Advert ÇORUH
İZZET DÖNMEZ

"KENDİM İÇİN BİRŞEY İSTİYORSAM, NAMERDİM" /.1:....

Bu içerik 687 kez okundu.
Advert

"KENDİM İÇİN BİRŞEY İSTİYORSAM, NAMERDİM" /.1:....

Siyasetle ilgilenipte, bu sözün sahibini hatırlamayan yoktur herhalde..........Bu söz'ün patenti, merhum eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e aittir...........Güya Demirel kendisi için hiçbir şey istemezdi........Ama Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı koltukları hep onun olurdu........1987 yılında siyasi yasaklar kalktı.........Yine 1987 yılında Başbakan Özal, baskın bir seçimle iktidarını devam ettirdi........Ancak.........1991 Genel Seçimlerinde vaziyet çok değişti...........Siyasi yasaklar kalkmış...........Eski siyasi liderler, topluma kendilerini yeniden ifade eder olmuşlardı.........Siyaset sahnesinde kimler yoktu ki............Süleyman Demirel.......Bülent Ecevit.......Necmettin Erbakan........Alparslan Türkeş........Erdal İnönü..........Karşılarında ise Anavatan Partisi iktidarı'nın siyaset çömezi lideri Mesut Yılmaz.......Bütün muhalefet okları Mesut Yılmaz ve Anavatan Partisi üzerine yöneltmişti..........Çok tecrübesiz bir politikacı olan Mesut Yılmaz'ın bu siyaset cambazı ve laf ebesi siyaset ustalarına karşı durması mümkün değildi.........1991 Genel Seçimleri, Türkiye Demokrasi Tarihi'nin en ilginç seçimlerinden birisiydi..........Süleyman Demirel, seçim sistemininde azizliği ile nerdeyse tek başına iktidar olacak çoğunluğu yakalamak üzereydi............İktidar'daki Anavatan Partisi ise baraj civarında geziniyordu...........Süleyman Demirel, Rize'de çok talihsiz bir laf etti...............Demirel, Prof. Dr. Mehmet Haberal'ı Rize'de Mesut Yılmaz'ın karşısına rakip olarak koymuştu.........Ona destek için, bir kere Rize'ye gitti.........Beklediği havayı yakalayamayınca, Rize'ye 2. ye gitti..........İşte orada bir laf etti............"Hamsi kavağa çıkarsa, Anavatan'da ancak o zaman iktidar olur"..........Başta Rizeliler olmak üzere............Karadenizliler bunu hakaret saydılar..........Karadenizlilerin yaşadığı bütün coğrafya'da Demirel'e karşı bir tepki oluştu.....Demirel'e tepki çığ gibi büyüdü...... Demirel, meramını halka anlatamadı.....Seçimler sonucunda.........% 36'larda oy alması beklenen Demirel'in Doğru Yol'u % 27'lerde kaldı.........Barajlarda gezinen Anavatan Partisi, % 24 oy aldı.........Süleyman Demirel'in 1991 seçimleri öncesi temel vaat argümanları şunlardı...........1. Çankaya'da Cumhurbaşkanı olarak oturan, eski mesai ve yol arkadaşı Turgut Özal'ın yanına hiç çıkmayacaktı...........Başbakan seçilirse dahi, Çankaya'ya çıkmayacaktı...........Herhalde Başbakanlık tezkeresini Sıhhiye Parkında alacaktı...........Yalan olmasın.........Demirel, Çankaya'ya bir kereliğine çıkacaktı.........."Çankaya'ya çıkıp.......Özal'ın yakasından şöyle bir tutup, onu oradan sürükleyerek, indirecekti".........Çankaya'ya sadece bunun için çıkacaktı.........Meydanlarda bunu söyledi hep............Turgut Özal, İstanbul Teknik Üniversitesinde Demirel'in okul arkadaşı idi...........Nakşi Şeyhi Zahit Kotku'ya da birlikte giderlerdi.........Yanlarında Necmettin Erbakan ve Korkut Özal'da olurdu...............Süleyman Demirel, ne zaman Başbakan olsa, bürokrasi'nin başına daima Turgut Özal'ı getirirdi...........Ona o kadar güvenirdi..........1979'da ilginç birşey oldu..........Demirel, azınlık hükümeti Başbakanı olunca, Turgut Özal'ı hem Başbakanlık Müsteşarı yaptı, hemde DPT Müsteşarı........İki Müsteşarlık birden.........Cumhuriyet tarihinde bu ilk'ti......Süleyman Demirel, işte bu kadar yakın arkadaşlığı olan ismi, yakasından tutup, aşağıya indirecekti............Çünkü.........Demirel, kendi tapulu arazisine gecekondu yaptırmazdı kimseye............Demirel'in tapulu arazim dediği şey neydi?.......Merkez sağ seçmen...........Merkez sağ seçmen, Demirel'in babasından mirastı sanki.........Onun adı Nur'lu Süleyman'dı.........Merhum babası Yahya Efendi, Barla'da Said-i Nursi'nin hizmetinde bulunmuştu.........33 derece mason olması, bir şeyi değiştirmezdi hani............Parti mitinglerinde.........Türk Bayrağına sarılı Kur'an-ı Kerimleri üç kez öpüp, başına koydumu...........İş tamamdı.........Muhafazakar seçmen, Demirel'in tapulu malı olmuş olurdu..........Seçimler bitince........Demirel, sözlerini unutuverdi..........Kırıta kırıta.....Gerdan kıra kıra....Özal'dan görevi aldı..........Eski sözlerini hatırlatanlara "Devlet'te küslük olmaz" deyiverdi.............Demiral'e göre........Dün, dündü........Bugün'de bugün.........

