Reklamı Geç
Advert JAPON
Advert
UÇAN GENERAL...........
İZZET DÖNMEZ

UÇAN GENERAL...........

Bu içerik 1435 kez okundu.

UÇAN GENERAL...............

.Dün akşam Habertürk Kanalında MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan'ı izledim.............Aynı saatlerde Beşiktaş'ın Avrupa kupası maçı vardı...........Benki.......Beşiktaş maçlarında randevularımı dahi iptal eden birisiyim.........Bu sefer öyle olmadı.........Elimde kumanda.......Bir süre Celal Adan'ı izledim..........Bir süre Beşiktaş maçını..............İlk defa........MHP adına bir isim "Anayasa referandumu" için bu kadar derli toplu mesaj verdi............MHP Üst Yönetimi bu üslupla referandumu anlatmaya devam ederse, MHP tabanında "Hayırlar" minimum seviye'ye düşer..............Celal Adan, konuşmasında bir konuya temas etti..............12 Eylül'den önce, Doğu Perinçek'in Aydınlık dergisi hangi ülkücü'nün fotoğrafını bassa, o ülkücü mutlaka katledildi...............Evet......Bu doğrudur..........Ben tanığım............Doğu Perinçek ve ekibinin MİT'in bir kolu ile birlikte çalıştığını o yıllar çok iyi biliyoruz.................Bahçelievler'de 7 TİP'linin öldürülmesi hadisesi de bununla bağlantılıdır..............Bahçelievler, 12 Eylül öncesi, MHP Genel Merkezi'nin bulunduğu yer..........Yani kurtarılmış bölge.............Bu 7 TİP'li tam MHP Genel Merkez'inin çapraz karşısında ev tutmuşlar............Orada oturuyorlar.............Orası.........O günlerde............Gökten inecek solcu meleğin dahi yanaşamıyacağı bir yer..............Demekki istihbarat çalışması yapıyorlardı................Neyse.........Konumuza dönelim.................Celal Adan'ın dün akşam anlattıkları beni yıllarca geriye götürdü...................Yazmadan geçemiyeceğim..............1970'lerin ortaları..................Hacettepe Üniversitesi -İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini kazanmışım...........Hayatımda ilk defa Ankara'ya gittim..................Ciddi hiçbir ideolojik alt yapım yok.............İmam-Hatip Mezunuyum..............İslami fikirlerle donatılmışız..............Onun dışında hiçbir ideolojiden haberdar değilim................Üniversite'nin Beytepe Kampüsüne gittim...............Orada İngilizce Hazırlık sınıfları için seviye tespit sınavları var.............Beytepe Kampüsünde bütün fakültelerin orta yerinde ünlü Yıldız Anfi var..........Orada sınav olacağız.............2. katta sınav saatini bekliyoruz................Yıldız Anfi'nin üst katlara çıkan 4 ayrı merdiveni var............O merdivenlerin orta yerde birleştiği çok geniş bir sahanlık var..............40-50 kişi.............Bir kişiyi sıkıştırmış............Dövmeye çalışıyor.........O bir kişide, tıpkı uzak doğu filmlerindeki gibi hareketler yapıyor.............Saldıranların elinde sopalar, demir çubuklar var.............İnanılmaz bir şey..........Bir tarafta 40-50 kişi.............Bir tarafta tek kişi..............Tıpkı Wang Yu gibi..............İlk bakışta film çekiliyor zannettim...........Filmede pek benzemiyor...........İnanılmaz bir kavga oldu............Tek kişi, vurduğunu deviriyor.........Devrilen bir daha ayağa kalkamıyor............Tek kişi, eliyle birini deviriyor..........Ayağı ile ötekinin haşatını çıkarıyor............O tek kişi kim?.........Bilmiyorum.............Derken............Jandarma geldi..........Yıldız Anfi'nin etrafını sardı...........Sınavlar iptal..............Kavga edenleri jandarma toparladı, götürdü..............Jandarnma, tanık olarak bizide götürdü.............Kavgayı görenlerin çoğu kaçmıştı............Biz kekliğiz ya..........Kaçmak aklımıza gelmedi...............Jandarma bizide Cemse'lere bindirdi................O yıllar Devlet Güvenlik Mahkemeleri var..............Ankara DGM bizim okula çok yakın bir yerde...............Cürmü meşhud durumu var............Savcılık ifadeleri almış...............Hep beraber mahkemeye çıktık...............Kavgaya katılanların hepsinin kafaları sarılı vaziyette..............Sanık yerinde bir kişi oturuyor................Müştekiler karşı tarafta..............Bizde, 15-20 kişi tanık olarak arka yanda................Hakim, binbaşı ya da daha üst rütbeli asker...............Hakim soruyor "Seni kim dövdü?"