Reklamı Geç
Advert JAPON
Advert OKULLA İLGİLİ HER ŞEY JAPON PAZARINDA - OKULLA İLGİLİ HER ŞEY JAPON PAZARINDA - OKULLA İLGİLİ HER ŞEY JAPON PAZARINDA -
CUMHUR İTTİFAKI TAMAMEN BİTTİ Mİ? / 1-2:..............
İZZET DÖNMEZ

CUMHUR İTTİFAKI TAMAMEN BİTTİ Mİ? / 1-2:..............

Bu içerik 516 kez okundu.

CUMHUR İTTİFAKI TAMAMEN BİTTİ Mİ? / 1:..............

Bugün.......MHP lideri sayın Devlet Bahçeli ve sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Meclis Grup konuşmalarını dikkatle dinledim..........Lafı oraya buraya eğip, bükmeye hiç gerek yok..........Her iki sayın liderin açıklamaları ile, Cumhur İttifakı resmen bitmiştir.....En azından yerel seçimlerde.....Bugünden itibaren, artık yeni bir Türkiye vardır........Hayırlısı olsun..........Yazacaklarımızı daha sonraya bırakarak, sayın Cumhurbaşkanı'nın bugün yaptığı Meclis Grup konuşmasını 4 ana başlıka kritik edelim...........1. Suudi Arabistan vatandaşı, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi hadisesi..........Sayın Cumhurbaşkanı, bugün öyle beklendiği gibi yeni bir şey söylemedi......Aşağı yukarı bilinenleri tekrar ederek, Türkiye'nin duruşunu net olarak ortaya koydu..........Zaten........Bugüne kadar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, çok net bir duruş almış ve takdire değer çok doğru bir politika izlemiştir.........Cumhurbaşkanımız, bu politika'nın aynı kararlılıkla devam edeceğini ifade etmiştir..........Bilindiği üzere, Suudi Arabistan vatandaşı Kaşıkçı ailesi, aslen Türk'tür...........Bunu ünlü silah tüccarı Adnan Kaşıkçı'dan beri biliyoruz...........Aslında.........Suudi Arabistan dahil, Arap Ülkelerinde böyle Türk soylu milyonlarca insan var...........Cemal Kaşıkçı, Türkiye'ye ve özellikle sayın Cumhurbaşkanına çok yakın bir gazeteciydi.........Bir Türk hanımefendi ile de evlilik hazırlığı yapıyordu..........Kaşıkçı'nın Türkiye'de katledilmesi, çok açıktır ki, Türkiye'ye bir gözdağıdır...........Aksini düşünmek mümkün değildir...........2. Af konusu: Sayın Cumhurbaşkanı, MHP'nin çıkarılmasını istediği af konusuna başından itibaren mesafeli durmuştur..........Aslında.........Kamuoyu'da bir genel affa mesafelidir........Bende başından itibaren affa kesin ve net olarak karşıyım........Af konusunda Türkiye'nin çok acı tecrübeleri var.............1974 yılında.......CHP-MSP Hükümeti döneminde bir af çıkarıldı........Hükümet, affı kısmi olarak çıkardı........Anayasa Mahkemesi devreye girdi...........Herkese teşmil etti............Bütün anarşistler, teröristlerde salıverildi........O yıllarda üniversite öğrencisiydim...........Cezaevinden çıkan terör örgütü liderleri, okulda anamızı ağlattı.........5 yıllık üniversite öğrencilik hayatım bana zehir oldu..........Rahmetli Necmettin Erbakan'a mesafe koymamın esas sebebi budur...........Merhum Erbakan, o af olayı ile hayatı'nın siyasi hatasını yapmıştır...........O günleri yaşamayanlar bilmez..........Merhum Ecevit'inde o af konusunda çok büyük hatası vardır..........Bütün terör ve anarşik unsurlar, cezaevinden çıktıktan sonra, CHP'ye doluşmuştur.........Ecevit, CHP'den kaçmak zorunda kalmıştır............Af konusunda sayın Bahçeli'yi anlamakta hayli zorlanıyorum..........Af gerekçelerini yerinde ve isabetli bulmuyorum............MHP'de İl Başkanlığı ve Milletvekilliği yapmış bir dostuma sordum bu konuyu...........Eski Milletvekili dostum, çok enteresan şeyler söyledi.........."