FINDIKÇILAR SAHİPSİZ Mİ?
TMO 250 TL açıkladı, tüccar 160-170 TL'den alıyor: Üretici neden tüccarın kucağına itiliyor?
Türkiye’nin dünya fındık üretiminde önde gelen ülkeler arasında yer almasına rağmen, fındık üreticisinin yaşadığı sorunlar her sezon yeniden gündeme geliyor.
Geçtiğimiz sezon kahverengi kokarca zararlısı nedeniyle ciddi verim kaybı yaşayan üreticiler, düşük fiyatların da etkisiyle büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.
Yeni sezonda ise üreticinin umudu, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) açıkladığı fiyatla yeniden yükseldi. Ancak serbest piyasada oluşan fiyatlar ve TMO'nun ödeme süreci, üreticinin yeniden zor durumda kalmasına neden oluyor.
TMO 250 TL açıkladı, serbest piyasada 160-170 TL
TMO'nun yeni sezon fındık alım fiyatını 250 TL olarak açıklaması üreticide olumlu beklenti oluştururken, serbest piyasada bazı tüccarların fındığı 160-170 TL seviyelerinden almaya başlaması tepkilere neden oldu.
TMO fiyatı ile serbest piyasa arasındaki 80-90 TL'lik fark, üreticinin en önemli gündem maddesi haline geldi.
Üreticiler,
“Devlet 250 TL fiyat açıklıyorsa, biz neden ürünümüzü 160-170 TL'ye satmak zorunda kalıyoruz?”
diye soruyor.
TMO'nun ödeme süresi de üreticiyi zorluyor
Üreticinin yaşadığı sorun yalnızca fiyat farkıyla sınırlı değil.
TMO'nun alım yapmasına rağmen ödemenin peşin yapılmaması, ürününü teslim ettiği anda parasını almak isteyen üreticiyi zor durumda bırakıyor.
Hasat döneminde işçilik, gübre, ilaç, borç ve diğer giderlerini karşılamak zorunda olan üretici, parasına kısa sürede ulaşmak istiyor.
TMO'dan ödeme için beklemek istemeyen ya da bekleme imkânı bulunmayan üretici ise ister istemez serbest piyasaya yöneliyor.
Bu noktada üreticinin tepkisi oldukça açık:
“TMO 250 TL fiyat açıklıyor ama paramı hemen alamıyorsam, mecburen tüccara gidiyorum. Böyle olunca da açıklanan fiyatın hiçbir anlamı kalmıyor.”
“Üretici tüccarın kucağına itiliyor”
Üreticilere göre TMO'nun fiyat açıklaması tek başına yeterli değil.
Ürünün zamanında alınması ve ödemenin mümkün olduğunca hızlı yapılması gerektiğini belirten üreticiler, aksi halde yüksek fiyat beklentisinin gerçekleşmediğini ifade ediyor.
Bir tarafta 250 TL olarak açıklanan TMO fiyatı, diğer tarafta 160-170 TL'lik serbest piyasa fiyatı bulunurken, ödeme ihtiyacı olan üreticinin tercih şansı da giderek azalıyor.
Bu durum bazı üreticiler tarafından,
“Üretici TMO'ya değil, tüccarın kucağına itiliyor.”
şeklinde değerlendiriliyor.
Fındık üreticisi yetkililerden ses bekliyor
Yaşanan fiyat farkı ve ödeme süreci karşısında üreticilerin gözleri, fındık sektörünün önemli kuruluşlarından biri olan FİSKOBİRLİK yönetimine ve bölge milletvekillerine çevrildi.
FİSKOBİRLİK Başkanı ve Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar başta olmak üzere bölgedeki diğer milletvekillerinin, serbest piyasadaki fiyatlar ve üreticinin yaşadığı sorunlar konusunda daha güçlü şekilde üreticinin yanında yer almaları bekleniyor.
Üreticiler, milletvekillerinin ve sektör temsilcilerinin yaşanan fiyat makası ve ödeme sorunları konusunda daha fazla açıklama yapmasını ve çözüm için girişimde bulunmasını istiyor.
Özellikle TMO'nun 250 TL olarak açıkladığı fiyat ile serbest piyasadaki 160-170 TL seviyesindeki fiyatlar arasındaki büyük fark karşısında yetkililerin sessiz kalması, üreticilerin tepkisine neden oluyor.
Bir yıllık emeğin karşılığı bu mu?
Fındık üreticisi için sezon yalnızca hasat döneminden ibaret değil.
Gübre, ilaç, budama, bahçe temizliği, işçilik, ulaşım ve diğer üretim giderleri her geçen yıl artıyor.
Üretici aylar boyunca yaptığı masrafların ardından hasat ettiği ürününü değerinde satmak istiyor. Ancak serbest piyasadaki düşük fiyatlar ve TMO'daki ödeme süreci, üreticinin pazarlık gücünü azaltıyor.
Kokarca tehlikesi de unutulmadı
Geçtiğimiz sezon fındık bahçelerinde ciddi verim kayıplarına neden olan kahverengi kokarca zararlısı da üreticinin gündemindeki yerini koruyor.
Üreticiler, zararlıya karşı mücadelenin yalnızca kendi imkânlarına bırakılmamasını, kamu kurumları tarafından daha etkin ve koordineli bir mücadele yürütülmesini istiyor.
Fındık sadece üreticinin değil, bölgenin ekonomisi
Fındık, Sakarya başta olmak üzere birçok bölgede binlerce ailenin geçim kaynağı.
Üreticinin kazancı; işçisinden nakliyecisine, manavından esnafına kadar bölgedeki birçok sektörü doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle fındık fiyatındaki her değişiklik yalnızca üreticiyi değil, bölge ekonomisini de yakından ilgilendiriyor.
Üreticinin sorusu net: Sahipsiz miyiz?
Türkiye dünya fındık üretiminde önemli bir konumdayken ve fındık ihracatı ülke ekonomisine ciddi katkı sağlarken, üreticinin her sezon benzer sorunlarla karşılaşması düşündürüyor.
TMO 250 TL fiyat açıklıyor, ancak serbest piyasada fındık 160-170 TL'ye alınıyor. Üstelik üretici TMO'dan parasını beklemek zorunda kalırken, nakit ihtiyacı olan üretici düşük fiyata rağmen tüccara yöneliyor.
O zaman şu soru kaçınılmaz hale geliyor:
FINDIKÇILAR SAHİPSİZ Mİ?
Başta FİSKOBİRLİK Başkanı ve Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar olmak üzere bölge milletvekilleri, üreticinin yaşadığı bu sorunlar karşısında ne diyecek?
Üreticinin beklentisi yalnızca yüksek fiyat açıklanması değil;
ürünün değerinde alınması, ödemenin zamanında yapılması ve üreticinin tüccara mecbur bırakılmaması.
Çünkü üretici için açıklanan fiyat kadar, o fiyat üzerinden ürününü satabilmek ve parasına zamanında ulaşabilmek de önemli.
Fındık dalda yetişiyor, alın teriyle toplanıyor.
Şimdi gözler yetkililerde: Üreticinin yanında kim duracak?
FINDIKCILAR SAHİPSİZ Mİ?
Admin ALİ ŞANLI














