Reklamı Geç
Advert
GAZİ MUSTAFA KEMAL
İZZET DÖNMEZ

GAZİ MUSTAFA KEMAL "HACIANESTİ, GELDE KURTAR ORDULARINI".............

Bu içerik 1142 kez okundu.

GAZİ MUSTAFA KEMAL

"HACIANESTİ, GELDE KURTAR ORDULARINI".............

Her Gazi Mustafa Kemal aklıma gelende.......Her 30 Ağustos aklıma gelende.........Birde bu söz aklıma gelir.........Çok muhafazakar bir aile'nin çok sıkı bir din eğitiminden geçirilmiş evladıyım........Hele de çok koyu bir Demokrat Parti'li aile'nin çocuğuyum ki........Bizim aile çevresinde Mustafa Kemal ve İsmet İnönü hiç sevilmez.........Devlet'in okullarında okurken, Mustafa Kemal bir kahraman olarak anlatılır........Evde ise çok farklı şeyler anlatılır..........Bütün çocukluk ve gençlik dönemim bu ikilem içinde geçti.........1967-68 yıllarında bir grup Akyazı'lı arkadaşla İzmit'te hafızlık eğitimi alıyoruz.........İzmit'te de çok sinema var........Oğuz Sineması, Yurt Sineması, Karaçetin Sineması.....Daha niceleri......Her fırsat bulduğumuzda, arkadaşlarla sinemaya kaçıyoruz..........Hafızlık eğitimi aldığımız köylümüz Muharrem Şimşek hoca'dan çok sinema dayağı yedik...........Bu sinemalarda.........Her 23 Nisan Bayramı günlerinde........Her 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı günlerinde.......Film arasında Atatürk ve Kurtuluş Savaşı ile ilgili parçalar gösterilirdi..........Sadece birkaç dakika süren bu parçalara bayılırdım..........Bir köylü çocuğu olan bendeniz, Atatürk'ü kendi sesinden dinliyordum............Hele o "Ne mutlu Türk'üm diyene" hitabı yok mu...........Tüylerimi diken diken ediyordu...........Şunu da itiraf etmeliyim ki..........Bir Çepni-Türkmen evladıyım...........Bizde muhafazakar dindarlık kadar, Türk'lükte çok önemlidir...........5-6 yaşlarımdan itibaren, aile içinde Türk kimliğimiz hep öne çıkarılmış, hep konuşulmuştur..........Çocukluğumdan itibaren, hiç eğitim görmemiş aile büyüklerimizden Oğuz-Çepni-Türkmen kimliğimize hep vurgu yapılmıştır.............Hülasa.......Bizim ailede İslam kimliği ile Türk kimliği hep atbaşı gitmiştir..........Halende öyledir........Aile büyüklerimizin göç ettiği Trabzon ilinde milliyetçi refleksin çok güçlü olma nedeni, çok sert karakterli Kuman Türkleri, Kıpçak Türkleri ve Çepni Türkleri'nin nüfusun kahir ekseriyetini oluşturmasındandır..........Ne zamanki Üniversite hayatım başladı.........Aile çevresinden, onların klasik kabullerinden farklı düşünme, tarihi olayları farklı analiz edebilme imkanına kavuştum..........Genel Türk Tarihi ile ilgili.........Buna paralel olarak, Milli Kurtuluş Mücadelesi ile ilgili............İslam Dini Tarihi ile ilgili.............Binlerce kitap okudum..........Hala okumalarım devam ediyor.........Bundan dolayıdır ki..........Sahibi olduğum Saray Kırtasiye, Sakarya'nın en büyük kitapçısıydı bir vakitler...........Sakarya beni "Kitapçı-Kırtasiyeci İzzet Hoca" olarak tanır ve bilir......Yüzlerce trilyon liralık kitabı ben sattım Sakaralı'ya.............Bugün 30 Ağustos............Anadolu Türklüğü'nün kaderi'nin yazıldığı gündür..........30 Ağustos Zaferi'nin Dumlupınar'da kazanıldığı gün, o Ordu'nun Başkumandanı Gazi Mustafa Kemal'dir..........Bizim mahalle'de ömrümün 65 yılı içinde Gazi Kemal aleyhine çok şeyler dinledim..........Söylenenlerin çoğunu, bu satırları okuyanlar bilir..........Bütün bunları dinledikten sonra, hep şuraya takıldım...........