar araçlara da yayalara da zarar veriyor. İlçe merkezi bile yürünemez hâle gelmişken “hizmet yaptık” demek gerçekten samimiyet testi gibidir.
Sayın Bilal Soykan siz “desinler diye yapılan tesislerle” övünedurun…
Millet size net bir şekilde şunu soruyor:
“Bizim paramız önce şov için mi, yoksa hizmet için mi harcanacak?”
“Engelli vatandaşın hakkı ne zaman teslim edilecek?”
“Bu sokaklar ne zaman yaşanabilir hâle gelecek?”
Engelli bireye hizmet bir lütuf değildir; asli görevinizdir.
Şehrin altyapısını düzeltmek görevinizdir.
Kaldırımları erişilebilir yapmak görevinizdir.
Sosyal yaşamı güçlendirmek görevinizdir.
Ve bir belediye bu en temel görevleri bile yapamıyorsa; sorun asfaltın değil, anlayışın çöküşündedir.
Ve yarın…
03 Aralık Dünya Engelliler Günü.
Yine muhteşem programlar yapılacak, süslü cümleler havada uçuşacak, protokol konuşmaları alkışlanacak.
Fotoğraflar çekilecek, videolar paylaşılacak…
Sonra herkes evine gidecek.
Peki engelli bireyler?
Onlar yine aynı bozuk kaldırımlarla, aynı çukurlarla, aynı görmezden gelinmiş sorunlarla baş başa kalacak.
Bence Söz bitti.
Artık gercek masada halka icraat zamanı