Reklamı Geç
Advert JAPON
Advert
MUHSİN YAZICIOĞLU BİR KAHRAMAN MI? .....
İZZET DÖNMEZ

MUHSİN YAZICIOĞLU BİR KAHRAMAN MI? .....

Bu içerik 711 kez okundu.

MUHSİN YAZICIOĞLU BİR KAHRAMAN MI? ...........

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun aramızdan ayrılışının nerdeyse 10. yılı..............Muhsin Yazıcıoğlu ile tanışmamızında 43. yılı..........Benim açımdan çok feci bir atmosferde tanıştık kendisi ile.........Üniversite'deki marksist sol grupların ölüm tehditleri yüzünden, Ankara Dikimevi'ndeki ünlü Site Yurduna gitmiştim..........Yurt Başkanı Mehmet Aydoğmuş'un odasında tesadüfen tanıdım Muhsin Yazıcıoğlu'nu...........Ülkücü hiçbir geçmişim yok.........Mehmet Aydoğmuş, önce bana yemek ısmarladı, sonrada kalacağım oda'ya gönderdi beni.........Daha oda'ya varır varmaz, birkaç kişi oda'nın kapısını açtı ve "Nöbet bu oda'da" dediler ve çıktılar.........Daha sonra adı'nın Avni Toktay olduğunu öğrendiğim, Hatay/Reyhanlı'lı arkadaşa sordum "Nöbet ne demek?"........Meğer ki.........Benim Avni'ye sorduğum soruyu, o şahıslar çıkarken duymuşlar.........Avni Toktay, bana nöbet'in ne olduğunu anlatamadan, 6-7 kişi oda'ya doluştu...........İçlerinden parkalı birisi, hiddetle sordu......."Bu oda'da nöbete kim karşı çıkıyor?".............Daha sonra adı'nın Mustafa Kemal Uludağ olduğunu öğrendiğim, Hacettepe Üniversitesi-Biyoloji Bölümünden olan arkadaş, beni işaret etti.............Daha meramımı anlatmaya fırsat kalmadan, bu parkalı şahıs, üzerime çullandı.........Bana saldıran kişinin adını Ramazan olarak hatırlıyorum.......Soyadı da Sarı olabilir..........Muhsin Yazıcıoğlu Ülkü Ocakları Genel Başkanı, bu Ramazan şerefsizide Genel Başkan Yardımcısı...........Bugün hayatta isem.........Hayatımı Trabzon-Beşikdüz'lü Hasan Öncü'ye borçluyum...........Ordu'lu Tıp Doktoru Yaşar Güneş'e borçluyum..........Trabzon-Of'lu Prof. Dr. Sefer Kumandaş'a borçluyum...........Çünkü.........Ülkü Ocakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Sarı'nın ağzını burnunu bir kafa darbesi ile dağıttım...........Bu konu uzun hikaye...........Yurt Başkanı Mehmet Aydoğmuş'un odasında oturan ve elindeki kalın tespihi çeken şahsın Muhsin Yazıcıoğlu olduğunu, bu kavga sonrasında öğrendim...........Muhsin Yazıcıoğlu ile vefatına kadar hukukumuz oldu...........Ortağı olduğu defter fabrikasınında 20 yıldır Bölge Başbayiliğini yapıyorum..........Ticari işbirliğimizde oldu yani..............Esas demek istediğim bunlar değil..........Muhsin Yazıcıoğlu vefat edeli, yaklaşık 10 yıl oldu.............Hayatta iken değilde, şimdi Muhsin Yazıcıoğlu kahramanlaştırılıyor.............Bu konuda şüphelerim var...........Ben, o günlerin canlı tanığıyım.........Cevabını bulamadığım yığınla soru var kafamda.........Bu sorular, o günde vardı.........Vardı ki.........1978 yılı'nın Mart ayında o camidan tamamen koptum...........CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına Tunç Soyer getirilince, babası Nurettin Soyer üzerinden geçmiş irdelenmeye başlandı...........Kimsenin şüphesi olmasın ki.........Bu konuların üzerine bende şeddeli bir şekilde gideceğim...........Benim derdimde aslında Tunç Soyer değildir...........Hayatım boyunca iğrendiğim, tiksindiğim adamlardan biriside Ankara Sıkıyönetim Başsavcısı Nurettin Soyer'dir.........Türkiye'de olsaydım........