HALK SEBZE PAZARLARI İŞE YARAR MI?...........

HALK SEBZE PAZARLARI İŞE YARAR MI?...........

HALK SEBZE PAZARLARI İŞE YARAR MI?...........
HALK SEBZE PAZARLARI İŞE YARAR MI?........... akyazihaber@hotmail.com
Bu içerik 834 kez okundu.
Advert

HALK SEBZE PAZARLARI İŞE YARAR MI?...........

.İktisat ilminin temel bir kuralı vardır.........."Bir mal ya da hizmetin fiyatını toplam arz ve toplam talep belirler"..........Bu kesin bir kuraldır..........Toplam talep sabit kalıp, toplam arz artarsa, fiyatlar otomatikman düşer..........Bunun aksine........Arz sabit kalıpta, talep artarsa, fiyatlarda otomatikman artar..........Ekonomide bu genel geçer kuraldır.........Fiyatlara yapay müdahale, karaborsayı doğurur..........Merhum Bülent Ecevit'in 1970'lerdeki Başbakanlığı döneminde yaşanan karaborsa'nın yegane nedeni budur............Taze sebze üretiminin en kıt olduğu dönemi yaşıyoruz...........Ocak-Şubat-Mart aylarında sadece seralarda bazı çok tüketilen sebzeler üretilir..........Üretim alanları, sadece seralardır............Son günlerde yaşanan bolca yağmur, fırtına ve don olayı, seraları perişan etti..........Kış aylarında Antalya bölgesine gideniniz var mı bilmem............İşim dolayısı ile son 25 yıldır sürekli Antalya'ya giderim............Türkiye'yi karış karış bilirim...........Türkiye'nin coğrafi şartlarını da bilirim...........Antalya ve çevresi, kış aylarında öyle bir fırtınalı yağmur alır ki...........Buralarda öyle yağmur ve fırtına olmaz.........O yörede her yağmur, bir fırtına ve afat demektir..........Yağmur yağarken, Toros dağlarından öyle sert rüzgarlar eserki...........Ayakta durmak mümkün değildir........Türkiye'nin narenciye ve sebze ambarı Antalya, bu yağmur ve fırtınadan azami ölçüde etkilenir...........Kaç kere Antalya'ya kışın yaptığımız uçak yolculuğunu tamamlayamadan geri döndüm............Son günlerde.........Antalya'ya yağan yağmur, şiddetli hortumları da beraberinde getirdi.............Seralar ciddi şekilde etkilendi........Haliyle........Ürün arzında sıkıntılar oluştu..........Fiyatlarda kendiliğinden şişti...........Çocukluğumdan beridir bilirim ki...........Ne zaman meyve ve sebze fiyatları artsa..........Sorumlu hemencecik bellidir.............Kabzımal........Stokçu........İstifçi diye suçlular işaretlenir...........Vaktiyle Besim Tibuk adında Liberal Parti Başkanlığı yapan bir işadamı vardı..........Televizyon ekranlarına çıkar.........Ezber bozan açıklamalar yapardı............"Ülke'nin en namuslu, en faydalı insanları, stokçular, istifçiler ve karaborsacılardır" derdi..........Tabii ki.......Yemediği küfür kalmazdı.............Birde şöyle düşünmek icab etmez mi?........Marul'u, Ispanağı, Pırasayı kökünden kopardığınız an, kaç gün stokta bekletebilirsiniz ki?........2-3 gün içinde tüketilmek zorundadır..........Aksi halde hepsi balyalar halinde çöpe gider.........Diğer meyve ve sebzeninde belirli süre saklanma zamanı vardır...........O zaman geçende, hepsi çöptür...........Elma, armut, ayva, narenciye ürünleri, binbir zahmetle buzhanelerde korunur............Aylarca vatandaşın tüketimine arz edilir..........O ürünlerin maliyeti, sadece tarla teslim fiyatı değildir...........Bu ürünler, buzhanelerde korunurken, müthiş bir enerji sarfiyatı olur.........Ayrıca..........Tüccar, ürünü tarladan alırken, sonradan oluşacak firelerini de satın alır........Bazı sebze ve meyve çeşidi vardır ki,............Pazara arzolununcaya kadar, %80 fire verir............Market raflarındaki ürünler dahi, % 50 fire ile tüketiciye ulaşır.............