 

"KENDİM İÇİN BİRŞEY İSTİYORSAM, NAMERDİM" /2:...

Süleyman Demirel'in 1991 seçimi vaatleri arasında neler yoktu ki............Sadece Cumhurbaşkanı Özal'ı yakasından tutup, sürükleye sürükleye aşağıya indirmek yoktu vaatleri içersinde...........Demirel bu...........Muhalefette olmaya görsün............"Benim işçim........Benim köylüm.......Benim memurum.......Benim emeklim dulum, yetim'im" demeye görsün..........Başbakanlık mazbatasını aldığı gün, sanki millet'in cebine gaiplerden gelip, paralar dolacaktı.........O anlatınca, inanmamak mümkün değildi..........Hani gavs hikayeleri var ya..........Demirel, onlardan öte masallar anlatırdı.............2. Demirel'in en önemli 2. vaadi, yolsuzluklardan hesap sormasıydı...........Yolsuzluklardan hesap sormak üzerede............Seçimler öncesinde, kendisine helikopterini, uçağını tahsis etmiş olab Cavit Çağlar'ı Bakan yaptı........Çavit Çağlar, kendisi çok şaibeli bir isimdi zaten..........Tam bir Sultanhamam çakalı idi............Özelleştirmeden banka satınaldı..........Banka'yı batırdı........Yurtdışına kaçtı.........Yakalandı........Elleri kelepçeli, ülke'ye geri getirildi.......Hapis yattı.........Şimdi sesi soluğu çıkmıyor...........Süleyman Demirel'in bırakın yolsuzluklardan hesap sormasını...........Kendi dönemi şaibelerle doluydu.........Tercüman Gazetesi, Özal'a rağmen Demirel'i desteklemişti............Nazlı Ilıcak'ın kocası Kemal Ilıcak, Demirel'den bu işin ödülünü istiyordu.........Demirel, çekmeceyi çekip, Ilıcak'a para verecek hali yoktu..........Para'nın transferi için bir kılıf bulunmalıydı...........Nitekim bulundu da..........Ömerli Barajı su havzasında, inşaata kesinlikle yasak bir alandaki araziyi, İLKSAN adlı öğretmenler yardımlaşma sandığına satışına aracılık edecekti Kemal Ilıcak.....Oradan voleyi vuracaktı........Komisyonu buradan alacaktı.......Köşeyi dönecekti..........Zaman'ın Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan, çivi koydu bu işe.........Karara imza atmadı.........Köksal Toptan'a bir yurtdışı görev icad edildi...........Yerine Demirel'in has adamı Ömer Barutçu vekalet etti ve imza'yı attı...........Olay basına manşet oldu........Kıyametler koptu..........Kemal Ilıcak, beyin kanamasından küt gitti.......Çok zorlanan Demirel "Verdimse, ben verdim" dedi ve işin içinden sıyrıldı.....Demirel döneminde bir kamu bankaları özelleştirme furyası çıkmıştı...........20'ye yakın kamu bankası özelleştirildi..........Tütün Bank'ı da Demirel'in 24 yaşındaki yeğeni Murat Demirel almıştı............24 yaşındaki bir delikanlı...........Beraber yaşadığı metresi ile birlikte........Cebinden çıkarıp, beş kuruş para vermeden almıştı Tütün Bank'ı............Murat Demirel, Süleyman Demirel'in Holding Patronu kardeşi Şevket Demirel'in oğluydu..............Murat Demirel, Tütün Bank'ı alırken, iki ayrı kamu bankasından, hiçbir teminat göstermeden kredi almış ve borcunu öyle ödemişti..........Babası Şevket Demirel'de oğluna kefil olmamıştı...........Daha sonra görüldü ki............Tütün Bank'ın bütün paraları, naylon şirketler aracılığı ile Şevket Demirel'in şirketlerine aktarılmıştı.............Bütün bu işler olurkende, merhum Erdal İnönü, Demirel'in koalisyon ortağı idi..............Ne yazık ve ne hazindir ki..........İktidar ortağı, Erdal İnönü'nün başında bulunduğu SHP, Yerel Yönetimlerdeki yolsuzluklarla, Demirel ve Tansu Çiller'in başında bulunduğu Doğru Yol'da Bakanlık koridorlarındaki yolsuzluk hikayeleri ile hafızalara kazınmış oldu.