Şu yazı'nın başlığındaki cümleye..........O cümleyi hiç aşamadım........."Hacıanestiii........Şimdi gel kurtar ordularını"........Gazi Mustafa Kemal ile ilgili öyle şeyler dinledim ki...........Etkisi altında kalmamak mümkün değil............Ama geldim.........Yukarıdaki cümleye takıldım kaldım.........O cümleden öteye gidemiyorum.......Milletine iman'la bağlı olmayan hangi komutan, savaş meydanında haykırır düşman orduları komutanına?.........Gazi Mustafa Kemal, Orta Okul Eğitimini dahi askeri okulda tamamlar.........O yıllarda askeri eğitim, Orta Okul'da başlıyor......Orta Okulu ve Lise'yi Selanik Askeri Okullarında tamamladıktan sonra, Harp Okulu için İstanbul'a gelir........Harp Okulu ve Harp Akademisini İstanbul'da bitirir ve Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile 1905 yılında Şam'da 5. Ordu'da göreve başlar.......1905 yılından 1922 yılına kadar, bütün ömrü cephelerde geçmiştir.........1911'de Trablusgarp'ta İtalyan'lara karşı savaşmıştır.........1912-1913 yıllarında Balkan Savaşına katılmıştır......1915 yılında 19. Tümen Komutanı olarak Çanakkale Savaşına katılmıştır.......Çanakkale Savaşında "Anafartalar Kahramanı" ünvanını almıştır........1916'da Doğu Cephesi Kolordu Komutanlığına General Rutbesi ile katılmıştır...........Rus'lara karşı yapılan savaş'ta Bingöl ve Muş'u geri almıştır.......1917'de 7. Ordu Komutanı olarak bugünkü Suriye'de İngilizlere karşı savaşmıştır..........Ve nihayet Sakarya Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Dumlupınar Meydan Muharebeleri'nin muzaffer komutanıdır Gazi Mustafa Kemal..........Dumlupınar Meydan Muharebesi, öyle kesin ve net bir muharebedir ki.......29 Ağustos 1526 Mohaç Meydan Muharebesinden sonra............Türk'ün kazandığı tek, kesin ve net Meydan Muharebesi'dir...........Sakarya Savaşını kaybeden Yunan Orduları'nın Baş Komutanlığına General Hacıanesti getirilir..........General Hacıanesti, Yunan Ordusunu İzmir'de bir savaş gemisinden yönetmektedir..........Birgün........İzmir'de Yunan ve Batı'lı gazetecilere bir resepsiyon verir.........Gazi Kemal adı, hem Anadolu'da ve hemde Avrupa'da bir efsane olmuştur..........Hazetecilerin "Mustafa Kemal" sorularından bunalan Hacıanesti "Anadolu'da bütün savaş cephelerini gezdim.........Mustafa Kemal diye birine raslamadım"der.........Tabii ki..........Batı'lı gazeteciler vasıtası ile bu söz Mustafa Kemal'e ulaşır..........Dumlupınar Meydan Muharebesi kesin zafer'le sonuçlandıktan sonra...........Akşam üzeri Gazi Mustafa Kemal, harp meydanını gezer...........Onbinlerce ceset arasından General Hacıanesti'ye seslenir.........."Hacıanestiiii.....Gel şimdi kurtar ordularını"...............