TÜM HABERLER
Giriş Tarihi : 09-11-2020 16:24   Güncelleme : 09-11-2020 16:24

SOSYAL MEDYA'DAN İSTİFA, MODA OLDU,

SOSYAL MEDYA'DAN İSTİFA, MODA OLDU,

SOSYAL MEDYA'DAN İSTİFA, MODA OLDU,

SOSYAL MEDYA'DAN İSTİFA, MODA OLDU,

Daha şu saate kadar Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın sosyal Medya'dan duyurduğu istifa kararı üzerine net bir açıklama yapılmadı.

Çok sıkıntılı bir durum.

Muhalefet tarafı için sıkıntı yok.

"Yiyin birbirinizi" derler ve geçerler.

Anlaşılabilir bir durumdur bu.

Esas sıkıntı, iktidar tarafında duruş alanlar içindir.

Aynı istifa yöntemini, İçişleri Bakanı sayın Süleyman Soylu kullandı.

Hiçte iyi etmedi.

Süleyman Soylunun adının kenarına bir çentik attım o gün.

Devlet işleri bu, boru değil yani.

Dün akşam,

Belçika'da gazetecilik yapan kardeşim Hüseyin Dönmez ile Berat Albayrağın istifası üzerine yazışıyorduk.

Ona aynen şunu dedim;

"Biz, siyaset adamlarına çok fazla önem veriyoruz.

Onları yere göğe sığdıramıyoruz.

Verdiğimiz değeri hakkediyorlar mı?

Bunu hiç düşünmüyoruz"

Şöyle son 40 yılı gözümün önüne getiriyorum,

Siyasette nice yavanlıklar, nice çiğlikler gözümün önüne geliyor.

Son 40 yılda yüzlerce arkadaşım milletvekili oldu.

Onlarca arkadaşım bakan oldu.

Kimisi karakter imtihanını iyi verdi, yani sınıfı geçti.

Kimisi karakterden dolayı yerlerde süründü.

Bırakın siyasette aktif rol almayı, sade bir seçmen olarak, o karakter zaafına hiç düşmedim.

Vaktiyle,

Eski bir milletvekili arkadaşım, üyesi olduğu partiden 2 veya 3 dönem milletvekili oldu.

4. dönem partisinden aday yapılmayacağını anlayınca, nefret ettiğini çok iyi bildiğim bir başka parti'den aday oldu.

Aday olduğu partiye yatıp kalkıp küfür ettiğini çok iyi biliyorum.

Kendisiyle bir mahalde karşılaştım.

Çok samimi arkadaşım olduğu için, kendisine fütursuzca sitem ettim;

"Lan yavşak, niye değiştirdin partini?" dedim.

Cevaben;

"İzzetçiğim, Meclis Başkanı Mustafa Kalemlinin ceylan derisinden yaptırdığı o portakal renkli koltuklar öyle rahat ki, oturunca insanın kalkası gelmiyor.

Seçileceğimi bilsem, gider komünist partiden aday olurdum" dedi.

Demek ki,

İdeal, vatan, millet palavraymış.

İnanın, sade seçmende dahi yok böyle vıcıklık.

Şöyle bakın Ak Parti'nin son 18 yılına,

Sayın Cumhurbaşkanı ile yola çıkanların kahir ekseriyetinin duruşlarına bir bakın.

Bırakın kendilerini,

Sağda solda resimlerini dahi görsem, midem bulanıyor, kusmak geliyor içimden.

Reis sayesinde, , rüyalarında görseler, hayra yormayacakları makamlara gelen adamlar, kendilerini üç otuz kuruşa sattılar.

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'i üniversite yıllarından beridir tanırım.

Kendisi Sivas İmam-Hatip mezunudur.

Öğrencilik yıllarında radikal İslamcıydı güya.

Hanımı kara çarşaflıydı.

Arkadaşlar arasında İrancı olduğu konuşulurdu.

Şimdi CHP sıralarında oturuyor.

Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, geçmişte Milli Görüş'ün en radikallerinden birisiydi.

Her konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk'e "Beton Kemal, Kefere Kemal" derdi.

Şimdi CHP sıralarında oturuyor.

Hatta CHP'de Genel Başkan Yardımcısı dahi yapıldı.

Aslında her türlü Atatürk düşmanı CHP'de toplanmış durumda ya.

Gelelim Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın istifası meselesine.

Sebebi ne olursa olsun, Sosyal Medya'dan istifayı hiç şık bulmadım.

Hiçbir gerekçe, böyle istifası için makul bir sebep olamaz.

Berat Albayrak, sayın Cumhurbaşkanı'nın aile üyesi.

Hane halkı yani.

Sayın Berat Albayrak için, bu sütunlarda onu öven, onu koruyan onlarca yazı yazdım.

Kendisi hakkında bugünde kanaatim değişmemiştir.

Yazdıklarımın özeti "Rafine bir ailenin evladı" olduğu yönündedir.

Bugünde aynı satırların altına imzamı atarım.

Dün akşam,

Ak Parti'nin üst katlarında sondajlar yapmıştım.

İstifasının doğru olduğu yönünde malumatlar edinmiştim.

Bugün öğle saatlerine kadar hiçbir şekilde konuşmama talimatı alındığını da öğrendim.

Benim siyasi duruşum net ve kesindir.

Türkiye, dört bir koldan saldırı altındayken, indi gerekçelerle falso yapmak, hainliktir, alçaklıktır.

Başka bir şeyde değildir.

Bakınız geçmişimize.

Muhalifi, muvafıkı,

Puştu, pezevengi,

Bir oldular,

Beraber oldular,

Sultan Abdülhamid'i devirdiler.

Birkaç yıl içinde koca imparatorluk tarihe gömüldü.

Şimdi elimizde kalan çorak Anadolu Yaylası için bayramlar yapıyoruz.

Utanacağımız yerde.

Adama acıyorum yahu,

İçim sızlıyor.

Bu millet için, onun yaptığı fedakarlığın yüzde birini yapmam.

Vallahide yapmam, billahi de yapmam.

Geçmişte yaptım.

Canımı ortaya koydum,

Mücadele ettim.

Ödülü;

Vatan haini oldum.

Türkiye'nin en büyük üniversitelerinden birisini bitirdim, çoluk çocuğumun rızkı için kırtasiyeci oldum.

Yurtdışına kaçtım, canımı zor kurtardım.

Bu mu lan?

Bu mu canı pahasına mücadele etmenin bedeli?

Onun yaptığını ben yapmam,

Vallahi yapmam.

Son 40 yıldır oturdum kenara, hali seyrediyorum.

Çünkü çok kırgınım, çok küskünüm.

Osuruktan tayyare adamlar, esas bizim geleceğimiz yerlere geldiler.

Yerlerini hak etmedikleri için, her türlü çiğliği yapıyorlar.

Çünkü geçmişte bedel ödemediler.

Bugünkü siyasetçilerin kahir ekseriyeti, maalesef osuruktan tayyare.

Adamı çok kolay satıyorlar.

Sayın Cumhurbaşkanı'na olan güven ve itimadımız olmasa, hiçbirisine sokakta görsem, vallahi selam vermem.

Dün,

Cesaretini toplayıp, benim masamda çay içemeyenler, bugün makam üzre makamlara geliyorlar.

Vah benim ülkeme vah.

Sayın Maliye Bakanı'nın istifası konusu netleşsin, esas yorumu o zaman yapacağım.

Sağlıkla ve esen kalın.