ŞOV MU, GERÇEK Mİ?
Akyazı belediye başkanı Bilal SOYKAN 15 Nisan 2026 akşamı saat 21.00’de bir televizyon kanalında yapılan canlı yayına katıldı
Bilal Soykan yaptığı açıklamalarla yalnızca sorulara yanıt vermekle kalmadı
Aynı zamanda yönetim anlayışına dair önemli ipuçları da verdi.
Kısa süre önce Akyazı Belediyesi tarafından yapılan bir açıklamada, yerel basın için
“Belediyemizden nemalanamadığından dolayı yalan ve algı çalışmalarına devam etmektedir” ifadeleri yerel basına zan altında bıraktı. Sorulmasına rağmen nemalanan basın mensuplarını veya belediyeden nemalanamadıkları için algı yapan basın mensuplarını açıklamadı
Bu yaklaşım, kamuoyunda tartışma yaratan bir bakış açısını ortaya koymaktadır.
Sayın Başkan yayında “Her şey yasal, her şey kanuna uygun” diyerek konuşmasına başladı.
Ancak kamuoyunda dile getirilen eleştiriler, “kanunsuzluk” iddiasından çok; şeffaflık, hesap verebilirlik ve yönetim tarzı üzerine yoğunlaşmaktadır.
Sorular nettir:
İlçe yönetiminde neden daha açık ve katılımcı bir yaklaşım görülmemektedir?
Karar alma süreçleri neden yeterince şeffaf değildir?
İlçenin öncelikli sorunlarına yönelik çalışmalar neden kamuoyuna daha açık şekilde anlatılmamaktadır?
Canlı yayında bu sorulara doğrudan ve tatmin edici cevaplar verildiğini söylemek ise zor görünmektedir.
Bunun yerine, tartışmanın odağının yer yer basına yöneldiği görülmüştür.
Oysa şu sorular önemini korumaktadır:
Basını eleştirmek, kamuoyundaki soru işaretlerini ortadan kaldırır mı?
Eleştirilere karşı savunma yerine açıklık tercih edilse daha sağlıklı olmaz mı?
Son dönemde kamuoyuna yansıyan arsa satışları, ihaleler ve belediye tasarruflarıyla ilgili konularda da benzer bir durum dikkat çekmektedir:
Bilgilendirme sınırlı, tartışma ise yoğundur.
“Satan başkan olmayacağız” gibi ifadeler ile sonrasında yapılan işlemler arasındaki algı farkı, vatandaşların zihninde soru işaretleri oluşturmaktadır.
Bir belediye yönetiminin en önemli sorumluluklarından biri güven oluşturmaktır.
Güven ise ancak açık, şeffaf ve tutarlı bir yönetim anlayışıyla sağlanabilir.
Elbette belediyeler taşınmaz satabilir, yatırım yapabilir.
Ancak bu süreçlerin açık şekilde anlatılması, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşır.
Aksi halde vatandaşın sorduğu basit bir soru cevapsız kalır:
“Ne oluyor?”
Bugün gelinen noktada, kamuoyunun beklentisi nettir:
Daha fazla şeffaflık, daha fazla açıklık ve daha güçlü bir iletişim.
Sonuç olarak;
15 Nisan akşamı izlenen yayın, kamuoyundaki tüm soru işaretlerini gidermekten ziyade yeni tartışmaların önünü açmış görünmektedir.
Bu nedenle şu soru hâlâ geçerliliğini koruyor:
Bu bir bilgilendirme miydi, yoksa bir iletişim performansı mıydı?
Takdir kamuoyunun.
16.04.2026
Ali şanlı