İyi Parti ayrışmasmından sonra, Devlet Bahçeli'nin partide yalnız kaldığını ve korumasız olduğunu" ifade etti........Esasında söylediği şeyler, dehşetengiz şeylerde...........Buraya yumuşatarak alıyorum...........Dostum "Bahçeli'nin af filan umurunda değil..........Kürşat Yılmaz ve Alaaddin Çakıcı gibi isimlerin dışarıda olmasını istiyor" dedi.............Bu dostum, şimdi İyi Parti çizgisinde olduğu için, sözüne ne kadar itibar edilir?.........Bu da ayrı konu............Af konusunda ben, bizzat sayın Cumhurbaşkanı gibi düşünüyorum..........Adam hırsızlıktan gözaltına alınıyor.........164 tane sabıkası çıkıyor...........Şimdi bu adam kader mahkumu mu yani?..........Adam, karısını, çocuklarını, kayınpederini, kayınvalidesini doğramış........Cezaevine düşmüş...........Şimdi bu adama kader mahkumu mu diyeceğiz?...........PKK terörü ve Fetö mensuplarını yazmıyorum bile...........3. Andımız konusu: Bu konuda günlerdir yazı yazıyorum...........MHP'nin andımız konusuna bu ölçüde sahip çıkmasına inanamıyorum...........Andımız meselesinin Danıştay tarafından yeniden gündeme taşınması, kesinlikle projedir.........Bundan adım gibi eminim............Yahu hangi çağ'da yaşıyoruz?..........Kuzey Kore hariç........Dünya'nın hangi ülkesinde böyle bir marş var?............Gelişmiş bir tek Avrupa ülkesinde buna benzer bir marş var mı?...........Cumhuriyet'in ilk yıllarında, tek tip insan yetiştirme arzusunun bir hastalığıdır bu...........Çoktan bitip, unutulması gereken bir hastalık..........Halbuki.........MHP'nin kurucu lideri Alparslan Türkeş, 1969 Adana Kongresi'nde bu zihniyettekilerle yollarını kesin ve net bir şekilde ayırmıştı............Onun yerine, Türk-İslam davası ülkücülüğünü şiar ve yol edinmişti...........Ne olduda MHP bu yoldan çark ederek, tek parti anlayışının çağdışı doğmalarına sahip çıkar oldu?..........Bunu anlamakta zorlanıyorum........Bu Devlet'in adı elbetteki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir..........Bu Devlet'i Türk Milleti kurmuştur.............Bu Millet'in adı da Türk Milleti'dir..............Buralarda tartışacak bir durum yoktur...........Sıkıntı, Türk Milleti'nin tanımnda...........Esas sıkıntı burada............Öyle alt kimlik-üst kimlik zırvaları ile bu millet'in tanımını yapamayız............Bu coğrafya'da Türk Irkı bizim üst kimliğimiz olamaz............Bu topraklarda sadece Türk Irkı yaşamıyor............Merhum Alparslan Türkeş, bu konuyu çok güzel izah ve ifade etmişti..........Türkeş, şöyle demişti "Kürt, ne kadar Kürt ise, bende o kadar Kürdüm.........Türk, ne kadar Türk ise, bende o kadar Türk'üm"...........Mesaj, o kadar net ve dürüstçe idi............Kendi milliyetçiliğinin asla Türk'ü Kürt'ten ayırmadığının en güzel izahı idi............Merhum Alparslan Türkeş, Anadolu'da bunun başka türlüsü'nün olamayacağını çok iyi biliyordu.............Türklüğün tanımının baştan çok iyi yapılması gerektiğini Kurmay Zekası ile çözmüştü............Türk Milliyetçiliği yerine Ülkücülüğü koymasının esas nedeni buydu..............