Reklamı Geç
Advert
EMEKLİ ADAYLARI YAŞA MI TAKILIYOR,  YOKSA AYAKLARI TAŞA MI TAKILIYOR?
İZZET DÖNMEZ

EMEKLİ ADAYLARI YAŞA MI TAKILIYOR, YOKSA AYAKLARI TAŞA MI TAKILIYOR?

Bu içerik 419 kez okundu.

EMEKLİ ADAYLARI YAŞA MI TAKILIYOR,

YOKSA AYAKLARI TAŞA MI TAKILIYOR?
Bazı konular var ki
Hiç yazı yazmak canım istemez.
Çünkü
İşin doğrusu başka türlüdür,
Gönlün istediği başka türlüdür.
Bunlardan bir taneside emeklilik konusudur.
Hepimizin çevresinde, ister kamuda, ister özel sektörde çalışan emekli adayları var.
İşin doğrusunu yazsan, onlar kırılacak.
Nabza göre şerbet vermeye kalksan, ülke'ye yazık olacak.
Erken yaşta emeklilik, bu ülke'ye yapılacak en büyük kötülüktür.
Geçtiğimiz günlerde sayın Cumhurbaşkanı bir söz etti.
Erken yaşta emeklilik konusunda İskandinav ülkelerini örnek gösterdi ve yaşadıkları sıkıntıları anlattı.
Sayın Cumhurbaşkanı, meramını tam anlatamadı.
Gerçekte en erken yaşlarda emeklilik, İskandinav ülklerindedir. Oralarda dahi emeklilik yaşı 60'ın üzerindedir.
İskandinav ülkelerinde esas sıkıntı, sadece emeklilik yaşı ile ilgili değildir. Sosyal Yardım ve Sosyal Güvenlik Sandıklarının ölçüsüz verdikleri imkanlarla ilgilidir.
Günümüzde bütün Avrupa ülkelerinin Sosyal Güvenlik Sistemleri çökmek üzeredir.
Zamanında ölçüsüz, uçsuz, bucaksız haklar verilmiş.
Geri almak çok zor.
Çoğu Batı Avrupa ülkelerinde emeklilik yaşı 67'ye çıkarıldı.
Hala çözüm ve çare olmadı.
Efendim deniyor ki,
İskandinav ülkelerinde kişibaşı milli gelir 60 bin, 70 bin, 80 bin dolar düzeylerinde.
Doğrudur,
Bu ülkelerin nüfuslarıda 4-5-6 milyon civarında.
Çoğunun İstanbul'un bir semti kadar nüfusu var.
Buna rağmen, bu kadar büyük kişi başı milli gelire rağmen, bu ülkeler, sosyal güvenlik harcamaları konusunda çok ciddi sıkıntılar çekmektedir.
Verilen bazı haklar, geri alınmaya çalışılıyor.
Sürekli hükümet krizleri çıkıyor.
Kıta Avrupasında olduğu gibi, İskandinav Ülkelerinde de nüfus hızla yaşlanıyor. Aktüerya dengesi bozulmuş durumda.
Annem yaklaşık 85 yaşında,
Belçika'dan emekli ve aynı zamanda Belçika vatandaşı.
Son 20 yıldır, çoğunlukla Türkiye'de yaşıyor.
Eskiden BT8 diye bir belge alınıyordu Belçika'dan. Türkiye'deki her türlü tedavisi ve ilaçları, bu belge ile ödeniyordu.
Şimdi durum değişti.
Belçika Hükümeti, bu masrafları ödemiyor.
Eczane'den aspirin alsan, faturasını al, Belçika'ya getir, ben buradan öderim diyor.
Olur,
85 yaşındaki annem, her ilaç aldığında, faturası ile Belçika'ya gidecek, Emekli Sandığında kuyruğa girecek, parasını alacak.
Bunun anlamı nedir?
Tek kelime ile "Başının çaresine bak"tır.
Belçika Devleti de, diğer Avrupa Devletleri de, sürekli sosyal haklardan kısıntıya gidiyor.
Gün gelecek,
Yaşlı kıta'nın insanları, emekli maaşı alamayacak duruma gelecek.
Emeklilik Sistemi, ömrün yarısını çalışıp, diğer yarısında yan gelip yatma sistemi değildir.
Emeklilik Sistemi'nin esas felsefesi şudur:
Ahir ömrünü, namerde muhtaç olmadan geçirecek maaşla hayatını idame ettirebilmektir.
Emeklilik Sistemi'nin özü, esası budur.
40-45 yaşında emekli olup, 35-40 sene Emekli Sandığından maaş alma, gökten zenbille altın yağsa, altından kalkılamayacak bir iştir.
Hiçbir Devlet,
Hiçbir Sosyal Güvenlik Sistemi, bu işin altından kalkamaz.
Aktif çalışan nüfusu kadar emeklisi olan bir ülke çöker.
Hemde savaşa gerek kalmadan çöker.
Bu iş, bir hesap, kitap işidir.
Bu iş, bir aktüeryal denge işidir.
Ben, 55 yaşında emekli oldum.
İsteseydim, 45 yaşında emekli olurdum.
İşlem çok basitti.
Şirketteki hisselerimi aile bireylerinden birisi üzerine devreder, SSK'dan çok kolaylıkla emekli olurdum.
Muhasebecim bunu bana teklifte etti.
Prim ödeme gün sayım, 44 yaşında dolmuştu. Kanunda bu hakkı bana veriyordu.
Kabul etmedim.
Vicdanıma sığmadı.
10 yıl daha prim ödedim.
10 bin güne yakın prim ödeme gün sayısı ile 55 yaşında emekli oldum.
Devletim bana 2450 TL emekli maaşı veriyor.
Helal ve hoş olsun.
Allahım Devletime ve Milletime zeval vermesin.
Genç emekli adaylarına tavsiyem şudur:
Kardeşlerim,
Bu ülke bizim.
Bu Devlet bizim.
Sosyal Güvenlik Sandığı da bizim.
Sosyal Güvenlik Sandığı, bizim şahsi malımızdır.
Oraya yatırılan para, bizim paramızdır.
Verilen emekli maaşı, bize ait bir paradır.
Şayet Devletimiz, hesapsız, kitapsız tasarruflara giderse, değil emekliler, çalışanlar dahi maaş alamaz hale gelir.
Devlet'in emeliye verdiği maaş, öyle anam babam bir maaş değildir.
Ancak
Unutulmamalıdır ki
Eller, ayaklar tutmaz olanda, o paralar öyle kıymetlidir ki,
O parayı her ay alanlar bilir kıymetini.
Siz, siz olun.
Yarın emekli olduğunuzda, emekli maaşınızı düzenli olaralk almak istiyorsanız, biraz daha fedakarlık edin, vaktinde emekli olun.
Çok zorlarsanız, sistem çöker.
Hepimiz altında kalırız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BU İKİ SORU DOĞRU MU?
BU İKİ SORU DOĞRU MU?
EVET OYU VEREN MECLİS ÜYELERİ
EVET OYU VEREN MECLİS ÜYELERİ