YAYLA ŞENLİKLERİNDE DİYANET VE MÜFTÜLÜKLERE SORU: DİNEN CAİZ Mİ?
Yayla şenlikleri, gelenek ve kültürümüzün yaşatılması açısından elbette önemli. Ancak bazı etkinliklerde ortaya çıkan görüntüler, “Bu uygulamaların dinimiz açısından hükmü nedir?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
Özellikle kadın ve erkeklerin bir arada, el ele veya temas ederek halay çektiği, eğlencenin ön plana çıktığı bazı organizasyonlarda dinî ölçüler açısından herhangi bir sakınca bulunup bulunmadığı kamuoyunun merak ettiği bir konu.
Burada sorulması gereken, “Yayla şenlikleri yapılsın mı, yapılmasın mı?” sorusu değildir.
Asıl soru şudur:
Kadın ve erkeklerin mahremiyet kurallarının gözetilmediği, temasın bulunduğu bu tür eğlenceler dinimiz açısından caiz midir?
BİR DE KAYNAK AKTARANLARA SORMAK GEREK
Bir başka önemli soru ise, bu tür etkinliklere kamu kaynağıyla veya kurumsal imkânlarla destek verenler açısından ortaya çıkıyor.
Eğer bir etkinlikte dinen sakıncalı olduğu kabul edilen uygulamaların gerçekleşeceği önceden biliniyorsa, buna rağmen maddi destek sağlamak, kaynak aktarmak veya organizasyonun gerçekleşmesine katkıda bulunmak dinî açıdan nasıl değerlendirilmelidir?
“Ben yapmadım, sadece destek verdim” demek sorumluluğu ortadan kaldırır mı?
İslam'da kişinin doğrudan yaptığı fiilin yanında, günaha veya yanlış bir uygulamaya bilerek destek olması ve buna imkân sağlaması da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Bu nedenle Diyanet İşleri Başkanlığı ve müftülüklere şu sorunun da yöneltilmesi gerekir:
Dinen sakıncalı olduğu değerlendirilen uygulamaların gerçekleşeceği bilinen bir etkinliğe, kişi veya kurumların maddi destek vermesi, kamu kaynağı aktarması ya da organizasyona katkı sunmasının dinî sorumluluğu nedir?
Elbette burada “şenlikte bulunan herkes günah işlemiştir” şeklinde peşin bir hüküm vermek doğru değildir. Etkinliğin içeriği, yapılan fiiller ve kişinin bunlara katkısının niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Ancak mesele tam da bu nedenle Diyanet'in ve müftülüklerin açık bir açıklama yapmasını gerektiriyor.
Kültür adına yapılan her uygulama dinen uygun mudur?
Dinen uygun olmayan bir uygulama varsa, bunu bilerek destekleyenlerin sorumluluğu nedir?
Kamu kaynaklarıyla desteklenen bu tür etkinliklerde dinî hassasiyetleri gözetmek bir sorumluluk değil midir?
Kamuoyunun beklediği cevap aslında çok açık:
“Bu yapılan dinen uygun mudur, değil midir? Uygun değilse, bunu bilerek destekleyenlerin sorumluluğu nedir?”