Çok kavgalı geçen meşhur Adana kongresi'nden sonra, Türkçülüğü, Turancılığı savunan merhum Nihal Adsız "Bu kongre'de Allah, Tanrı'yı kovdu" demiştir...........İslam'ın Allah'ına sahip çıkan kimdi?.........Alparslan Türkeş'ti...............Gök Tengrici düşünceyi kovan kimdi?.........Alparslan Türkeş'ti............Türkeş'in adını koyduğu "Ülkücülük'ün" açılım, Türk-İslam Medeniyeti ülküsüydü..........MHP'nin parti amblemi olarak seçtiği 3 Hilal, Osmanlı Devleti'nin resmi bayrağı idi............Alparslan Türkeş, bunun ne anlama geldiğini bilmezmiydi?...........Olanları......Gelinen durumu anlamakta hayli zorlanıyorum...........Ben, hariçten gazel okuyan biri değilim............Gençlik yıllarımın bir dönemi o Ocaklarda geçti...........1978-2018............Tam 40 yıldır o Ocaklardan uzakım..............Ancak........O Ocaklardan edinilmiş çok büyük bir birikimim var..............Benimde o Ocaklara kattıklarım var.............Anadolu'da yüzlerce yer gezdim, eğitimci olarak, konuşmalar yaptım...........Merhum Alparslan Türkeş'in Or-An Sitesindeki evine girip, çıkacak kadar yakındım............Oğlu Yıldırım Tuğrul Türkeş ile aynı yıllarda, aynı Fakülte'de okuduk ve mezun olduk............Sayın Dr. Devlet Bahçeli'yi de, merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nu da, merhum Abdullah Çatlı'yı da, eski Genel Başkan Yardımcısı Sefa Şefkat Çetin'i de, şimdi MHP Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım'ı da......Ve daha binlerce ismide çok yakından tanırım.........Onlarda beni çok yakın tanırlar.........Rahmetli Bingöl Belediye Başkanı Hikmet Tekin'den tutun, Akyazı'lı şehit Halit Çotur'a kadar, rahmet-i rahman'a uğurlanmış yüzlerce can kardeşim var.............Ben, bugün sahip olduğum fikirlere, o günde sahiptim.............O günler, seminerlerde yaptığım konuşmalar, bugünde yazdıklarımdır..............MHP, ne ara böyle bir değişime uğradı?..........Anlamakta zorlanıyorum...........4. Seçim ittifakı: Bugünkü Meclis Grup konuşmaları ile.........Her iki sayın liderde, Cumhur İttifakını bitirmiş oldular..........Her iki sayın liderde kendi gerekçelerini izah ve ifade ettiler..........Yaklaşık iki saattir, kafamda, gönlümde ve vicdanımda konuları tahlil ettim.............Ben, sayın Cumhurbaşkanımla aynı yerdeyim ve aynı düşünüyorum.............Böyle düşünmüş olmam, bu ittifakı, en azından yerel seçimlerde bitirmiş olmalarından dolayı, sayın Bahçeli'ye karşı bir saygısızlık yapmamı asla gerektirmez..........Sayın Dr. Devlet Bahçeli'yi yaklaşık 45 yıldır yakından tanırım............Bugüne kadar hakkında ne düşündü isem, bu saatten da aynısını düşünüyorum............Sayın Dr. Devlet Bahçeli'nin Devlet sevdası'ndan başka bir gailesi olmadığını çok iyi biliyorum.......Bundan sonra........Yanlışı olursa, kesinlikle eleştiririm.........Tıpkı sayın Cumhurbaşkanını eleştirdiğim gibi...........Adım gibi eminim ki.........Ülke'nin bekası konusunda yanlış bir adım atmayacaktır........Hayırlısı olsun.

