AKYAZI
Giriş Tarihi : 30-09-2020 13:22   Güncelleme : 30-09-2020 13:22

AZERBAYCAN AÇIKLAMASI

AZERBAYCAN AÇIKLAMASI

AZERBAYCAN AÇIKLAMASI

AZERBAYCAN AÇIKLAMASI

Sakarya Türk Ocağı Başkanı Alagöz’den Azerbaycan açıklaması

 

‘Bizler kardeşlerimizle birlikte

savaşmaya da ölmeye de hazırız

 

Sakarya Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Alagöz Ermenistan’ın Azerbaycan’a haksız saldırısı ile ilgili yaptığı açıklamasında, “Bizler kardeşlerimizle birlikte savaşmaya da ölmeye de her daim hazırız” dedi.

 

Sakarya Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Alagöz, Ermenistan’ın haddini aşarak Azerbaycan’a düzenlediği haksız saldırıyı Türk Ocakları olarak gerek taşra, gerekse Genel Merkez olarak çok yakından takip ettiklerini ve gerekirse cephede savaşmaya bile hazır olduklarını açıkladı.

 

Başkan Gürsoy, Ermenistan’ın Karabağ’a saldırısını son derece yakından takip ettiklerini vurgularken, “Türk Ocakları Genel Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Öz’de Türk Ocaklarının Azerbaycan’ın yanında olduğunu bildirmiş ve Türk Ocakları olarak da Azerbaycan adına her türlü insiyatifi almaya hazırdır olduğunu belirtmiştir” dedi.

 

Gürsoy’un yaptığı basın açıklaması şöyle,

“Ayrılır mı Gönül Candan Azerbaycan Azerbaycan

Ermenistan, 27 Eylül 2020 günü, tarihte daha önce de olduğu gibi gene haddini aşarak Karabağ’a bir saldırı düzenledi. Bu saldırıda sadece askeri unsurlar değil siviller de hedef alındı. Terter’in Gapanlı, Ağdam’ın Çıraklı ve Orta Garvand, Fuzuli’nin Alhanlı ve Şükürbeyli, Cebrayıl’ın Çocuk Mercanlı köylerinde yoğun bombardıman yaşandı. Naftalan ilçesine bağlı Kaşaltı köyünde, tamamı aynı aileden 5 sivil hayatını kaybetti; 19 sivil de yaralandı. Ermenistan ordusu, bölgede görev yapan Türk gazetecileri de hedef aldı. Kapanlı köyü yakınında çekim yapan AA ve TRT ekibi saldırıdan son anda kurtuldu. Bunun üzerine kahraman Azerbaycan ordusu sivil halkın güvenliğini sağlamak amacıyla karşılık verdi.

 

Sovyetler Birliği döneminde, Kasap Stalin’in iktidarda olduğu zamanda, Azerbaycan sınırları içinde bulunan Dağlık Karabağ’da bir “Ermeni Özerk Bölgesi” oluşturma kararı sonucunda ve bu amaçla çok sayıda Ermeni buraya yerleştirilmişti. Sovyetler Birliği’nin zayıflamasıyla Ermeniler, Karabağ'ın Sovyet Azerbaycan'dan Sovyet Ermenistan'a devredilmesi için savaş çıkardılar. Ermeniler, Rusların desteğini de alarak; 1991’de Hankendi’ni, 1992’de Şuşa ve Hocalı’yı işgal etti. Bundan sonra Laçın, Hocavend, Kelbecer ve Ağdere'yi de ele geçiren Ermeniler, 1993'te Ağdam'a girdi. Ağdam'ı Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan illerinin işgali izledi. Bu süreç içinde Ermeniler, Azerbaycan Türklerine karşı ciddi katliamlar yaptı; Hocalı’da soykırım uyguladı. Azerbaycan topraklarının yüzde 20'si işgal edildi; 1 milyona yakın Azerbaycan Türk’ü, yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda bırakıldılar.

 

Bu sorunun çözümü için gerek Sovyet sonrası kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) faaliyetleri gibi bazı girişimler olduysa da Ermenistan hiçbir zaman çözüme yanaşmadı.

 

İran ve Rusya, stratejik çıkarları doğrultusunda işgalci Ermenistan’ı desteklediler, silahlandırdılar. Eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 2010-2018 yılları arasında Rusya’nın Ermenistan’a 50 bin tondan fazla silah gönderdiğini açıkladı.

 

Türkiye ve Türk Milleti tarih boyunca olduğu gibi bundan sonra da hem tarihî hem de uluslararası hukuk bakımından haklı olan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin yanında yer almıştır ve yer alacaktır.

 

Ermenistan, o bölgenin huzurunu kaçırmaya devam etmektedir; Türkiye ve Azerbaycan’ı suçlamaktadır. Hocalı katliamında sivilleri bilinçli şekilde hedef aldıkları bizzat eski cumhurbaşkanları tarafından açıklanmıştı. Bugün de Ermenistan, Azerbaycan topraklarını haksız yere işgal etmekte ve cephenin çevresindeki sivil yerleşim yerlerine saldırmakta bir sakınca görmemektedir. Buna göz yumulmayarak hadleri bildirilmektedir.

 

Sakarya Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Alagöz olarak Türk Ocakları olarak Türk devletlerini Azerbaycan’ı desteklemeye çağırıyoruz. Azerbaycan bizim kardeşimizdir! Bizler kardeşlerimizle birlikte savaşmaya da ölmeye de her daim hazırız”.