Şayet.......İstifçi ve stokçu'nun olmadığını düşünün...........Bir meyve ve sebze'nin hasadı yapıldığı an tüketilmesi gerekir..........O tarihten sonra, o ürüne ulaşmak mümkün değildir.........Tarladan hasadı yapılan ürünü aylarca manavdan satın alabilmemiz için, stokçu'nun, istifçi'nin olması zaruridir.........Çok ağır bir ameliyat geçiren bizim hanım'ın canı çekmiş.........Tanıdığımız bir manav'dan üzüm almış...........Bu mevsim'de üzüm.........Nasıl oldu bu iş?..........Stokçu, istifçi, üzümü dalından toplattı, stokladı.........Aylarca süren bir stok maliyeti oluştu............Stok maliyetini de ekleyerek, kış ayında pazara arz etti.........Şimdi kim diyebilir bu üzüm pahalıdır diye?...........Pahalı ise.......Alma kardeşim.........Mevsiminde ye............Domates ve biberin şimdi mevsimi mi?............Şubat ayında patlıcan yenir mi?.........Yenirse.......Elbetteki bir bedeli olacak...........Bütün bunlardan dolayı..........Hükümet'in açıkladığı Halk Sebze Pazarlarının çok işe yarayacağına inanmıyorum...........Mahallelerde köylü pazarlarının kurulmasına şiddetle taraftarım..........Köylü'nün kendi ürettiği ürünlerin buralarda satılmasına şiddetle yandaşım...........Doğallığı ve ucuzluğu getireceğine de inanıyorum..............Her köylü........Evinin yanındaki bahçe'ye sadece 100 metre kare sera yapsa.........Sadece 100 metre kare...........Bütün sebze ihtiyacını karşılar..........Konu komşusuna dahi yeter.............Niçin Sakarya'da seracılık olmasın?...........Toprağa gömsen, adamın dahi biteceği Sakarya Ovası'nda pekala seracılık geliştirilebilir..............Türkiye'nin şu andaki vatandaş nüfusu 82 milyon.........En az 6 milyonda mülteci var.........88 milyon eder............Türkiye'ye yılda 40 milyon turist geliyor............Onlarda bizimle beraber tüketiyor...........Nerdeyse ortalam 100 milyon insan, bağımızda, bahçemizde ürettiğimizi tüketiyor...........Türkiye, milyarlarca dolarlık meyve ve sebze ihraç ediyor ayrıca..............10 milyonluk nüfustan geldik buralara..............Şimdi koca bir ülkeyiz...........Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze..........Kişi başı milli gelirimiz yüzlerce kat arttı..........Bunu da hesaba katalım lüfen...........En fukaramız dahi.......10 kiloluk karpuzu kucakladığı gibi, evine götürüyor.................Pazardaki ürün'ün fiyatını kontrol etmenin yegane yolu, arz'ı yani üretimi artırmaktır............Gayrisi yalandır.

Advert japon
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AKYAZI BELEDİYESİ BU HALE NASIL GELDİ  İŞÇİ MAAŞLARI NEDEN ÖDENMİYOR
AKYAZI BELEDİYESİ BU HALE NASIL GELDİ İŞÇİ MAAŞLARI NEDEN ÖDENMİYOR
31 MART SONRASI   BEŞ YILIN  GERÇEKLERİ AÇIKLANACAK MI?
31 MART SONRASI BEŞ YILIN GERÇEKLERİ AÇIKLANACAK MI?