 

 

 

 

 

CUMHUR İTTİFAKI TAMAMEN BİTTİ Mİ? / 2:...........Tam bu yazı'yı kaleme alırken, beni Veysel Tekelioğlu kardeşimiz aradı..........Kim Veysel Tekelioğlu?.........Veysel, Hacettepe Üniversitesi'nden okul arkadaşım.....Benden iki sınıf altta..........BDDK'da uzman olarak çalışıyor.........Hacettepe Üniversitesi Mezunları Derneği Başkanı olarak seçilmiş.......Kendisini kutluyorum........Kayıt yenilemek için beni aramış........Hemen kaydımı yeniledim.........Veysel'le o günleri yeniden yadettik..........Benim, Hacettepe Üniversitesi -Beytepe Kampüsünde ne yiğit bir mücadele verdiğimi, ne büyük kahramanlıklar yaptığımı, Veysel kardeşim bilir.........Sayfamda ekli olan, Adapazarı İmam-Hatip Lisesi emekli Tarih Hocası Abdurrahman İlkbahar bilir............O yıllarda Hacettepe Üniversitesinde öğrenci olan herkes bilir..........Adapazarı İmam-Hatip'te öğrenciyken, elbetteki çok hızlı bir Milli Görüş neferi idim............Milli Türk Talebe Birliği'nin en öncü kadrolarından birisiydim...........Rahmetli Mehmed Selahattin Şimşek ile, Sabri Tuna ile, Ekrem Yüce ile, Nezir Aydın ile, daha İmam-Hatip öğrencisiyken, Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisinde raconu biz keserdik............Üniversite'ye girdiğimde, hızımdan ve azmimden hiçbir şey kaybetmedim..........."Hz. Ömer'in 40. Müslüman olması gibi Ülkücü Hareket'e katıldım............Hz. Ömer'in 40. Müslüman olması gibi" lakabı, bana orada eski MHP ve BBP Milletvekili Esad Bütün tarafından takılmıştı..........Farklı bir kulvardan gelmiştim oraya...........Yani demem o ki...........Bugünlere ağaç kovuğundan gelmedik...........Vuruşa vuruşa geldik.............En az sayın Bahçeli kadar MHP'nin içini bilirim.............En az sayın Recep Tayyip Erdoğan kadar İslami dünya'nın içini dışını bilirim..........Ben, Hacettepe Üniversitesinde öğrenci hareketi liderliği yaparken, İslami duyarlılığı olanlar ile Ülkücü duyarlılığı olanları hep bir arada tuttum..........Bunu başardım orada.........Buna Allah'ta şahittir..........O günleri orada yaşayanlarda şahittir..........Zaten..........İslami duyarlılığı olan gençlik ile Milliyetçi duyarlılığı olan Ülkücü Gençlikte daha önce MTTB'de birlikte idi.......Ayrı......Gayrı yoktu.........Bende MTTB'nin Sakarya'da ki en önemli isimlerinden birisiydim...........Bana göre........Yapaydı bu ayrılık..........Bu birlikteliği devam ettirmek için çok mücadele verdim............Her iki taraftanda müthiş tepkiler aldım........Halbuki ben her iki tarafında içini dışını çok iyi biliyordum...........Mesela.........Benim bildiklerimi, sayın Cumhurbaşkanı asla bilmez.......Sayın Bahçeli de bilmez..........Her iki sayın liderde, hareket'in sadece bir yanını bilir..........Yani........Benim bildiklerimin yarısını bilirler.........Onların bu işleri yarım bilmiş olmaları ne büyük eksikliktir bilseniz..........Şu andaki kolay kopuşun sırrı buradadır işte...............Sayın Cumhurbaşkanımızın Kurmay Heyeti, benim unuttuklarım kadarını dahi bilmezler.........Sıkıntı burada işte............Daha 1970'li yıllarda........Bu ayrılığın, bu bölünmenin ülkemizi felakete taşıyacağını görmüştüm.........En azından kendim mücadele verdim bölünmemek için.........Ne zorluklar yaşadım.........Ne tehditler aldım..........Abdestsiz, teharetsiz sözde bir grup Ülkücü'ye göre, bu İslamcı taifesi, dışı yeşil, içi kızıl karpuz gibiydiler...........Bunların komünistlerden farkı yoktu..........Bu tarafta fitne tohumları böyle atılıyordu...........Diğer taraf daha radikaldi............