Formun Üstü

 

 

"KENDİM İÇİN BİRŞEY İSTİYORSAM, NAMERDİM" / 3:..............

1991 Genel Seçimlerine giderken, Süleyman Demirel'in halka verdiği iki söz, fiyasko ile neticelenmiş oldu.........Özal'ı yakasından tutup, indirme ve yolsuzluklardan hesap sorulması, tam bir fiyasko ile neticelendi...........3. Demirel'in verdiği en büyük seçim vaatlerinden biriside, karakollar'ın duvarları cam'dan olacaktı............Bu slogan, çokta fiyakalı bir slogan idi..........12 Eylül darbe yönetiminin gadrine uğramış yüzbinlerce insan vardı............Kimse meydan'a çıkıpta "Bana şu haksızlılar uygulandı" diyemiyordu..........Güya demokrasiye geçilmişti, geçilmesine de..........Darbe yönetimi'nin Başbakan Yardımcısı Turgut Özal, Başbakan olmuştu..........Darbecilerin tamamıda sutre gerisinde hükümeti izliyordu............Cumhurbaşkanı'da Kenan Evren'di yani...........Demirel'in bu vaadi tuttu...........Tuttu da..........Demirel sözünü tuttu mu?..........O yılları bir hatırlayalım.............1990'lı yıllar...........Cumhuriyet Tarihinde en fazla faili meçhul cinayetlerin işlendiği yıllar olarak hafızalarda kaldı..........Düşünsenize.........Her Allah'ın günü.........Sapanca......Akyazı......Hendek arasında..........Yol kenarında kafasına sıkılmış adam cesetleri bulunuyordu...........Failleride yoktu..........Şu anda.......Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda olan işin, onlardan ne farkı vardı ki?..........Devlet.......Bir şekilde........Suçlu gördüğü vatandaşını, yargılamadan, kafasına sıkıp, öldürüyordu........Tam Suud işi........Demirel'in o vaadide çökmüştü.............4. Süleyman Demirel'ün söz veripte, tuttuğu tek vaadi, erken emeklilik vaadidir.........Demirel, 1991 seçimleri arifesinde dedi ki "Yaşa başa bakmadan, prim ödeme gün sayısını dolduran herkes emekli olacaktı"............Demirel, iktidara gelir gelmez, bu sözünü tuttu............Türkiye'de yüzbinlerce insan, 37-38 yaşlarında emekli oldu...........Dahası var............Adapazarı, Eskişehir, Sıvas gibi illerimizde Devlet Demiryollarına ait çıraklık okulları var.........O okullarda 4 yıl çıraklık eğitimi alanlar, karara itiraz ettiler.........."Biz, çıraklık eğitimimizi çalışarak geçirdik..........Onlarda emeklilik süresine ilave edilsin" dediler..........O da kabul edildi............Güya 11 yaşında çalışmaya başlayan evlatlarımız, 34-35 yaşlarında emekli edildi.........Bu vatandaşlarımız, 27 yıldır Devlet'ten emekli maaşı alıyorlar...........Daha orta yaşlara yeni girdiler........Kendilerine Allah uzun ömürler versin........Bir 25-30 yıl daha yaşarlar............Bunlardan bir taneside benim kayınbiraderim Necmettin Filiz'dir.........Demirel'in bu yanlış kararı'nın bu millet'e mali faturası nedir?..........Tam bir trilyon dolar............Türkiye, vatandaşlarını 35-38 yaşlarında emekli etmekle, hazineden bir trilyon dolar fazla para ödemiştir.............Demirel'in Başbakan olduğu 1991 yılında ülke'nin kalkınma hızı neydi peki?........Yüzde sıfır.......Sadece sıfır...........Demirel, Devlet Hazinesini tam takır bırakarak, tıpkı selefi Özal gibi Çankaya'ya kirişi kırmıştı..........Bu abuk karar'ın bedelini, Türkiye 5 Nisan kararları ile ödeyecekti...........Aslında.......Dürüst olmak gerekirse..........Ecevit Hükümeti döneminde.............Ünlü 2001 Kasım krizi'nin miladı dahi o abuk karardı...........