............Müşteki "Mehmet Fatih Yurdal efendim"............Hakim, diğerine soruyor............Cevap, yine aynı "Mehmet Fatih Yurdal efendim"................40'ı aşkın kişide aynı kişiyi suçladı..............Askeri hakim'in tepesi attı............"Ulan, bir kişi 40 kişiyi döver mi? Bu nasıl iş?".....................Yaralılardan birisi, kısık ve mahçup bir sesle "Hakim bey, o dövüşmüyordu ki.............Havada uçuyordu"..................Askeri hakim, tekrar'dan kükredi "Hepinizin elinde demir çubuk, sopa...........Bir kişiye saldırmışsınız............Hadi defolun".................Hayatımda ilk defa bir siyasi kavgaya tanık olmuştum.....................Gelecekte çekeceğimiz çile ve vsıkıntılar aklımızda bile değildi................İşte...................Hava'da uçarak tekme atan kişi, aşağıda fotoğrafı olan, Hacettepe Üniversitesi -Fizik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Mehmet Fatih Yurdal'dır................O kavga'dan sonra, Mehmet Fatih Yuırdal'ın adı "Uçan General'e" çıktı.................Mehmet Fatih Yurdal, hem siyah kuşak tekvando ve hem siyah kuşak judo sahibiymiş..............Sonraki yıllar tanıştık..............Mehmet Fatih, bizden bir önceki kuşak...........Yani 68 kuşağı..................Solcular için Deniz Gezmiş ne ise.............Hacettepe'deki solcular için Şükrü Bulut o idi.............Hacettepe'deki ülkücüler içinse Mehmet Fatih Yurdal, bir Deniz Gezmiş idi................Hiç abartmıyorum.............İslam Tarihinde Hz. Ali ne ise......................Ülkücüler arasında Mehmet Fatih Yurdal o idi....................Daha ileri gideyim................Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'ndan çok daha karizmatik bir isimdi...................Kısa'ya yakın orta boylu..........Geniş omuzlu.............Sporcu olduğu için, çok atletik vücutlu................Müthiş sağlam iradeli.............Çok inanmış, mümin bir ülkücü...................Muhtemeldir ki.................12 Mart öncesi.............Soğuk savaşın zirvede olduğu yıllar.................Komando kamplarında uzak doğu sporları eğitimi almış..................Hiç unutmam............Yıldız Anfi önünde Salih adlı bir jandarma üsteğmenle tartıştılar.............Sağ eli ile üsteğmeni yakasından tutup, havaya kaldırdı............Üsteğmen iki metre havadan yere çakıldı.....................Mehmet Fatih Yuırdal, üniversite'yi bizden önce bitirdi...........Bir daha hiç görüşmedik...................Aradan 25 yıla yakın zaman geçti...............17 Ağustos depremi oldu.............Ben, iki evladımı kaybettim........................Prof. Dr. Enis Öksüz'ün Ulaştırma Bakanı olduğu dönemde, Mehmet Fatih Yurdal, Türk Telekom Genel Müdürüymüş...................Ben, 1999 depreminde enkazlar arasınde debelenirken, Mehmet Fatih Yurdal, yine sınıf arkadaşlarım Prof. Dr. Mustafa Kurt, Prof. Dr. Vedat Bilgin ile beni Adapazarı'nda tozun-toprağın içinde buluverdiler......................Hayatta kalan tek evladım, kızım Pervin'i acilen Türk Telekom'da işe başlattılar.................Cebime de ikin lira para koydular.................O ikibin lira, o vakitler benim için müthiş bir paraydı.............O parayla Hendek'ten muşamba satın aldım................Akyazı'daki evimizin önüne ilkel bir çadır yaptım..................O çadırın içinde aylarca kaldık........................Aradan 18 yıl geçti.............Mehmet Fatih Yurdal ile yine görüşmüyoruz.....................O, benim yüreğimde yine de "UÇAN GENERAL'dir".....................Şu mübarek Cuma günü.............Selam olsun Beytepe'nin Uçan Generaline!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SOYKAN VE MECLİS ÜYELERİ  CEVAT AYHAN SİZE NE YAPTI?
SOYKAN VE MECLİS ÜYELERİ CEVAT AYHAN SİZE NE YAPTI?
SUÇLU KİM
SUÇLU KİM