Özellikle İçişleri Bakanlığına Oğuzhan Asiltürk geldikten sonra...........Daha bir arada olma imkanı kalmamıştı.............Oğuzhan Asiltürk, Bülent Ecevit'ten daha kallavi Ülkücü düşmanıydı...........O yıllarda polis teşkilatı Pol Bir ve Pol Der olarak ikiye ayrılmıştı.........Hemde ne ayrılma!..........Polis, polisi kurşunlar hale gelmişti..........Fetö ayrışmasından daha tehlikeli bir ayrışma idi............Ülkücü görüşe sahip ve Pol Bir üyesi polislerin Emniyetteki sayısı % 20'yi bulmazdı..........Geri kalanı Pol Der üyesi idi ve Pol Der üyesi polisler, daha çok amir konumundaydı............Onlar, Pol Bir üyesi, yeni yetme polisleri eziyordu..........Öbür taraftan'da Oğuzhan Asiltürk bu polisleri eziyordu..............Bundan dolayı.........O yıllarda, Ülkücüler Oğuzhan Asiltirk'e "Uyuzhan Reziltürk" diyorlardı.............Ve kendisi'nin aslen Malatyalı değil, Ermenistan'ın Karabağ Bölgesinden gelme Ermeni asıllı olduğunu söylüyorlardı............Bunlar ne kadar doğrudur?...........Elbet bilemem............Siyaseten durduğu yeri asla onaylamadığımı söyleyebilirim.............1978 yılı'nın Mart ayında, bazı temel görüş ayrılıkları nedeniyle, Ülkücü hareketten koptuk...............Yeniden Milli Görüş'ün üniversite yapılanması olan Akıcılar Teşkilatına dönüş yaptık ve öyle mezun olduk..........Son 40 yıldır............Ne MHP ve Ülkücü örgütlerle..........Ne de diğer siyasi yaılarla hiçbir organik bağım olmamıştır.............Buna Ak Parti de dahildir..........Tüm ısrarlara rağmen, Ak Parti'de aktif olarak hiçbir siyasi faaliyetim olmamıştır..............Zaten olamaz..........Ak Parti'deki siyaset çömezleri, beni taşıyamaz.............Bu kadar birikim, böyle oluştu.............15 Temmuz gecesinden itibaren.........Siyasi ikliminde elvermesi ile oluşan birliktelik...........Herkesi sevindirmiştir de.............Beni bir başka sevindirmişti.............Çünkü........Ben, her iki cenahta da bulunmuş nadir insanlardan birisiydim.......İslami duyarlılığı olan kitle ilede..........Milliyetçi refleksi olan kitle ilede bir ve beraber olmuştum...............Zaten........Her iki kulvarın kurucu liderleri.........Merhum Necmettin Erbakan ile merhum Alparslan Türkeş'te, ne zaman zora düşseler, bir ve beraber olmuyorlarmıydı?............Bu birlikteliğin ebediyyen devam etmesi gerektiğine samimiyetle inananlardan biriside bendim.............15 Temmuz'dan sonra........Hayallerim gerçek olmuştu...........Ama korkuyordum.............Çünkü.........Fitne ateşi, yakacak bedenler arardı...........Fitne, rahat durmazdı..........Bugün, dünya gözü ile gördüm ki...........Fitne kazandı........Şimdi..........Fitne, fucur taifesi, zafer sarhoşluğu içinde.........

Not: Yazmaya devam edeceğiz

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KAYIP 4 MİLYON TL BULUNACAK MI?
KAYIP 4 MİLYON TL BULUNACAK MI?
AKCAN’IN BÜYÜK HATASI
AKCAN’IN BÜYÜK HATASI