Şimdi.........Bir Emeklilikte Yaşa Takılanlar diye birşey uyduruldu...........Diyelim ki........Kadın, 18 yaşında işe girdi........20 yıl prim ödedi.......Geldi 38 yaşına.........Hoop emekli olacak..........Takıldı yaş'a...........Sosyal Medya'da müthiş bir kampanya yürütülüyor...........Yeni gelin'in o malum şeye sarıldığı gibi..........Muhalefet partileride ona sarılmış vaziyette...........Yurdumun bir kesim insanları, 38 yaşında emekli olacak............38 yaşında emekli olunca ne olacak?.........Gayet basit............Konken partileri'nin müşterileri çoğalacak............Tehditte hazır........."Bizi 38 yaşında emekli etmezse, Ak Parti'ye oy yok"................Tüküreyim sizin oyunuza........Vermezseniz vermeyin lan...........Tüküreyim Ak Parti'ye.......Bana ne Ak Parti'den...........Vermeyin Ak Parti'ye oy..........Verin oyunuzu BOK Parti'ye.........Sizi 38 yaşında emekli etsin.........Vallahi verin.........Vermezseniz hatırım kalır..........1 ay sonra 65 yaşına giriyorum..........Nerdeyse 60 yıldır çalışıyorum...........Hemde köpekler gibi çalışıyorum..........Daha 6 yaşında iken, önümde 600 tane koyun vardı............İki yüksek okul diploması cebimde.........Milyonlarca koli kitap ve kırtasiye sırtımdan geçti............Emekli olmak, aklıma dahi gelmedi..........Devlet'e 9 bin gün prim ödedim ve ondan sonra emekli oldum.........Emekli maaşımdan tek kuruşta cebime girmedi.........Maaşımı kızım alıyor ve torunlarımı okutuyor.........Ben, çalışmaya devam ediyorum...........Bütün AB üyesi ülkelerde emeklilik yaşı 65...........Almanya'da Başbakan Merkel, bunu 67 yaşına çıkardı........Diğer Avrupa ülkeleride sırada.........67 yaş bile kesmez.......Yakındır 70 yaş..........Bu işin altından Devletler kalkamaz.........Kalkamıyorda...........Ortalama ömür beklentisi sürekli artıyor...........Ben, genç emekli adaylarının yerinde olsam, Devlet teklif etse dahi, emekli olmam...........Çünkü........Bu işin sonu yıkımdır........Bu işin sonu felakettir..........."Almadan vermek Allah'a dahi mahsus değildir" diye bir sözüm var.........Ham softa taifesi.........Beyin özürlü şapşal taifesi bu sözüme bozulur..........Israrla yine tekrar ediyorum.........."Almadan vermek, Allah'a dahi mahsus değildir"............Almadan vermek, elbetteki Hz. Allah'ın gücü ve kudreti dahilindedir.........Ancak.......Namaz kılmadan, oruç tutmadan, kurban kesmeden, hacca gitmeden Allah kimseye cennet veriyor mu?.......Beleşe iş var mı?..........Devlet'te 30 yıl, 40 yıl kimseye emekli maaşı veremez...........Aslında emekli maaşı'nın felsefesi nedir?.........Tamamen elden ayaktan düştüğün vakit, namerde el avuç açmaman için verilen paradır...........Ömrünün yarıdan fazlasını yan gelip, yatarak, alacağın para değildir.........Mustafa Kemal Atatürk'ün duyunca köpürdüğüm ünlü bir sözü var............"Türk Milleti çalışkandır.......Türk Milleti zekidir".....Laf mı bu yani?.........Aslında Mustafa Kemal Atatürk'te işin doğrusunu biliyor.........Bu millet ne çalışkandır........Ne de zekidir............Bedelini ödemeden eline geçecek paranın, istikbalde kendisine zehir olarak döneceğini bilemeyecek kadar aptaldır bu millet.............Yan gelip, yatarak, karnını doyurmayada çok meraklı tembel bir milletiz vesselam.

Formun Üstü

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
DURMAK YOK SATMAYA DEVAM
DURMAK YOK SATMAYA DEVAM
20 MİLYON EURO NE OLDU
20 MİLYON EURO NE OLDU