İşte........Takıldığım cümle budur...........Kim neyi anlatırsa anlatsın...........Yüreğinde vatanına, milletine bu kadar sadakatla sevgi ve muhabbet beslemeyen bir komutan, bu kadar eziyeti çeker mi?.......Gazi Mustafa Kemal, 24 yaşında bir Kurmay Yüzbaşı olarak ordu saflarına katılmış...........Dumlupınar Meydan Muharebesini kazandığında 41 yaşında, çok genç sayılabilecek bir komutandı.........Hatta delikanlı da diyebiliriz.........Hayatının 17 yılı yılı cepheden cepheye savaşla geçmiş..........Milletine tam 396 yıl sonra bir meydan muharebesi kazandırmış...........Mustafa Kemal değil.........Her kim olursa olsun..........O saat'ten sonra........Yeniden Osmanlı'yı diriltmeye koyulmazdı...........O vakitler..........Osmanlı'yı diriltmeye çalışmak..........Günler önce ölmüş bedeni diriltmeye çalışmaktan daha zordur............Ve gereksizdirde..........Osmanlı'yı ayakta tutmak için.........Hem Osmanlı aydınları..........Hemde hanedan mensupları çok mücadeleler vermiştir...........Olmamıştır.........Olamamıştır...........Sadece kaybeden Osmanlımıdır?...........Hayır..........İngiltere, 30 milyon kilometrekare toprağını kaybetmiştir........Fransa kaybetmiştir.......İtalya kaybetmiştir.........İspanya ve Portekiz kaybetmiştir............Rusya kaybetmiştir............Şimdi de Amerika kaybedecektir......Gazi Mustafa Kemal Atatürk'le ters düşyüğüm iki konu vardır.............Cumhuriyet'ten sonra İslam dinine karşı takındığı tavır...........Birde Kürt sorunu o vakitler köklü bir şekilde çözmemiş olması..............Çözebilseydi, çok iyi olurdu............Kürt sorununa bakışı, Türkiye'yi bu noktalara getirdi.............Bu konular, çok ayrı ve uzun konular.........Başka yazıların konusu...............Gazi Mustafa Kemal'in hem anne tarafı ve hemde baba tarafı özbeöz Türk'tür..........Yapılan süpekülasyonların tamamı yalan ve iftiradır............Baba tarafı Manastır-Kocacık Yörüklerindendir............Hem anne tarafı ve hem baba tarafı Evlad-ı Fatihan'dır.........Ana dili Türkçe'dir..........Annesi'nin lakabı, Molla Zübeyde'dir..........Dindar olmayan bir insana bu sıfat verilir mi?..........Mustafa Kemal'in dedesi'nin adı Kızıl Hafız Ahmed'tir.........Onun kardeşi'nin adı Kızıl Hafız Mehmed'tır...........Abi-kardeş hafızlar.............Kur'an'ı hıfzeylememiş adama hafız denir mi?..........Küçük yaşta babası öldüğü ve anne 2. evliliği yaptığı için, çok doğal olarak, merhum babası üzerine bir karartma uygulanmıştır...........Bu konu çok enteresandır...........Yaşayanlar bilir..........İster kadın olsun........İster erkek olsun...........Ölüm ya da boşanma halinde......Kişi yeni bir aile düzeni kurduğunda.......Geçmiş hayatları ile ilgili bir karartma uygularlar........Burada uygulanan karartma, Mustafa Kemal için değil, yeni evlilik düzeni kuran merhum Zübeyde Molla içindir............Kimse burayı atlamasın............Zübeyde Molla, Türk Tarihi'nin en büyük kahramanlarından birisini doğuran asil bir Türk Ana'dır...........Tıpkı Atatürk'ün ailesi gibi............Rahmetli kayınpederimde, rahmetli kayınvalidem'de Kocacık'tan Selaniğe göçetmiş, oradan'da Anayurda gelmiş insanların evlatlarıydı..........Rahmetli kayınpederim, Selaniğe gelme nedenlerini, Balkanlardaki iç karışıklıklar olarak açıklamıştı.............Ne çilelerle anavatan'a vasıl olduklarının hikayesini dinledim yıllarca.............Buradan Evlad-ı Fatihan'a da selam olsun.............Yazımı Atatürk'ün bir sözü ile bitiriyorum.............."Hayatımda en büyük şansım, anam'dan Türk olarak doğmuş olmamdır"...........30 Ağustos'ta başka söze gerek var mı?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YOLCUOĞLU KUTSAL TOPRAKLARDA
YOLCUOĞLU KUTSAL TOPRAKLARDA
BU KARAR GEÇERLİ Mİ?
BU KARAR GEÇERLİ Mİ?