İhtimal ki bu savcı Soyer, benide kodes'e tıkacaktı............O dönemde.........Muhsin Yazıcıoğlu, 5.5 yılı hücrede olmak üzere, 7.5 yıl hapis yattı........Sonra ne oldu?........Ceza almadan salıverildi...........Bir insan hayatında 7.5 yıl ne demek?.............Bu şerrefsiz ve alçak Nurettin Soyer, elbetteki ağababalarının talimatı ile görev yapıyordu.............Peki..........Ağababaların amacı neydi?..........O yıllarda 7 bin kişi toprağa düştü.........Gencecik insanlar.......Ordu aynı ordu.......Polis aynı polis........Devlet aynı devlet..........Ne oldu'da bu ülke'nin gencecik 7 bin insanı toprağa düştü?.........Onbinlercesinin hayatı kaydı?..........Ne oldu da bir günde herşey sütliman oluverdi?............Muhsin Yazıcıoğlu'nun Genel Başkan olduğu yıllarda..........Ünlü Site Yurdunda her gece "kan" anonsu yapılıyordu..........Düşünsenize........Her gece......Ama her gece.......Gece'nin bir vaktinde kan anonsu ile uyanıyorsunuz............Bir kahvehane taranıyor.......3 kişi ölü, 7 kişi yaralı..........Bir mahalle ocağı taranmış.......Yine 7-8 kişi yaralı..........Güya Üniversite'ye okumaya gitmişsiniz........Çoğu tanıdığınız arkadaşlarınız vurulmuş.........Kimi ölüyor........Kimi yaralı........Muhsin Yazıcıoğlu döneminde de binlerce kişi öldü..........İster bu tarftan........İster karşı taraftan...........Türk Gençliği, birbirine tetik düşürür hale niçin geldi?............Bu işin hesabı sorulamadı.............Bu sorunun cevabı verilemedi............Muhsin Yazıcıoğlu döneminde ünlü Bahçelievler katliamı oldu.......7 TİP'linin öldürülmesi olayı............"Katliam" diyorum.......Literatüre öyle geçtiği için............O olayda adı geçen herkesi yakinen tanıyorum..........Ethem Kıskıs, sınıf arkadaşımdı........Remzi Ağaçbekler, yurtdışında çok yakın arkadaşımdı..........Haluk Kırcı, Ünal Osmanağaoğlu, İbrahim Çiftçi, Abdullah Çatlı'da çok yakın tanıdığım isimlerdir.............Bahçelievler olayıda..........Kahramanmaraş olayıda.......Sıvas ve Çorum olaylarıda birer vahşettir..........Peki......Bu olayların tetikçisi belli de.......Karar vericisi kimlerdi?.........Bu konu hala muallakta...........Muhsin Yazıcıoğlu'nun 1. derecede sorumlu olduğu dönemlerde, binlerce insan toprağa düştü..........Ya Muhsin Yazıcıoğlu, bu işlerde karar verici pozisyonda idi........O zaman, ona katil demek icap eder...........Karar verici değildi ise..........Karar veren kimdi?.......Ya da kimlerdi?..........Bunu en iyi bilecek kişi Muhsin Yazıcıoğlu'dur...............Bu konular, çok karanlık konulardır............Millet vicdanını tatmin edecek cevapları da verilememiştir..............Muhsin Yazıcıoğlu, çok mert bir insanmıydı?........Şehadet ederim ki.........Çok mert bir insandı.............Ancak........Bu işin birde öte tarafı var.............Öte taraf muallakta............Yine soruyorum.........O yıllarda birbirine karşı tetik düşürenler.........Savcı Nurettin Soyer'in emri ile çırılçıplak halde zindanlara tıkılarak işkence görenler..........Nurettin Soyer'in oğluna destek vermede müttefik oldulart?.........Ne oldu?......Ne oldu?........Hesap verin ne oldu?........Gençliğimi çaldınız.........Bütün enerjimi bitirdiniz............Şimdi ayağa kalkın ve bana hesap verin............DDKO militanı Kemal Kılıçdaroğlu ile sizi bir araya getiren irade nedir?..........Bunu bana bir izah edin.........Yazacağım öyle şeyler var ki..........Bunları yazmak için, elim klavye'ye gitmiyor............Bazı meselelerin çözümü, benim kafam ve vicdanımda oluştu..............Herşey, çorap söküğü gibi ortalara dökülüyor..............Bazı sırlar, artık sır değil.............Keşke Muhsin Yazıcıoğlu bugün hayatta olaydı da..............Kendisine kim yada kimler parti kurmasını salık verdi?..........Sadece bunu açıklasa yeterdi.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SOYKAN VE MECLİS ÜYELERİ  CEVAT AYHAN SİZE NE YAPTI?
SOYKAN VE MECLİS ÜYELERİ CEVAT AYHAN SİZE NE YAPTI?
SUÇLU KİM
SUÇLU KİM