Reklamı Geç
Advert
SİYASETTEKİ BÜTÜN KAVGA,   BARDAĞIN BOŞ VE DOLU TARAFI KAVGASIDIR
İZZET DÖNMEZ

SİYASETTEKİ BÜTÜN KAVGA, BARDAĞIN BOŞ VE DOLU TARAFI KAVGASIDIR

Bu içerik 180 kez okundu.

SİYASETTEKİ BÜTÜN KAVGA,

 BARDAĞIN BOŞ VE DOLU TARAFI KAVGASIDIR
Öyle değilmidir?
İktidar, daima bardağın dolu tarafını gösterir, işlerin iyi gittiğini söyler.
Muhalefet, bardağın boş tarafını göstererek, işlerin ne kadar kötü gitmekte olduğunu anlatmaya çalışır.
Bütün kavganın özü, esası budur.
Kavga, bardak kavgasıdır yani.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu günden bu yana, işbaşına gelen hükümetlerin tümü, bu ülke'ye bir şekilde hizmet etmiştir.
Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kısacık ömrüne rağmen, bu ülke'ye bir şeyler yapmak için, yırtınıp durmuştur.
Yapılanları inkar, nankörlüktür.
Cumhuriyet'in kuruluş yıllarından itibaren, Atatürk'ün vefat yılı olan 1938'e kadar, ülke iç ayaklanmalarla uğraştı.
Basit işler değil bunlar.
Dersim isyanı'nda, savaşla kazanılmış bu ülke topraklarının bir kısmında, bir süreliğine dahi olsa, hain bir yapı egemenlik kurmuştur.
Kurtuluş Savaşı yıllarında Koçgiri isyanı ile uğraşılmıştır.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun memleketi Dersim'deki isyan, yeni Türk Devletini hayli yormuştur.
Atatürk, bir taraftan Hatay meselesi ile uğraşırken, bir taraftanda Dersim ile boğuşuyordu.
Hikaye hiç değişmedi.
Cumhuriyet kurulalı beri, bu zavallı devlet, hem ülkeyi imar ve inşa etmek için boğuşurken, hemde güvenlik ve asayiş sorunları ile uğraştı.
Hem dış tehditlerle,
Hemde iç tehditlerle.
Buna rağmen, yapılanları azımsamak, çok büyük nankörlüktür.
Hatırlatırım
Cumhuriyet kurulduğunda, fert başı milli gelir, sadece 45 dolardır.
Bugün 9 bin dolar.
Bu rakama dudak bükeniniz olabilir.
Bardağın boş tarafı hikayesi yani.
Geçen haftaki Meclis Grup konuşmasında, İP Başkanı Meral Akşener hanım, İskandinav ülkelerinin kişi başı milli gelirlerini saydırıyor.
60 bin,
70 bin,
80 bin dolar.
Eyi,
Güzel.
Bu ülkelerin nüfusları ne kadar?
4 milyon, 5 milyon, 6 milyon.
Yahu be abla,
Bu ülkelerin nüfusu, İstanbul'un bir semti kadar.
Balık tutup, satsalar, bu kadar milli gelire zaten ulaşırlar.
Ayrıca bu ülkerin düşmanıda yok.
Varsa, kutup ayılarıdır.
Yüzyıllardır savaş görmemişler.
İstihdam ettikleri asker miktarı, bizim tören bölüklerimiz kadar.
Sadece Güney Doğumuzda teröre karşı verdiğimiz mücadelenin maliyeti, 2 trilyon dolardır.
Biz bu parayı, ülkemizin imar ve inşasına harcamış olsaydık, şu anda kişibaşı milli gelirimizin 25 bin dolar olması işten bile değildi.
Başımıza ayrılıkçı terörün niçin bela edildiğini bundan daha iyi anlatacak bir argüman var mı?
Bu ülke'nin ne kadar kalkınıp, geliştiğini, gurbetçilerimiz heskesten çok daha iyi bilir.
Özellikle 1. nesil ve 2. nesil gurbetçilerimiz, bu mukayeseyi herkesten fazla yapar.
Bu toprakları terkederken, nasıl bir Türkiye bıraktılar?
Şimdi nasıl bir Türkiye ile karşı karşıyalar?
En iyi onlar biliyor.
Çok iyi hatırlarım.
1970'li yıllarda, bir gurbetçi vatandaşımız, Türkiye'ye izine gelirken, getirdiği arabasının kapılarını satardı burada.
Yanlış okumadınız.
Arabasının 4 kapısını satardı bir yurttaşımıza.
Ülkesine döndüğünde, o para ile yesyeni araba alırdı.
Kapalı ekonomi ile nasıl soyulduğumuzun delilidir bu.
Yıllarca gazyağı tenekesi Murat 124'e, Renault'ya, Anadol'a mahkum edildik.
Zamanın Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan, bir Murat 124'ü 72 bin mark'a aldığımızı söylemişti.
Bir gurbetçinin getirdiği bir Nescafe ile 2 paket filtreli sigara, ne büyük hediyeydi.
O günleri yaşayanlar bilir.
Tayyaremizin lastiğini dahi üretemiyorduk.
Evimizin üzerine örteceğimiz kiremiti dahi ithal ediyorduk.
Şimdi ise,
Fırat Kalkanı,
Zeytin Dalı,
Barış Pınarı Harekatlarında kullandığımız silah ve mühimmatın % 70'ini kendimiz üretiyoruz.
Sahip olduğumuz karayolu ve havayolu ulaşım ağında, dünya'da ilk beşteyiz.
Dünya'nın en büyük 20 ekonomisinden biriyiz.
Demiryolu ulaşımında çok büyük yatırımlar yapıyoruz.
Kısa zaman içinde, ülkemiz, bir ucundan diğer ucuna, hızlı trenlerle donatılmış olacak.
Daha gidilecek çok yolumuz var.
Çözülecek çok derdimiz var.
İşsiz sayımız çok yüksek.
Hele genç işsiz saymız, felaket durumda.
Bu işin çözümü ve çaresi nedir?
Yatırımdır,
Üretimdir.
Yerli ve milli kaynaklarla bu mümkün mü?
Asla mümkün değildir.
Ülkemiz, tasarruf fakiri bir ülkedir.
Yabancı yatırımın gelmemesi için, gırtlağımıza bastırıyorlar.
Nefes aldırmamaya çalışıyorlar.
Bakınız,
Manisa'ya Wolksvagen Firmasının yapacağı çok büyük otomativ yatırımını askıya aldılar.
Kim aldırdı?
Düşman belli.
Türk Milleti olarak, şunu yapmamız, işin en doğrusudur.
Bardağın dolu tarafına, milletçe dolu diyelim.
Bardağın boş tarafını doldurmak içinde, azimle, gayretle çalışalım.
Tek çare budur

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KİMİN
KİMİN
AK BELDE A.Ş’DE DÜĞÜM ÇÖZÜLÜYOR MU?
AK BELDE A.Ş’DE DÜĞÜM ÇÖZÜLÜYOR MU?